Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '06

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
2064
 

Kurban' ın dini ve sosyal durumu

Kurban' ın dini ve sosyal durumu
 

Kurban, Arapça kökenli olup, birçok literatürde kelime anlamı ile yakınlaşma demektir. Buna paralel olarak bu anlamdan yola çıkılarak, kurban kesmek; Alla’ a yakınlaşma amacıyla, O’ nun da yaratıklarından olan varlıklardan birinin, kurban edilmesi demektir. Böylece Allah’ a yakınlaşılmış olunacaktır. Kurban etme işi dini bir işlemdir, bütün dinlerde kurban kesme olayı vardır. İlahi dinlerde anlatılan kurban kesme olayı da vecibe haline gelmiştir. Kurban edilen hayvanlara "Udhiye" ve "dahiye" de denir. Yani bizim kurban dediğimiz gibi.. Udhiyenin çogulu "edahi" dahiyenin çoğulu da "dahaya" anlamına gelir. Kurban kesmeye tedhiyye denir ki, taat niyetiyle kendine mahsus vakitte yine kendine mahsus hayvani kesmek.

Bizim dinimize göre kurban kesme olayı, hepimizin malumu olan Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i Allah’a kurban etmek istemesi ama bıçağı oğlunun boynunda defalarca götürüp kesmeğe çalışmasına karşılık, bir türlü kurban edememesi ve yaratan’ın meleklerle birlikte bir koç göndermesi ve tanrının, kendi oğlunu değil de koçu kurban etmesini istemesi neticesinde oluşan dini bir ironinin günümüze kadar yansımış bir dinsel uygulamadır. İronidir çünkü, tanrı Hz. İbrahim’i bir sınavdan geçirmiştir ve gerekirse kendi ve yakınlarının canını vermekten kaçınmayacağını ispatlamıştır. Bir bakıma da kurban malperestlik duygusunu kırmak, Allah’ın rızası karşısında her şeyimizden geçebileceğimizi göstermek anlamına gelir. (Prof. Faruk Başer).

Bu motif daha sonraları, bayram niteliğinde kutlanmaktadır. Bir nev’i Allah’ın Hz. İbrahim’in oğlunu kesmesine müsaade etmemesi sonrasında, tanrıya bir şükran nişanesi olarak kurban kesiliyor. Bu olaydan sonra kurban olayı bir sünnet olmuş ve bir dini vecibe olarak tüm İslam alemi tarafından benimsenmiş ve dinin emri sayılarak yüzyıllardır ifa ediliyor. Bu kurban kesmenin bir şekli.

Bir Hadis-i şerifte: “ hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse bizim namaz kıldığımız yere yaklaşmasın. “ denilmiştir. Böyle bir yaklaşımla da cezai ve tehtidvari bir terkin de sözkonusu olmuştur. Kurban olayında, vacip olan kurbanlığın kanının akıtılmasıdır. Kanı akıtıldıktan sonra etini dağıtmak da bir o kadar sevaptır. kesmenin sartlari: İslam, hürriyet, ikamet, sahibinin ser'an zengin sayıldığı servettir.

Kurban kesme’de özellikle bizim ülkemizde çok daha önemli bir şekli vardır ki, o da hatırlama, gönül alma, yardımlaşma ve koruma ve vakfetme. Yani sosyal bir mevzu olmasıdır. Gerçekten de, diğer İslam ülkelerinde kurbanlar, kurban törenleri, bayramları nasıl yapılıyor bilmiyorum ama bizim ülkemizde tamamen dini bir vecibe olarak algılandığı ama bir o kadar da bu sosyal içerikli bir olgu olarak da yerine getirildiği bir gerçek. Zira, kurbanın kanı akıtılarak hem dinsel bir ayin, dinsel bir tema gerçekleştiriliyor, hem de dinin emrettiği üzere 1/3’ü fakir, kimsesiz ve muhtaçlara dağıtılıyor, derileri de hür irade ile yardımlaşma kurumlarına veriliyor. Bu kurumların ne gibi başka kurumlara yardım yaptığını ve elde edilen gelirlerin dağıtıldığını göz önüne getirdiğinizde, kurbanın dolaylı olarak ne gibi yerlere ve ne kadar hayrı dokunduğunu gözlemlemek mümkündür. Hepsinin altında yardım etmek, korumak, kollamak, güçlendirmek, birilerinin ihtiyaçlarını karşılamak olgusu üzerine kurulmuştur. Bir de her kurban bayramı yaşanılan ‘kurban derisi’ tartışması vardır ki, tamamen suni ve insanların hür iradesini başka amaçlarla kullanmak ve duygu sömürüsü ile insanları başka mihraplara çekmektir. Şimdilik bu konunun da burada yeri yoktur.

Kurbanın durumu bu. Ayrıca, dinimiz gereği; koyun, keçi, sığır, manda ve deve dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemiyor. Kesilenlerde kurban olarak sayılmıyor. Kurban edilecek hayvanın erkek veya dişi olması önem taşımıyor. Ancak hangi cins hayvanların öncelikli olarak kurban edileceği belirlenirken, ekolojik dengenin ve toplumun ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması gerekiyor. Kesim sırasında, hayvana acı çektirilmemesi, hayvanların ehil kişiler tarafından, süratle kesilmesi çok önem arz ediyor. Kurban, akıl ve ruh sağlığına sahip, temyiz ve hayvan kesme ehliyetine (ehil olma) sahip kadın-erkek tüm Müslümanlar tarafından kesilebiliyor. Çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirlerin alınması, kesim sırasında psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim yerinden uzak tutulması, dikkat edilmesi geren konular arasında yer alıyor.

Hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmesi, mümkünse fazla eziyet vermemek için hayvanın kesim sırasında uygun tekniklerle bayıltılması, ( şok etkisiyle ölen hayvanın kurban edilmesi dinen kabul edilmiyor. Çünkü, kurban edilen hayvanın canlı olması, kanının hayvan sağ iken akıtılması uygun görülüyor), kurban edilecek hayvanın sağlıklı olması gerekiyor. Bu durum hem ibadet hem de insan sağlığı bakımından önem taşıyor. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban edilemiyor. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine engel teşkil etmiyor.

Umarım kurbanlıklar dine ve sosyal yaşama ve amacına uygun olarak kesilir, amacına ulaşır. Tanrı katında da, toplum nazarında da, hem insani, hem sosyal olarak hak ettiği hayrı ve karşılığı görür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2462
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster