Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
40129
 

Kur'an'daki 1,8,9, 19 sayılarının özellikleri, melekler ve gerçek sandığımız sanal dünyamız!

Kur'an'daki 1,8,9, 19 sayılarının özellikleri, melekler ve gerçek sandığımız sanal dünyamız!
 

çöpten yaşayan aynı Allah'ın kulları


Kur’an’da, 8, 19 ve dolayısıyla 1 ve 9 sayılarına özellikle dikkat çekilmiştir. Önce aşağıdaki tablolarda örnekleri verilen matematiksel verilere göz atalım, somut olarak neden söz ettiğimizi bilelim. Sonra Kur’an’da dünya nasıl tanımlanıyor ve 1,8,9 sayıları, rakamlar nasıl yer alıyor onu görelim. Böylece içinde yaşadığımız evrenin ve dünyanın gerçekte ne olduğunu anlamaya çalışalım.

9*9=81

99*99=9801

999*999=99801

9999*9999=99980001

99999*99999=9999800001

999999*999999=999998000001

9999999*9999999=99999980000001

****

999,999*1=0,999,999

999,999*2=1,999,998

999,999*3=2,999,997

999,999*4=3,999,996

999,999*5=4,999,995

999,999*6=5,999,994

999,999*7=6,999,993

999,999*8=7,999,992

999,999*9=8,999,991

999,999*10=9,999,990

****

0*9+8=8

9*9+7=88

98*9+6=888

987*9+5=8888

9876*9+4=88888

98765*9+3=888888

987654*9+2=8888888

9876543*9+1=88888888

98765432*9+0=888888888

****

1*8=8

11*88=968

111*888=98568

1111*8888=9874568

11111*88888=987634568

111111*888888=98765234568

1111111*8888888=9876541234568

11111111*88888888=987654301234568

111111111*888888888=98765431901234568

1111111111*8888888888=987654321791234568

****

123456789*9=1,111,111,101

123456789*18=2,222,222,202

123456789*27=3,333,333,303

123456789*36=4,444,444,404

123456789*45=5,555,555,505

123456789*54=6,666,666,606

123456789*63=7,777,777,707

123456789*72=8,888,888,808

123456789*81=9,999,999,909

****

0*9+1=1

1*9+2=11

12*9+3=111

123*9+4=1111

1234*9+5=11111

12345*9+6=111111

123456*9+7=1111111

1234567*9+8=11111111

12345678*9+9=111,111,111

Dünya:

Dünya, kelime olarak hem “yakın” anlamına gelir, hem de “deni”, “alçak/ değersiz”, “geçici” anlamlarını taşır.

Kur’an, dünya hayatının gerçek değil, belli bir zamanla, kişiler içinse yaşamla sınırlı bir görüntü olduğunu defalarca belirtir[1]:

“Şu iğreti dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka şey değil. Âhiret yurduna gelince, asıl hayat işte odur. Ah, bilebilselerdi!” (Ankebut, 64)

“Her yanda süsler oluşturduk. İşte bütün bunlar, şu iğreti dünya hayatının nimetidir.” (Zuhruf, 35)

Gerçekte zaman yoktur. Bizim için yaratılmıştır. İçinde yaşadığımız dünya da süresi belirlenmiş bir sınav alanıdır.

Sekiz ve kanatlı melekler:

“Gök yarılmıştır.  O gün o, lime lime sarkmıştır Melek de onun kenarındadır. Rabbinin arşını, o gün onların üstündeki sekiz taşır.”(Hakka, 16-17)

“Gün olur göğü yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratışta başladığımız gibi onu baştan yaparız.”(Enbiya, 104-105)

Hiçbir şey yokken kelime/söz vardı: Allah’ın emri olan “ol!” kelimesi. Bu buyrukla yaratılış başladı.

Kur’an’da “ol!”emri de sekiz kez geçer.

Kıyamet günü Rabbinin arşını taşıyan sekizden anlaşılan odur ki, kıyamette Güneş sistemi çökecek, Güneş ve gezegenleri küçülüp “beyaz cüce” haline gelecek, ancak evrenimiz/Rabbin arşı, tümüyle yok olmayacaktır![2] Daha sonra yeni bir Güneş sistemi –veya bir başka galaksi-bunun yerini alacaktır.

Kur’an meleklerin Allah’ın emriyle iş yaptığını belirtir.

Meleklerden söz ederken farklı özelliklerinden de söz eder:

„Hamt, Fâtır olan Allah'adır; gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan O'dur.“ (Fatır, 1)

Melekler hep kanatlı insanlar olarak tasvir edilmişlerdir. Ancak düzeni koruyan 2,3,4 “kanatlı” kesin sayılar vardır. Örneğin:

“Nötrinolar doğal olarak arka plan ışıması olarak salınır. Özel olarak, 238U ve 232Th izotoplarının ve 40K'nın bozunması karşı-nötrino salarlar.”

Bunun gibi kullandığımız büyük rakamların kısaltmaları vardır:

1040:10 milyar kere milyon kere milyon kere milyon kere milyonda birdir. Bunun daha büyüğü, 1046 gibi rakamlar da kullanılmaktadır.

Bilinen evrenin 10 72-1087 kadar temel parçacıktan oluştuğu sanılmaktadır.

Googol=10100’dür. (Bir de googolplex vardır ki, denizler mürekkep olsa onu yazmaya yetmez! Bir kedinin tesadüfen oluştuğunu kanıtlamak için yapılacak olasılık hesabında kullanılabilecek bilinen herhangi bir rakamsa, yoktur.)

“Zerreden daha küçük veya daha büyük hiçbir şey istisna olmamak üzere, her şey apaçık bir Kitap’ta belirlenmiştir.”(Sebe, 3)

Fizik, kimya, matematik bilgimiz artıyor. Ama onların yasaları hep aynı kalıyor!

Sonuçta, Allah’ın yaratılışı “kanatlı” sayılarla açıklanacak mükemmel şekilde yaratması ve o sayıların (meleklerin?) Allah’ın isteği dışında değişememesi sayesinde formüller üretiyor, küçük laboratuvar deneyleriyle kocaman gökyüzünde olan biteni bile anlamaya çalışabiliyoruz.

1,9 ve 19:

Sadece evrenin düzeni değil, kişilerin düşünsel ve edimsel “CV” leri de belli bir sistemle koruma altındadır.

“Hayır,  iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccin’in ta içindedir. Siccin’in ne olduğunu sana gösteren nedir? Rakamlandırılmış bir kitaptır o.”(Mutaffifin, 7-9)

 “Hayır, sandıkları gibi değil! İyilik sergileyenlerin kitabı İlliyyun’da, en yüce burçlardadır. İlliyyun’un ne olduğunu sana bildiren nedir? Rakamlanmış bir kitaptır o.”(Mutaffifin, 18-20)

Kişinin göz, kulak, deri, beş duyu ile algıladığı, bilinçli olarak düşündüğü ve yaptığı her şeyin, pozitif veya negatif duygu ve düşüncelerin de -nasıl olduğunu bilmediğimiz- rakamsal değerleri vardır.

Bütün bunlar o kişiye ait olarak, karışmadan ve kaybolmadan saklanan -melekler tarafından yazılıyor diye tasvir edilen- kayıtlardır.

Ölüm sonrasında, günü geldiğinde, “Kişi yaptıklarını kendisi de görecek, bu kayıtları/kitabını önünde açık bulacak”, neyi niye hak ettiğini kendisi de görecektir: Artıları ağır basarsa sonraki yaşamda daha üstün konumda yer alacak, sınavı geçemezse “Sekar”a[3] fırlatılacak, zamanın olmadığı boyutta, doğduğu gibi tek başına kalacaktır.

 “Onu sekara fırlatacağım Bilir misin nedir sekar? Ortada hiç bir şey bırakmaz, hiç bir şeyi görmezlik etmez o. (…). Üzerindeon dokuz vardır onun” (Müddesir, 25, 26-30)

Sekar,günümüzden geçmişe, başlangıca kadar gelişimini görebildiğimiz, 13,7 milyar yıllık kendi evrenimizidir. Ki, buna evrenimizin biyografisi de diyebiliriz.

“İş, onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur’an’dır!Korunmuş bir levhada /Levh-i Mahfuz’dadır”(Büruç, 21-22)

Kur’an, peygamber ayrımı olmaksızın, tüm insanlığın ortak kitabı olarak 19’lu sisteme göre yazılmış ve aslını koruyan bir kitaptır. [4] Örneğin:

Besmele 19 harften oluşur.

Besmele, Kur’an’da 114 kez geçer. (19*6)

Kur’an’da 114 sure vardır. (19*6)

İlk vahyedilen sure olan Alak 19 ayettir. 285 harften oluşur. (19*15)

Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad başlangıç harfleri 19. sure olan Meryem suresinde vardır. Bu surede, Kaf, 137; Ha, 175; Ya, 343; Ayn, 117; Sad, 26 defa geçer.

Hepsini topladığımızda: 137+175+343+117+26=798 (19*42)

Korunmuş Levhada/ Lehv-i Mahfuz’da saklanan, yani değiştirilemez bir evren düzeni vardır.

Kur’an da benzer kodlarla ve 19’lu sistemle aslını korumuş bir kitaptır.

Bu korunmuş kitap olan Kur’an, 1,8,9 sayılarına özellikle dikkat çekiyorsa, bunların öğrenilmesi istenen bir gerçeğe işaret ettiğinden şüphe etmek için neden yoktur.

1,8,9 rakamlarıyla ilgili olarak yapılan matematik hesaplarının hem sonuçları, hem ortaya çıkan piramidi andıran sayı dizilerinin oluşturduğu şekiller gerçekten şaşırtıcıdır.

Sonuçta ortaya çıkmaktadır ki, bize göre gerçek olan Dünya belli bir sistemle yazılmış ve korunan sanal bir âlemdir. Bunu isteyen matrixe, isteyen bilgisayar oyununa benzetebilir.

Bu oyunda kimi yoksulu, kimi firavunu oynuyor.

Sonunda yoksullar da, firavunlar da, imparatorlukları da yok oluyor.

Geçmiş Maya, Aztek, İnka, Çin, Sümer uygarlıkları hep piramitler yapmışlardı. Onlardan geriye görmelik ve öğretici eserler olarak piramitleri kaldı.

Günümüzün firavunlarıysa, dünyayı soyup kendi halkını obez yapanlar. Global oynayan firmalar olarak bunlar en çok ABD’de var. ABD parasının üstünde de piramit var.

Ama yukarıda da Allah var! Eğer bu akılla giderlerse, günü gelince elbette onlar da tarih olacaklar.

 Allah’ın sayıya bağlı yarattığı evren,  sayısal düzeniyle varlığını sürdürecek.

İnsanın Allah’a karşı savaşma ve ona galip gelme şansı yok. Bugün müthiş teknik gelişme ve başarı olarak görülen şeyler yakın gelecekte insanlığın baş belası olacak.

Aynı Allah’ın kullarını sömürerek, öldürerek, savaştırıp birbirine kırdırarak, Allah’ın yarattığını değiştirip gdo’ları dayatıp, çok tüketmek için havayı- suyu- toprağı kirletip, çok yemek için ilaç -hormon -katkı maddesi katıp satarak kısa bir süre için sınırlı sayıda insanın zengin olma şansı var. Ama sonuçta,  zengin-fakir hepimiz için bizi bekleyen hastalık, açlık ve kıtlık olacak.

“Davar gibi güdülmeye” devam eden,  kafasını çalıştırıp, gücünü birleştirmeyen,  karşı koymamaya devam eden çoğunluksa başına geleni “kendi elinin kazandığı” olarak görmeyecek,  Allah’tan bilecek. Din adamlarının çoğu da, buna inanmaları için onlara yardım (!) edecek.

Çok büyük ve gerçek dediğimiz Dünyayı oluşturan atomların içindeki boşlukları yok ederek sadece madde olan, çekirdeklerini ve elektronlarını toplayabilseydik büyüklüğü bir zeytin çekirdeği kadar olabilirdi. Dünyayı bir çay kaşığına da sığdırabilirdik!

Evrende bir nokta sayılabilecek büyüklüğü olan Samanyolu Galaksisinde bir nokta sayılabilecek büyüklüğüyle, yüz milyar gök cisminden biri olan Dünyada han, hamam, krallık, global şirket, süper güç, müdür, devlet başkanı olmak, yeni model cep telefonu, araba, giysi vs. çaput-plastik sahibi olmak için ömür tüketip onlarla avunmak gerçekten acınacak bir zavallılık!

Yine de kişinin özgür iradesi ile kendi seçimi geçerli. Nasıl başkasının yediği değil, kişinin kendi yediği kendi midesine gidiyor, kendisine yarar sağlıyor veya zarar veriyorsa, kişinin kendi yaptıkları da kendi hanesine yazılıyor, sonuçları da kendini bekliyor!



[1] Bu konuda ayrıca bkz: Ra’d, 26; Fatır, 5; Muhammed, 36; Hadid, 20; Kehf, 46

[2] Kur’an’ göre Dünya’nın  sonu (Kıyamet), başlıklı, 04.07.2009 tarihli  yazımda bu konu ile ilgili Kur’an ayetleri ve yorumlar yer almaktadır.

[3] Bu konuda, “Bilir misin nedir Sekar? (2) başlıklı yazımda daha fazla detay bulunmaktadır.

[4] Bu konuda çeşitli internet  sitelerinde çok sayıda başka örnekler de mevcuttur.

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 170
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4347
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

1958  doğumluyum. Arkeologum. Evliyim. Çocuğum yok. Çalışmıyorum. Yıllarca çalıştıktan sonra, zam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster