Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
83
 

Kurban Edilen Kadınlar

Geleneksel ataerkil toplumlarda kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin bitmek şöyle dursun, artarak devam edeceğinin en bariz göstergesi: yüzlerce yıldır "kültürel bellek" aracılığıyla nesilden nesile aktarılan öğretilerdir. Kız çocuklarına doğumundan itibaren dayatılan bu öğretilerin en önemlisi; evlenecek çağa geldiği zaman kulağına fısıldanan: "Gelinlikle girdiğin evden ancak kefenle çıkarsın." ifadesidir.

"Çağdaş Arap Kadın Anlatılarında Kadının Kimlik Arayışı" adlı çalışmamız her ne kadar Arap toplumundaki kadınların durumuyla ilgili olsa da, Türk kadınları da ne yazık ki halen aynı sorunlarla boğuşmaya devam etmektedir.

... "Baba evinden koca evine giderken genç kızdan beklenen şey, babasının onuruna leke getirmediği gibi kocasının onurunu da canı pahasına korumasıdır.
Bu yüzden “beyaz gelinlikle evden çıkan kıza tehditvâri tembih edilen tek şey, gideceği koca evinden çıkmasının ancak bu beyaz gelinlik gibi beyaz olan kefenle mümkün olacağıdır. Ne olursa olsun onun evi artık kocasının evidir. Baba evine asla geri dönülmeyecektir. Herhangi bir sebeple dönüş söz konusu olursa bu dönüş ancak ölüm durumunda olacaktır.
Beyaz gelinlik her ne kadar saflığı ve temizliği sembolize etse de aslında “gelinlikle girdiğin evden ancak kefenle çıkarsın” öğretisiyle birlikte ele alındığında özenle bakımı yapılıp süslenen bir koçun kurban edileceği alana götürülmesini de düşündürür.
Eğer evine sahip çıkıp kocasının onuruna zarar getirmeden oturabilirse o evden kefenle çıkması baba evinden gelinlikle çıkması kadar onurlu bir şey olacaktır. Aksi takdirde o evden onurlu bir şekilde kefenle çıkmazsa aile fertlerinden biri tarafından infaz edilecek ve her halükârda kefen ona zorla giydirilecektir."

Emine Bulut gibi binlerce kadın "kurban" edildi ve bundan sonra da binlercesi "kurban" edilecek. Kime? Normların sürekliliği için "kurban"lara muhtaç olan Patriarki'ye. Biter mi? Ne yazık ki bitmez. Ama ben on dört yaşındaki kızım evlenmeye karar verdiği zaman ona diyeceğim ki:
"Senin bir kadından önce insan olduğunun bilincinde olan bir adamla evlen ve o adam ola ki senin insan olduğunu unuttuğu anda kapıyı çarp, güle oynaya çık o evden. Kaç yaşında olursan ol, babanın evi, senin evindir." Belki işe yarar. Kim bilir...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 179
Kayıt tarihi
: 22.11.12
 
 

1973 yılında Kilis'te doğdum. Atatürk Üniversitesi Doğu Dilleri ve Edebiyatı bölümünde lisans, yü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster