Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '21

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
73
 

KUNTA KİNTE

Bunaltıcı bir Ağustos günü kopuk düğmeli parkası, cebi yırtık sarı kareli gömleği, rengi solmuş lacivert kumaş pantolonu ve beyaz renkli askeri spor ayakkabısıyla asfalt kenarında beklemekteydi. Yaylaya gitmekte olan bir minibüsü durdurdu. Minibüs şoföründen sigara ve bozuk para istedi. Teşekkür ettiği şoför güleç bir ifadeyle yoluna devam etti. Cebinden çıkardığı gazı bitmek üzere olan çakmakla sigarasını yaktı ve yürümeye başladı.

Kavruk tenli ve cılız bir adam olması nedeniyle köydekiler ona ‘’Kunta Kinte’’ diye seslenirdi. Biraz yürüdükten sonra yol üstündeki bir bahçede fındık toplayan işçilerle selamlaştı. Islık çalarak devam eden yürüyüşünü babadan kalma tek odalı ahşap kulübesindeki küf kokulu divana sırt üstü uzanarak tamamladı.

Annesini ve babasını çocukken kaybeden, akrabalarıyla arası pek de iyi olmayan Kunta Kinte, köydekilerin yardımıyla geçimini sağlıyordu. Hayat dair gerçekçi tespitleriyle bilinen köyün bu önemli şahsiyeti bir rivayete göre üniversitede felsefe okurken siyasi etkinliklere katılmış, fikir suçlusu olarak hüküm giydikten sonra öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Askerlik yoklaması kapsamında yapılan sağlık muayenesinde akıl sağlığının yerinde olmadığına kanaat getirilmiş ve askerlikten muaf tutulmuştu.

Tahsilini sürdürse insanlığa faydalı olabilecek bu adam bazen köy kahvesindeki derin siyasi sohbetlere katılırdı. Sözünü esirgemeyen, düşündüklerini eğip bükmeden söyleyen tabiatı bazı anlaşmazlıklara sebebiyet verse de fikirlerinden asla taviz vermiyordu. Bir keresinde köy kahvesine uğrayan bir siyasetçiye ‘Köyümüze niye geldiniz ki seçime daha beş yıl var ‘ diyerek sağlam bir yerginin altına imza atmıştı. Siyasetçinin yüzündeki kızgın ifadeyi gören muhtar ortamın gerilmemesi için söz sahibinin akli dengesinin yerinde olmadığını uygun bir dille dile getirerek olası bir gerginliğin önüne geçmişti.

Her ne kadar deli olduğu düşünülse de adı gibi Zeki olan bu adam gördüğü bir yüzü asla unutmuyor, köydeki herkesi isimleriyle hatırlayabiliyordu. Kılığı kıyafetiyle alay edenleri ciddiye almayan; kuvvetli belleği, açık sözlülüğü kadar meraklı kişiliğiyle dikkat çeken kendi halindeki bu önemli fikir insanı renkli kişiliğiyle komşu köylerde de adından söz ettirmeyi başarmıştı.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 66
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster