Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
37
 

Kürecik'te ne verdiler elimize?

Sandık demokrasisinde kendisinin oyuna muhtaç siyasetçi, halka şirin görünme adına milliyetçi söylemlere başvurur, esasında bu yalnız bize özgü bir davranış da değildir.

İşte son olarak Sarkozy’nin  Ermeni diasporasının ve Fransız halkının gönlünü okşama adına yapıp ettikleri…

Ya bizdekiler…Seçim öncesi yükseltilen İsrail düşmanlığı, şimdilerde popülaritesini yitirse de hala kullanılan Yunan karşıtlığı ve yalnız perde önünde kalan ABD’ye ve NATO’ya diklenmeler artistik retorikler…

Vatandaş da baktığında ‘işte bu kardeşim…başbakan böyle olur’ diye mırıldanır bu artistik söylemler karşısında….sonra gelsin oylar…

Hatırlayın ÇİLLER de ne başbakandı ama, nasıl da emir vermişti ‘Kardak’a bayrak dikin’ diye…. Botlar yola çıkacak benzin yok, asker denkleştirmiş parayı da yola çıkmışlar şükürler olsun… Eh bayrağı diktik nihayet, şimdi keçiler bile otlamıyor, ot yok…

RTE'nin teee Davos'ta başlayan "bi daha da Davos'a gelmem" ara gazı sürecinden bu yana İsrail hükümeti ile AKP arasında devam eden kör dövüşünün altında yatan gerçek de budur. Düşmanla kavga et, düşman yoksa yarat. Sandık böyle kazanılır denenmiş görülmüştür.

Türkiye halkları kaba bir şark kurnazlığıyla avlanmaktadır, kandırılmaktadır. RTE bir yandan İsrail hükümetine karşıymış gibi gözükmekte, böylece hepimizin ruhunu okşamakta, ama bir yandan onların askerlerini Bolu'da, Gazze'yi vuran pilotlarını da Konya'da eğitmekte, Manavgat'ın suyunu yine onlara satmaktadır. Kürecik'te kurulacak olan Nato radar üssü'nün de İran füzelerine karşı İsrail'i koruduğu gün gibi açıktır. Bu uğurda RTE, olası bir savaş durumunda Malatya ve çevresinde  yaşayan insanlarımızı İran füzelerinin hedefi haline getirerek can güvenliğimizi hiçe saymış, biz Türkiye insanlarını kirli savaşların hedefi haline getirmiştir. İran en üst perdeden ‘önce kürecik savunma kalkanını vururuz’ demedi mi! Aptal değiller ya, füze gönderecek, havada bertaraf edileceğini bile bile öyle mi? Tabii ki füzeden önce Küreciğin işini bitirecek.

Ne demişti RTE boğazını yırtarcasına bağırarak ‘"Nato’nun ülkemize yerleştireceği füze kalkanına ancak, kumandası bizde olursa izin veririz, yoksa vermeyiiiiiiiiiiiiiiiiz." Eeee ne oldu?

Komuta sizde, buton bizde dediler. Eyvallah çektik. Yani davulu astılar boynumuza tokmak ellerinde, bizim eller ise davulu sıkı sıkıya tutmakla meşgul. Benim gariban halkım da ‘helal olsun bak komuta bizde’  diye böbürleniyor, böbürlendiriliyor. Ne istediysek aldık diye geçiriyor içinden. Aldık aldık ama neyi!

Ulan buton sendeyse bana ne verdin, ne var elimde! Elime ne verdin!

Şimdi Türkiye’deki tüm iktidarların ABD güdümlü bir siyaset izlediğini de itiraf etmek gerekir tabii. Böyle bir kaderimiz var bizim. Peki neden? İktidarını ona da borçlu da ondan. Dikkat edin ‘ona’ demedim ‘ona da’ dedim. Yani şüphesiz iktidarın kaynağı sandıktır halktır, ama halkı yönlendiren de dördüncü kuvvet olan medya. Medya rezil bir adamı bile öyle allayıp pullar, öyle parlatır ki anlamadan ‘ne adammış yahu’ moduna sokar insanı. Bu toplum mühendisliğinin ciddi bir ürünüdür. Duyguları ve düşünceyi kontrol altına almak. ABD bunu çok iyi yapar.

Sen hür iradem zannedersin ama, aslında ortaya çıkan bu siyaset mühendisliğinin bir ürünüdür. Sen de öyle….

Haa bu arada merhum Ecevit’e hakkını teslim etmek gerekir. ABD’ye ülke çıkarları adına kafa tutan bir liderdi o. Haşhaş ekimi konusunda tüm baskılara rağmen boyun eğmemişti.

Baktığımızda, dünyada ABD’ye boyun eğmeyen kendi siyasetini kendisi yapan kaç ülke var ki! Bir Küba, bir Rusya, bir Venezuela…Libya’yı, Mısır’ı, Irak’ı yedi, biliyorsunuz. Şimdilerde Suriye, sonra İran. Fakat sanırım Türkiye’ye sıra hiç gelmeyecek, neden mi? Türkiye’de sağ siyaset iktidara gelinceye kadar antiamerikancıdır iktidar olunca iyi bir Amerikacı olur da ondan. Solun ise iktidar şansı Ecevit dışında hiç olmadı ki çok partili rejime geçtikten bu yana. O,  köprüleri atmıştı haşhaş meselesinden ötürü Amerika’yla. Şükür ki çok sürmedi iktidarı. Korkuya mahal yok yani.

Türkiye’de iktidar sağ cenahtan olur, böyle olunca da ABD ile koyun koyuna yatarız. Tecrübeyle sabittir bu….

Haaa ABD ile koyun koyuna yatınca ne olur? Memedim Kore’de ölür, Memedim Yemende ölür, Memedim Balkanda ölür, Memedim Afganistan’da ölür, Memedim Somali’de ölür. Memedim hep ölür…Eeee diyet bu.

Patron sağ olsun...!

İbrahim Erol

gazete54.com

24 Mayıs 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 686
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster