Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1606
 

Kurdonos (Hamamlı) Tarihine bir bakış 1

Kurdonos (Hamamlı) Tarihine bir bakış 1
 

Kurdonos:Metamorfosis


     Evvelce Tianitis eyaletinin Niroassos tabir olunan muhkem bir kalesi Niğde’nin garbinde 15 dakikalık mesafesinde Kurdonos (Kurdunos - Gurdonos - Hamamlı - f.d.) karyesi vardır. Antitauros silsile-i cebelin eteğinde haneleri birbiri üzerine bina edilmiş ve önü oldukça münbit bir ovaya hakim bulunmuştur.

     Elyevm 1000 kadar nüfusu olan karyenin kimler tarafından ve nasıl tesis olunduğuna dair ciddi bir malumat yoktur ve ne de asar-ı atika ile iştigal edenlerin eserlerinde bu isim ve mevki görülüyor. Ancak rivayeten Kurdonos ismi hakkında bazı malumat vardır ki bunları zikr etmek mecburiyetinde bulunuyoruz.

     Patriarhis (Patrik) Kirillos ST, İkonion Metropoliti iken bu taraflar hakkında o zamana kadar meçhul olan Konya Paşalığına dair bir “Horografikos Pinaks“ tanzim ederek 1812 senesinde Viyana‘da bu eseri tab ettirmiştir ki badehu üç sene sonra “İstoriki Perigrafi tou Proekdothentos Horigrafiku Pinakos Tis Arhisatropeias İkoniou” namındaki eserinde de oldukça ehemmiyetli tafsilat verdiğine şüphe yoktur. Ancak bu eserler şimdi pek nadirdir ve belki bir yahut iki nüshası bulunabiliir. Bunları söylemekten maksadımız bizden daha layık olanları Kurdonos hakkında lazım gelen tedkikat ve tetebbuatı bil icra hakikatı meydana çıkarmasıdır.

     Kurdonos'un bir saat mesafesindeki Telmisson (Hançerli - Dermuson - Dilmoson - f.d.) karyesinde elyevm Yılanlı Panagia tesmiye olunan parekklisiyonda (küçük kilise) bir sütun vardır ki üzerinde bila tarih şunlar okunmaktadır.

MARKOS AGRİLİOS DİONİSOU

EGSAMENOS PER THS KLİRUHİAS

     Bundan anlaşılır ki ta eski zamanda Elenesler (Helenler - f.d.) buralara gelip iskan etmişler. Malumdur ki Kapadokya sahil olmadığından Elenesler ancak Megas Aleksandros (Büyük İskender - f.d.) vaktinde ve en ziyade Epigonoslar zamanında buraları tanımışlardır. Pontos (karadeniz) sahilinde ise Elenesler çok zaman evvel müteaddid müstemlekiyat ( apoika ) tesis etmişler idi. Bir vakit sonra dahi nazar-ı dikkatlerini dahile atf ile en ziyade 5 nci Ariarathis (Filopator) zamanında hükümet kendi ellerine geçmiş ve Elenismos (Helenler) pek ziyade ilerlemişlerdir. Diodoros nam müverrihin beyanına göre H PARA TOİS ELLİSİN AGNOOUMENİ EMVİOTİRİON İPİRHE yani Yunanlılarca malum olmayan eski Kappadokya o zaman alimlerin mahali ikameti idi.

     Bazılarının beyanına göre Niğde etrafındaki karyelerin tarihleri işte bu zamanlardan başlamakta Gurdonos karyesi dahi Girit adasındaki Gortinos şehri sekenesi tarafından inşa ve iskan edilmiştir. Malumdur ki Giritliler Asyanın içerilerine kadar giderek bir çok müstemlekeler tesis etmişlerdir ki belki de Kurdonos'u inşa ile ismini Gortis koymuşlar ve sonradan Türkler ile olan ihtilat esnasında Kortis ismi Kordonos'a tahvil edilmiştir. Bu ihtimala takviyet vermek pek müşkildir. Zira evvel eminde buna dair bir emara lazımdır, saniyen Kurdonos ile etrafının arazisi öyle dışarıdan ahaliyi celb ve iskan ettirecek kadar münbit ve mahsuldar değildir ne de bunun sarp ve kayalıklı mevkiden başka bir meziyeti vardır. Binaenaleyh bu ihtimali biz kabul etmemekte mazuruz.

     Kurdonos'un ismi hakkında daha başka fikirlerde serd olunuyor. Mesela bazıları bunun eski sekenesi (sakinleri) olan Gordianoi yani Kürtlerden tesmiye olunduğunu isnat eder, bazılarının fikrinde ise evvelce Likonya tesmiye olunup, sonradan kelimenin ilk tarafı Likos Türkçeye bi-t-tercüme Kürd olmakla karyeye de Kurdonon ismi verilmiştir. Bu fikirler dahi hakikatden uzaktırlar.

     En doğrusu Kurdonos evvelce ya firari ya menfi veyahud Türklerin fenalığından kaçmak isteyen iki, üç aile tarafından iskan edilmiştir. Var ise bunlar dağın eteklerinde barınarak en ziyade dağın üzerindeki ARHANGELOİ MANASTIRININ keşişleri tarafından muhafaza ve siyanet ediliyor idi.

     Elyevm bu manastırdan yalnız bir kaç harap duvar kalmıştır. Ekklisiyastika kitaplarında görülüyorki Megas Vasileios, Tyana (Kemerhisar:Kilisehisar) Episkoposu Anthimosi, işbu manastırın varidatını Kayseriyadaki hayırathanelere göndermediği için azl edilmiştir.

     Arapların, Kilikyadan bu taraflara tecavüzü esnasında ihtimaldir ki bu manastır nişangah veya istihkam halini almış ve badehu tekrar monahoslar (keşişler) tarafından iskan edilmiştir. İşte Kurdonos'un ilk sekenesi buralarda elyevm görülmekte olan mağara ve mahzen gibi yerlerde oturmuşlar ve ziraat ve hayvan beslemekle teaguşlarını temin etmişlerdir.

     Şimdi şu sual irad olunabilir: Acaba bunlar nereden ve ne zaman gelmişler, elyevm Kurdonos'taki ihtiyarlar kendi dedelerinden işitmekle hala diyorlarki, bir zaman Türk Beyleri ve ağaları devire çıkarak Hıristiyanları kendi yerlerinden kovmuşlar ve bazılarını katl ve kiminin dillerini kesmişler ve saire... Bunları birkaç sene evvel kendim gözyaşını mütecaviz bir islam kadını tarafıdan işittim ve herhalde 150-200 senelik vukuatdır. Kurdonos dahi ancak iki asırlık ömre maliktir. Zira ettiğim tahkikat bu zamanı aşamamıştır. Nereden gelmiş oldukları bahsine gelince fikri acizanemce ve Elinosların daima terk ettikleri yerin ismini diğer iskan ettikleri yere vermek adeti de nazarı dikkate alınır ise Saggarios (Sakarya - f.d.) ırmağının yanında olup, Megas Aleksandros'un (Büyük İskender) Acemler üzerine etdiği seferde ordusunu görmüş olduğu Gordion şehrindeki, elyevm burası sırf Türkler tarafından meskundur ve ismi Akbeylik’dir. İşte benim fikrimce Kurdonos ismi eski Gordiondan alınmıştır ve sekenesi (sakinleri - f.d.) oradan hizmet etmiştir. Eğer başkaları daha mazbut isnatlar ile aksini ve hakikati ibraz ederse hem minnetdar olurum ve hem de vatanımıza büyük bir hizmet etmiş olur. Şimdi birazda Kurdonos'un ahval-i içtimaiyesinden ve sairesinden bahs edelim.

     Balada arz olunduğu veçhile bu ufak Koinotis evvelce dağın tepesindeki Arhangeloi Manastırında faraiz-i diniyesini icra etmekte iken oraya çıkmaktaki müşkilatı nazar-ı dikkate alarak kayayı oymak sureti ile Aya Dimitrios namında bir ekklisiya yapmış ve yavaş yavaş Manastırın keşişleride orayı terk ederek bu ekklisiyada icra-i ayine başlamış olduklarından müruru zamanla mezkur manastır büsbütün harap olmuştur.

     O zamanlarda mektep için düşünülemez idi, zira okumak, öğrenmek isteyenler mutlaka papaz olmak için öğreniyor itikadı var idi. Daha sonra mezkur taştan oyma ekklisiya kafi olmadığından ve fikr-i medeniye ve mezhebiye oldukça ilerlediğinden 1846 senesinde büyük ve mükemmel bir ekklisiyanın temeli vaz olunmuştur. Bunun inşası için bütün ahali fevkalade gayret ederek iki sene zarfında inşaata hitam verilmiş ve ismi METAMORFOSİS konmuştur.

     Gurdonoslular say-ı gayretlerine biraz daha kermi vererek ekklisiyanın alisine üç odadan ibaret birde Sholeion (okul - f.d.) inşaa etmişlerdirki elyevm ekklisiya o kadar muntazam ve mükemmel ve dahili tezyinatı emsalsiz olduğu halde sholeion’a ehemmiyet verilmemiş ve hala eski tarzda ve hıfz-ı sıhhat nokta-ı nazarından masum çocukların tedrisleri gayr-ı layık bir halde bulunmaktadır.

Bundan bir kaç sene evvel yeni bir mektep inşaası fikri meydana konulmuş ise de bazılarının efkar ve mütaalasına muvafık olmadığından bu fikir büsbütün terk edilmiştir.

     Kurdonos kır ve sarp bir mevkide bulunmakla suyu olmadığından 1883 senesinde ahalinin gayret ianesi ile bir saat mesafede bulunan Deneyiden (Yeşilburç - Dana - Danaka - f.d) karyeye künkler ile içilecek su getirilmişe ve dört çeşme yapılarak memleket büyük bir sefaletten kurtulmuştur.

     Bundan sonra memleketin imarına gayret edilerek kodonostasion (çankulesi - f.d.) yeniden inşaa edilmiş ve bundan 4 sene evvel (1909 - f.d.) birde hamam yapılmıştır. Bu hamam için koinotis (cemaat - f.d.) 1600 lira kadar sarf etmiştirki bunun 500 lirası hamamın arsası ile beraber Hacı Kosti Bedavacıoğlu nam zat tarafından ianeten verilmiş ve mumaileyh koinotis tarafından bihakkın Megas Ergetis (Büyük Hayırsever) tesmiye olunmuştur.

     Bu hamamın inşaası ile beraber Kurdonoslular en hakiki mozaikalarını bilmediklerini ispat etmişlerdir. Koinotisin şimdiki hapishane tarzında olup erkek ve kız çocukları birlikte olarak tedris olunduğu ve böylece hem talebelerin ve hemde muallimlerin çektikleri cevr-u cefaya karşı muntazam bir mektep yapacağına lüzum-u melzume feda ile hamamın inşaasını tercih etmiştir.

     Kurdonoslular öteden beri dindarlık ile şöhretşardır. Pazar ve Yortu günleri erkek ve kadınlar daima ekklisiyalarına devam ettikleri gibi perhizlerede kavidirler. İkonalara ve parekklisiyonlara olan muhabbetleri fevkalade olup, bundan bir kaç sene evvel Havyarcı Fimia namında dindarlığı aşırı derecede olan bir kadın yortu günleri bütün karye halkını toplayıp alay ile Kurdonos'un etrafındaki parekklisiyon denilen bir çok mağaralara götürerek ziyaret ettirir ve bu alaylar hoş bir manzara teşkil ettiği gibi bazı kerrede acınıklı vukuata da meydan verirdi. Bu alay ve panayırlar merkumenin vefatı üzerine terk edilmiştir. Kurdonosluların tekmil eski adetleri sırf namus dairesinde cömertce icra edilirdi. Hiristuyenna (İsa’ nın doğum yortusu) ve yılbaşı günleri yalnız erkeklerin oynadıkları horonlar şimdi terk edilmiş gibidir. Hatta umum için yılbaşı akşamı donattıkları sofralar şimdi sırf aile azasına münhasır kalmıştır. Atideki vakıa sofra donanması hakkında hoş bir vakıadır.

     Kurdonos'un şark cihtinde oturan Moisis isminde biri yılbaşı akşamı mükemmel bir sini donatıp evinin bütün kapılarını açmış ve kendisi iç odaya oturup çubuğunu kurmuş ve misafirlerini bekler imiş. O anda iri boylu ve aksakallı bir dervişin sokak kapısından içeri girdiğini görmekle hemen yerinden sıçramış ve tesirinden titreyerek karısına demişki “ siko naika irte Aya Vasili “ yani “ kalk karı, Aya Vasili (Ayos Vasileios) geldi ” ve kendisine kemal-i hürmetle ayakta durmuş. Derviş ise hemen sofranın başına geçerek beş günlük yiyeceğini birden yedikten sonra ayağa kalkmış ve gideceği sırada ahırında kapısını açarak Moisisin merkebini çekip üzerine bindikten sonra hayvanı dört nala sürerek gitmiş. Karısı sızlanmaya başlamış, halbuki Moisis merkumeyi susuturarak “sus naika eto Ayos Vasileios ne perden ena feriskei deka“ yani “sus karı Ayos Vasileios birin yerine on gönderecek “ demiştir. Kadınlar için beldenin eski adetleri daha sıkı idi. Bir erkek geçerken mutlaka kalkmalı idi ve kendi kadınları yazma ile ağızlarını kapalı tuttukları gibi yolda giderken konuşmamalı idi. Keza gelinler NİFİOTS usulüne tabi idiler yani senelerce kocasının ebeveynini ve büyük kardaşları ve hemşireleri ile konuşmazlar idi. Zavallı kadınlar acaba şimdikileri görse idiniz ne yapacak idiniz şimdi bazı adetlerin kaffesi lağv edilmiştir.

     Kurdonosluların lisanı bir çok Türkçe kelimeler ile mahlut ve adileşmiş Elliniki lisanıdır. Hernekadar eski ve Omirosun (Homeros - f.d.) bile kelimeleri müstamel isede bunlar ziyadesi ile sadeleştiğinden Kapadokyanın diğer yerlerinde müstamel olanlardan daha kolaydır.

     Lisanda arthron olarak gerek enikos ve gerek plithi tikosta yalnız udeteron arthron kullanılır: to klos to sholeio to ampel ktl. Tekmil isimleri udeteron gibi yaparlar: to khartsi (kitap - kağıt), to tsirek (şavk - ışık), kheimo (kış), to naika (kadın), to herifos (erkek), to nihie (daş), to kereki (kiriaki), to deitera , to martos (martios), to Vasil, to Kalliopi.

     D ve T harfleri daima ts ve tz telaffuz olunur. Tsiri (tiri-peynir) koncilo (kondilo) kullanırım.

     Antonimiailer şunlardır: ego, eso, emeis, eseis. To mo, to so, to kun, temeter, teseter, taseter, to kun. Eto, ekeino, eteia, ekeinyia, tsis, tsinos.

     Bütün filleri (fiileri - f.d.) eimai ile teşkil ederler: Asthenarmo (hastayım), asthenarmesthe (hastasın), kaloyimai (eyiyim), kaloyimasthe (eyiyiz), tsanosai ( divanesin ), tsanaiste ( divanesiniz ).

Türkçe kelimelerin sonuna izo ilavesi ile de fiiller teşkil ederler: oturtizo, yaptırtizo, tsırutizo gibi.

     Fiileri Omiros‘da (Homeros - f.d.) görüldüğü gibi ska, skes, ske, et, an ile nihayetlenir: peniska (gidiyordum), peniskes, peniske, peniskam, penisket, peniskan.

     Kurdonos’da konuşulan lisan bundan ibaret olmakla bütün muhaberelerinde bu lisanı kullanmadıklarına teazüb olunur. Zira bu suretle bir dereceye kadar lisanın şivesi dizeltilebilir. Lisan-ı tahiride Türkçeyi kullanacak yerde biraz tashih edilmiş kendi lisanlarını kullanmak herhalde evladır. Kurdonosluların hemen cümlesi İstanbul ve bir yerlere giderek ticaret ve sanaatla meşguldurler. Pek azı ise vatanlarında kalarak ziraatla iştigal ederler.

     Koinotis (cemaat - f.d.) mektebi 6 sınıftan ibaret olup 3 didaskalos (muallim) ve didaskalissa (muallime) tarafından 130 kadar erkek ve 47 kız talim - terbiye olmaktadır. Ekklisiya ve mektebe nezaret eden eforiadan maada İstanbul da Niğde Filekpaideitiki Adelfotis (Kardeşlik Cemiyeti - f.d.) vardır ki bunu vazifesi mektepleri islah ve terakki ettirmektir. Halbuki ahiren bu Adelfotis dağılmak derecesine gelmiş olmakla, memleketimizin muhtaç olduğu bunca şeylere karşı efsaniyet ve garaiz-i şahsileri bertaraf ederek ciddi surette çalişmaya kast-ı niyet edelim el ele verelim, çalışalım, vatanın saadeti ve evlad-ı vatanın terakki ve saadeti kendi saadetimiz olduğunu asla unutmayalım.

 

     Caddebostan, Setemvrios ( Eylül ) 1913.

     H.H.S. ( X.X. )

     Fehmi DİNÇER
     Ankara 2004

 

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=61437 (Kurdonos'ta bir epigraf)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Fehmi Dinçer, bu başarılı çalışmanıdan dolayı sizi kutlamak istiyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

UGUR DURMAZ 
 19.07.2007 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5470
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster