Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
106
 

Kurban ve getirdikleri

Kurban ve Getirdikleri…

-Biz danaya girdik…

-Ne kadar eti geldi...

-30-32kg kadar.

-İyi gelmiş.... kaç lira verdin...

-850-  900 a mal oldu. -Çok vermişsin....

-Ya dananın eziyeti çok. Sabahtan girmiştik ikindin ancak bölüştük.

-Kestin mi...

-Haa kestik.

-Allah kabul eylesin.

-Allah razı olsun... kesemeyenlere dağıttık biraz. Yav işte... istersen hepsini sen yiyebiliyormuşsun ama..

-Ben bu sene koç kestim... 73 kilo geldi. tokaç gibiydi valla. Kendini parçaladım. Kıymalığını,yemekliğini,kebaplığını ayırdım. Poşetlere koyup buzdolabına yerleştirdim...

-Biz de kestik... Kasaba verdik. Lazım olduğunda marketten taze taze alıp yiyoruz. Yav zoruma geliyor.Adamın kesecek halı vaktı var ama kesmiyor. Olmasa amenna. Adamın oğlunun şunu şöyle, kızının giyimi böyle...

-Kesilmesin dersiniz ama eti görünce de ilk yiyen siz oluyorsunuz niye et yiyorsunuz öyleyse. Siz din düşmanısınız...

-Hanım falan komşuya et verdin mi?

-Yok bey onlar bize geçen bayramda et salmadıydı ki...!

-Kestin mi…!

-Allah kabul ederse… Valla elimizde de yoktu ama çoluk çocuk mahrum olmasın. elin eline bakmasın diyebir oğlak kestik işte...

-Kestin mi…

-Bağışladık
-Nereye.... falan yere...!

-Kestin mi…

-Bağışladık

-Hayvanın canını bağışladıkyav....! Hah hah  hahhaa

-Kestin mi

-Kestik. Kestik

-Ne kestin

-Kurban....

….

-Kurban kesmeyi kestik...!

Kurban:krb köklü bir kelime olup yakınlaşmak, grub – gurub biçimi ile de içine girmek, ondan olmak anlamındadır. Kelime dilimizdeki bazı dini terimler gibi Farsca’dan gelmiştir. ‘An’ Farsca çoğul ekidir. Soyut ve somut kavramlara eklenmesiyle onun yaşamda  varlığını devam ettiren bir şey olduğu anlamını katmaktadır. Kur’an veya hayv’an’ teriminde olduğu gibi. An’ın Sümerlerdeki karşılığı ise Tanrı’dır. Bir olaya ve yere özgü değil de süregelen evrensel  bir eylem olduğu, kişinin ‘an’ a gelmesiyle anlaşılmaktadır.

Bilim adamları  “din kurumu oluşmadan önce, (Adem Peygamber'den önce) insan toplulukların avcılık ve toplayıcılık döneminde avlanma ve toplama işini ortak yani toplu olarak yaparlardı. Avladıklarını da hiyerarşik yapı ve iş bölümü içinde paylaşırlardı. Yerleşik düzene geçilmesi, toplulukların ayrışarak yeni topluluklar oluşturması, bunlararasındakiilişkilerin artması yemek ihtiyacının(bitişikte kasap ve yanında fırın,markette her çeşit et mamulü satılan ticarethanelerin henüz oluşmamasınedeniyle)av hayvanlarıyla veya evcilleştirilen hayvanlardangelen misafirin çokluğuna ve statüsüne göre bir hayvan kesilerek karşılandığını” söylüyor.

Kişi korkusundan kurtulduğunda veya sevincine ulaştığındada şart koşmuşsa adağını yerine getiriyor. Bunun illa da günümüzdeki kurban algısı gibi belirli bir hayvan olması gerekmiyor.Bu eylemlerin altında acısını ve sevincini,  paylaştırma, toplumla birleşerek, genel hayatın içine katma, güç toplama düşüncesi yatmaktadır.

Din kurumunun oluşmasıyla bu işler de bir düzene oturtuldu. Kim ne zaman ne kesecek bu toplumuna göre kurallara bağlandı. Önceleri kıymetli olan bu yiyecek ve içecekkurbanı - adağı ticaretleşen ve kurumsallaşan din ile toplum arasında Tanrıya rüşvet verme aracına dönüşünceyeni yetenler ve din adına konuyu sorgulayanlaramacın kurban kesme değil nefsini (istek ve arzularını - egoyu) kesme gerekliliği vurgulanarak insanlar uyarıldı. Ancak toplumu yöneten çıkar odakları menfaatlerini statükonun devamında gördüklerinden uyarıcıları gürültüleri ile boğmaya çalıştılar.

Bu konu Kuranı Kerimde Saffat ve Enbiya surelerinin İbrahim bahsinde anlatılmaktadır.

İslam inancında Kurban bahsi Hz. İbrahim’in oğlunu Allah’a adaması ile başlatılmaktadır. Kuran’da:

  • Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla. Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
  • Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?”dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
  • Nihayet her ikisi de boyun eğip, İbrahim de onu yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim Gördüğün rüyayı yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.
  • Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek O'nu kurtardık. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık. İbrahim'e selam olsun.(Saffat:100-109 ayet)
  • -Hayır… ilk kurbanı Adem Peygamberin çocukları kesti.Allah birisininkini kabul etti.Kur'an-ı Kerîm'de şöyle ifade edilir: "Onlara Âdem'in iki oğlunun kıssasını hakkıyla oku.  Hani Âdem'in iki oğlu birer kurban takdîm etmişlerdi de birinden kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine; Ahdim olsun seni katledeceğim' dedi. Diğeri ise, Allah ancak muttakîlerden kabul eder. Öyleyse Allah'tan kork, niyetini düzelt. Eğer sen, beni öldürmek için elini kaldırsan bile, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben Rabbü'l-âlemîn olan Allah'tan korkarım. Dilerim ki sen, kendi günâhınla birlikte benim günâhımı da yüklenesin ve de cehennemlikler den olasın. İşte zalimlerin cezası budur' dedi. (Maide:  27 ayet)

-Bırak o darvinistlerin saçmalıklarını. İlk insan Adem peygamberdir o da yaklaşık 7 bin seneliktir.

-Yav Allahtan korkun bu çağda ilim bilim herşeyi bu kadar aydınlatmışken dini mesajlar bu kadar açıkken. hatta bilim yapanı da Allah yaratmışken bu egonuzdan ön yargınızdan çıkarak biraz sorgulayın. İnancınızla aklınız arasında bağlantılar kurun bunları kutuplaştırarak ayrıştırmayın...

-Yav  dehr suresi var.İnsanın üzerinden, kendisinin anılmaya değer bir şey olmadığı zaman geçmemiş midir( Dehr: 1 ayet) Hz. Peygamber de Adem'den önce adem vardı diyor.

-Ama o (adem) yokluk anlamında

-İşte yokluğu Adem varlığıyla doldurmuş ya. Dehr suresinde de ademden öncekiler kaale alınmayacak şeyler diyo. Bu durum mum ışığı ile güneş ışığına benzer. Güneş doğunca diğer ışık kaynaklarının ışıkları güneşin aydınlığında kaybolur.

- iyi de kurban kesme emri Kuranda var. Allah farz kılmış. "vesalli rabbike venhar"....

-Salli oldu namaz, nhr oldu nahır. Ya tamam da kime hangi şartta ne farz kılmış. Hüküm zamana mekâna ve kişiye tabideğil midir?

-Olmaz.. Hoca "kestiğiniz hayvanın tüyünün sayısınca sevap kazanacaksınız" dedi. Sıratı, kestiğimiz hayvana binerek geçeceğiz...

-Yav kıldan ince kılıçtan keskin diyorlar ama...Kızmaca yok. Yunus Emre "Sırat kıldan incedir. Kılıçtan keskindir. Varıp onun üstüne. Evler yapasım gelir" demiş... Baba erenler de bir torik götürüyormuş eve kurban etmeye. Soranlara ne olur ne olmaz köprü yıkılırsa suyun halından balık bilir balığa biner geçeriz demiş... YoksasenYunus peygamberi balığın yuttuğuna ve karaya çıkardığına inanmıyormusun.

-Olur mu yav... Yav inanıyorum da. Balıktan kurban olur mu?

-Zekeriye Hoca koru komşunun aşağılamasından kurtulmak içintavuk –devekuşu benzer bir şeykesin, fakire verin diyor.

-Niye devekuşu ucuz mu ki…!

-Yav olur mu o da sapıttı iyice. zaten onlar ergenokoncu ulusalcı...

-Yav mesele Allah adına fedekarlıkta buluna bilme can koyundan olduktan sonra kurbankesmeyene var. Hayvanın ağzı var dili yok.

-Yok yav. Koyun,beni kurban ediyorlar diye sevinirmiş.

-Tabi sevinir.Doğal ekolojik döngü içinde oluşan o güzelim nimetlerin kendinden alttakilere, kurda kuşa, ite köpeğe yenmektense insana yenmesi daha iyi. Hele hele kendini bilen insana yenmesi….

-Biz ölünce cesedimizi toprak emecek, kurtlar yılanlar yiyecek. Mesele birleşerek güçlenen enerjinin idrak seviyesine gelmesini sağlamada.

-Yav doğru söylüyorsunuz da Hanefi mezhebinin dört profösörü ekrana çıkıyo ama en basit konuda dahi birbirleriyle anlaşamıyorlar.Bibirlerine ve öteki inançtaki kişileri  mürted ilan etmede anlaşıyor gözüküyorlar sadece.  Kim artı bir değer ortaya çıkartsa öteki onu hemen mürted ilan ediyor.

- Bir fıkra geldi aklıma

Cehennemi teftiş edilirken başka milletlerdeki çukurlarının başında görevli bulunduğu halde Türklerin bulunduğu cehennem çukurunun başında nöbetçi beklemediği görülmüş… Görevli:  Çukurdan çıkmak isteyenleri paçasından tutup aşağı çeken birileri mutlaka olur. Bu nedenle buraya görevli koymadık…

-Ama ümmetimin ihtilafı rahmet demiş peygamber efendimiz. şeriat gelse bunlar olmaz..

-İyi de bir mezhebin dört aliminin anlaşamadığı bir konuda farklı tarikat - mezhep din - dil ve ırklara ayrışmışbir dinin inananlarınınasıl bir şeriatla yöneteceksin de; mutlu, insan haklarına uygun bir yaşam kuracaksın… Bir de inanmayanlar var. Onları nereye koyacaksın.


-Bak Avrupa birliği müktesabatı var herhangi bir yoldan çıkmada adamlar demoklesin kılıcı gibi raporu sallıyorlarbaşımızda.

-Zinayı günah olmakdan çıkartmadı mı hükümet...!

-Bırakallasen yav o baskabir mevzu.

-Sağolsun belediyelerimiz kurban kesme yeri ayarladı. Bu sene öyle ilkellikler gözükmüyor. Yavaş yavaş düzeliyoruz artık...


-Televizyonlar da artık o görüntüleri yayınlayamıyor ama.   Yayınlayanlara da basıyor cezayı.

-Sadece çevre konusunda mı ceza kesiyorlar televizyonlara.

-Avrupa Birliği olmasaydı düzeltemezlerdi.

-Bırakın boş şeylerle uğraşmayıvakti zamanı gelince her şey olur.

-İyi diyorsun da binlerce senedir bu keşmekeşlik artarak devam etmede. Yapılan kurban kesmelerin Allah ile alakası yok.

-Bak1400 sene önceki Kuranı Kerimde ne yazıyor “Allaha ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; O’na ancak sizin erdemli davranışınız ulaşır. Onları böylece sizin hizmetinize vermiştir ki sizi doğruya ulaştırdığı için Allah’ın büyüklüğünü anasınız”. (Hac: 37)

-Yav adam apartmanın bahçesine çimin üzerine akıtmış hayvanın kanını, pisliğini de dökmüş ortaya sineğin biri kalkıp bini konuyor. Kokusu da cabası.…

-Bizim çocuk çok korktu. Anası susturmada zorlandı.Hatta hanım komşunun oğlunun dilitutulmuşhayvanın kesildiğini görünce...

-Çocuklarıkurban kesilen yerlerdenuzak tutmak lazım.

-Olur mu! Çocuk kanı görsün ki yarın bir savaş olduğunda kandan korkmasın…

-Hayvan Allah'ın doğada var ettiği, insanın ehlileştirdiği ve kullandığı bir nimet. onun eti, kemiği, derisi, tüyü, kanı, boku yerli yerinde kıymetli. Allah "yiyin için israf etmeyin"buyurmuş.  (Araf 31)

-İstanbul boğazı kandan kızıl akıyor. şehir kanalizasyonları atılan işkembe içlerinden daha da kesifleşmiş ve ağır kokuyo. Usulünce kesilemeyen deriler heder oluyor.Etler hijyenik olmayan ortamlarda mikrop kapıyor. Bu değerler layıkınca kullanılsayem olur, elbise, ayakkabı olur,gübre olur,sağlıklı bir dönüşüm olur.


-kurbanı böyle kesmek Allahın emri yoksa sen inanmıyor musun?

Kuran'dan
.Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun.” dendiği vakit de: “Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız.” dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?(Bakara 2:170)

.Onlara: ” Allah’ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber’e gelin” dendiği zaman:” Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter” derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?(Maide 5:104)


.Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: “Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti.” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” (ARAF 7:28)

-Toplumun gelenekleri binyıllar içinde oluşur. o hemen bugünden yarına değişmez. en radikal kararda dahi en az üç kuşak geçmesi lazım. bak Atatürk birçok şeyi yasaklamıştı ama bak hepsi geri geldi.

 -Yav bu tarla sürmeye benzer tarlayı iyi sürer aklı başında da ağaç dikip korursan yabani otlar o bahçede barınamaz....

- Olur mu bahçede her cins bitkiden olmalı. Olmazsa eksik olur.

-Tamam da herkes ben yiyim ben yöneteyim diyor.

-Allahın işine karışmayın.... Ne demiş Antepli Ermeni ustası "karışma din ile devlet işine akşam evine sabah işine"

-İşte bak dini siyasetçinin emrine verenler insanın aklını kullanmasını - sorgulamasını yasaklıyorlar. üstelik çoğunluk azınlığa tahakküm ediyor. Bu sefer de kontrol edilemeyen başka yapılaşmalar çıkıyor. Sonra bu kalkışmalar iç savaşlar neden oldu diye yanmalar… Boşa giden binlerce lira, binlerce can…. İbret alınıyor mu? Ne gezer daha da artarak devam ediyor üstelik de din adına yapılıyor bu işler.

-Hani insanlar tarağın dişi gibi idi birisinin birisine üstünlüğü yoktu. üstünlük "takva"daidi.

Takva Allah’a karşı derin bir şekilde saygı duymak, her türlü tutum ve davranışlarda Allah’ın rızasını herşeyin üstünde tutmak, irademizi O’nun iradesine dolayısıyla O’nun hükümlerine bağlı tutmak, O’nun razı olacağı salih amelleri/davranışları yapmaktır.

-İşte…dilinle düştünya....!

-Iyi de Allah rabbül müslimin değil ki rabbül alemin. Hatta 18 bin alemin rabbi demez miyiz.Senin içinde yaşadığın toplumda algılayıp inandığın önyargın ve ego birikiminle büyüttüğün şeyleri neden Allah’a atfediyorsun?

-Yok- hayırsen yanlış biliyosun.Allah indinde din islam. Öteki dinler değişmiş. Allah onları hükümsüz kılmıştır.

-Iyi de dört dine-dört kitaba inanmak imanın şartlarından değil mi....Hangi peygamber kendinden önceki ümmeti yok saymış. Hepsini kapsayacak yeni bir hüküm çıkartmamış mı? Onlar şöyle şöyle hatalara düştüler diye Kuranı kerimde geçmiş ümmetlerin düştükleri hatalar ibret olarak anlatılmaz mı? Neden yüce İslam inancını kapsayıcı olarak değil de ayrıştırıcı olarak kullanıyorsunuz. Hükümsüz kılınan bir dinin 2,5 - 3 milyar taraftarı olur mu? Demek ki bir şeyin hükümsüz olabilmesi için ona uyanı olmaması lazımmış. Senin yasaklamanla hiçbir şey yasaklanmıyormuş. Bak artık ulaşım - iletişim arttı. Cebindeki telefonla dünyanın hatta dünya dışındaki bir olay anında haber olarak sana duyuruluyor. Demek ki dünya birlik ve beraberlik yeriymiş. Dünya birliğinin oluşturan birçok kurum yok mu? İnsanlar birbirlerini artık çok iyi tanıyorlar. İnanç kıstası senin inandığın gibi değil.  İçinde yaşadığımız dünyayı hatta atmosferi kapsıyor. Sen bu yarışta geri kaldığın için güya dine – karanlığa sığınarak insanları korkutmaya çalışıyor, senden farklı kimlik ve adreste olanı aşağılayarak kendi varlığını ön planda tutmaya çalışıyorsun.  Verdiğin rahatsızlığı inandığın yer hatırına sana yansıtmıyorlar ama unutma bunun da bir tahammül sınırı var. Aslında kendi kendini kabul etmediğinin farkında bile değilsin.

Kurban Bayramında Allah İçin Kurban Kesecek Kişiye:


bu sene (2013) kurban ücreti bir kurban için asgari 750. TL dir. Bunun bedelini falan hesaba yatır. Sistem senin adına o kurbanlık hayvanı kesip her zerresini bir canlının kursağına düşecek şekilde ayarlayıp en hijyenik bir şekle getirip paket ettiktensonra DENİZ FENERİ - KİMSE YOK MU - İHH vb. hiçbir dini ve siyasi organizasyon araya katmadan sırf insanlık adına dünyanın her tarafına gönderip üzerine BU TÜRKİYEDEKİ KARDEŞLERİNİZDEN SİZE HEDİYEDİR ÜCRETSİZDİR" diyeyazarakikram edilmesi garanti altına alınacaktır. Kendi ve çevresi için kurban kesmek isteyen kişi Allah için kurban kesmenin dışındadır.

-Yav hacda öyle yapılıyormuş ya.... Kurban sadece hacdakilere mi farz...!

-Bu konunun sadece dini boyutu yok. sosyolojik ve psikolojik boyutu da var...

-Bırak yavvv elin kafiriniben mi doyuracağım.

-Yav sen kimi doyuruyorsun.Üç beş kuruş kazanıyorsun diye hayvana sahipliğini nerden ilan ediyorsun.Ayrıca kime niye kafirdiyorsun. Kafirsen olmayasın?(Kafir örtülü – açılmamış – işlenmemiş, gerçeği örterek gizleyen)Hangi hakla başka bir canlıyı boğazlıyorsun. Allah adına boğazlıyorsan onun her zerresini Allah adına kullanmakla mükellef değil misin..... Allahın mülkünde kendine nasıl bir pay çıkartabilirsin. Arslanla kurdun av paylaşımından ibret alamıyor musun. En azından tilki de mi olamıyorsun da kendine pay ayırmaya çalışıyorsun. Arslansan amenna. Ama arslanlık emaresi gözükmüyor sende. En azından üçte birini dağıtsan kendine layık görmediğini başkasına da layık görmeilkesinden hareketle....

-Amaan sen de adam hiç bir şeyinden geri durmuyo kurbana gelince mi bulamıyor.

 -İyi de o ete muhtaç değil ki. mesele senin kurban eylemin üzerine gelişti...

-Bırak yav böyle gelmiş böyle gider sen mi düzelteceksin.

-Yav mesele kurban kesip et dağıtmak değil. Senin niyetin önemli olan.Senin insanlığın en köklü ve asıl sorunu olan üretim ve paylaşımla ilgili görüş ve uygulaman arasındaki birliğin sorgulanması.

-Geçmişte bir köye yeni atanan imam cemaatin eski imam tarafından abdestsiz bir şekilde namaz kıldırdığını müşahade etmiş. itiraz üzerine eski hoca "ben abdestsiz olarak namaz kıldırtabildim sen de abdestini tamamla" demiş....

Bak Ne Demiş Neyzen Tevfik serhoş kafa ile


Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,

Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre

Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!

Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre,

Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer.

76 milyonluk ayık Türkiyeme, 1,5 milyarlık islam alemine nice kurban bayramlarını birlikte idrak etme temennisiyle sevgiler selamlar.16.10.2013

Ahmet BEYAZLAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 591
Kayıt tarihi
: 24.12.07
 
 

Anadolu'da var olan, varlığını Anadolu'nun yaşamına vermiş kişiler için var olanlara. Atatürk Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster