Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1070
 

Küresel barış endeksinde Türkiye 126. sırada!

Küresel barış endeksinde Türkiye 126. sırada!
 

2010 GLOBAL PEACE INDEX


2010 yılı “Global Peace Index" yani Küresel Barış Endeksi açıklandı. 149 ülkelik bir liste bu. Renk tayfı koyu yeşille başlıyor. Sonra açık yeşil, turuncu, açık kırmızı. Son gruptaki ülkeler ise koyu kırmızıyla gösteriliyor.

İlk 10, yani en barışçı "Top Ten" şöyle: Yeni Zelanda, İzlanda, Japonya, Avusturya, Norveç, İrlanda, Danimarka, Lüksemburg, Finlandiya, İsveç. Yani, en huzurlu 10 ülkeden 8'i Avrupa'da.

Ya ABD? 149 ülke arasında 85'inci
. Normal. Irak'ta ve Afganistan'da savaşan, halkı tepeden tırnağa silahlı, okullarda, çarşılarda sık sık katliamların yaşandığı, savunma bütçesi ekonomik krizde bile rekor kıran ve terör saldırısıyla karşılaşma potansiyeli hayli yüksek bir ülke, listenin üst sıralarında yer alacak değil ya.

Peki ya Türkiye? 126'ncı! Neredeyse sonlarda.
Bizden kötüleri merak ediyorsanız, buyurun: Etiyopya, Hindistan, Yemen, Filipinler, Burundi, Myanmar, Sri Lanka, Lübnan, Zimbabve, Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Kolombiya, Kuzey Kore, Kongo, Çad, Gürcistan, Rusya, İsrail, Pakistan, Sudan, Afganistan, Somali ve Irak.

Anlamı: Türkiye dünyanın en istikrarsız ülkeler grubunda yer alıyor.

Çalışmanın yapıldığı yıllar arasında Türkiye açısından endeksteki değişimlere bakıldığında ise en fazla "Küçük Ve Hafif Silahlara Kolay Erişim" maddesinde aleyhte puan artışı göze çarpıyor. Ayrıca “ Hapishanedeki Suçlu Nüfusu, İnsan Hakları İhlali, Toplumdaki Suç Algısı, Vahşi Suç Oranı” maddeleri de negatif değişime sebep olan diğer başlıklar.

Bunları söyledikten sonra Türkiye’deki bireysel silahlanmaya ilişkin bazı rakamlar vermek istiyorum :

    Yılda 3000 Kişi Ateşli Silahlarla Ölüyor, Cinayetlerin %60’ Inda Ateşli Silah Kullanılıyor. Her 10 Kişiden 1’inde, Her 3 Evden 1’inde Ateşli Silah Var. Ateşli Silahların %80’ İ Her An ( Belde, El Altında, Torpidoda, Yastık Altında Ve Çekmecede) Kullanılabilir Durumda. Trafikteki aktif 13 milyon sürücünün % 8’i ciddi düzeyde agresif sürücü. Silahla İşlenen Her 10 Cinayetten 1’i Trafikte Gerçekleşiyor. Evde silah bulunması ev halkından birinin cinayet, intihar, kaza gibi nedenlerle ölmesi riskini %41 arttırıyor. Cinayet büro amirliğinin olay format dosyaları tarandığında, neden suç işlendiği sorgulandığında, tartışma, kıskançlık, namus gibi önceden tasarlanmamış olaylarda silah kullanımı %90, illiyet bağı ise %80...

SÖZ KONUSU SİLAH İSE KİM TAKAR YOKSULLUĞU .( ! )

Türkiye’ de istatistiklere göre çalışanların 1 / 3 ü asgari ücrete denk para kazanıyor.. İşsizliğin arttığı, yaygın olduğu da bilinen bir gerçek ve işsizlerin durumunu da göz önüne alınca tablo daha da ilginçleşiyor.

Araştırabildiğim kadarı ile MKE malı Kırıkkale tabancanın satış fiyatı asgari 1.175, 00 TL . Süslü olanlar daha da pahalı ve 1.610, 00 TL ye kadar çıkıyor fiyatlar. Üstelik bunlar MKE malı Kırıkkale tabanca işte. O fiyakalı ithal silahlar herhalde çok daha pahalıdır. Bir tabanca için gözünü kırpmadan 1 milyar lira verebilen delikanlı Türkiye erkekleri ile dolu dört yanımız..

Her üç evden birinde ateşli silah var .. Her 10 kişiden birinde ateşli silah var. Ama bu memlekette işsizliğin oranı tam belli değil, resmi rakamlar yalan deniyor..Çok çok yüksek deniyor.. Asgari ücret yetersiz , bu ücretle yaşanmaz deniyor.

Bu nasıl iş anlamak imkansız. Evine ekmek götürmekte zorlanması gereken insanlar söz konusu silah olunca kolayca nasıl para buluyor …?. Neden ? Neden bu heves? Neden bu kadar düşkünlük var silaha? Kendilerini güçlü mü görüyorlar silahı bellerine takınca? Hayata karşı başarılı mı oluyorlar ? Neden bu kadar kırıcı vurucu öldürmeye meraklı, kanı şiddeti kutsayan bir yapıda insanlar? Düğünde silah atar, maçta silah atar, karısına kızar çeker vurur..Üstelik ikiyüzlü çifte standartlı…E ğer başkası ise çekip vuran kınar, ama kendi cebinde belinde de silahı ile dolaşır.

KİŞİSEL YAŞANTISINDA BARIŞI, HUZURU İÇSELLEŞTİREMEYEN BİREYLERİN TOPLUM İÇİN BARIŞ İSTEMESİNİ BEKLEMEK ELBETTE HAYAL …

ŞİDDET ORTAMINDA ŞİDETİ KUTSAYAN AİLE YAPILARINDA BÜYÜYEN ÇOCUK DA AYNI MODELİ SÜRDÜRECEK ELBETTE..

Ne Demiş Atalarımız : “At – Avrat – Silah “… Atın Yerini Araba Aldı ..Artık “Araba – Avrat – Silah …”

Silahlı aslanlar ( ! ) zamana ve Dünya’ ya meydan okumaya devam ediyorlar . Yani diyorlar ki ;“Boş verin ya Avrupa ‘ yı Mavrupayı .. Biz delikanlı adamız .. Takarız makineyi belimize, atarız hatunu arabamıza ..Döveriz de severiz de , vururuz da size ne !”

***

NOT : Küresel Barış Endeksi (GLOBAL PEACE INDEX ) Nedir ?

"The Economist" dergisi bünyesindeki "Intelligence Unit" araştırma enstitüsü, "Institute for Economics and Peace" (Ekonomi ve Barış Araştırmaları Enstitüsü) ile İngiliz uzmanlardan oluşan bir jüri tarafından 2007'den bu yana her yıl hazırlanıyor. Bu endeks barış, özel sektör ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkileri inceleyen kişiler, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli ülkelerin analistlerinin oluşturduğu küresel bir ağ tarafından hesaplanmakta. Avustralyalı işadamı ve hayırsever Steve Killelea' nın barışçı bir dünya yaratılması amacıyla ortaya attığı bir proje olup eski ABD Başkanı Jimmy Carter dahil Nobel Barış Ödülü almış çok sayıda kişinin desteklediği bir çalışma . Endeks siyasal izahatlara girmese de yatırımcılar için hazırlanması nedeniyle önemseniyor. Nobel Barış ödüllü Başpiskopos Demsond Tutu "Sonuç itibariyle çatışmanın olduğu yerde iş yapamazsın" diyerek endeksi haklı görüyor.

Düzenlenme Şekli şöyle : En barışçı ülkeler en başta gösteriliyor, en savaşçı ülkeler ise en sonda. "Barışçı" derken barışın hüküm sürdüğü, kendisiyle ve dünyayla barışık ülkeler kastediliyor, "Savaşçı" tanımı ile de savaş, iç savaş, diplomatik kriz, kargaşa, güvensizlik batağındaki ülkeler anlatılıyor.

Araştırmanın dayandığı 24 kriter var. Bunlardan bazıları ; ·

    Yabancı ülkelerle ilişkilerin durumu, · Cinayet istatistikleri (100 bin kişiye düşen cinayet sayısı), · Terörist saldırı riski, · İnsan haklarına saygı düzeyi, · Askeri harcamalar (Savunma bütçesinin gayrisafi milli hasıladaki payı), · Bireysel silahlanma düzeyi (100 bin kişiye düşen silah sayısı), · Güvenlik güçlerinin büyüklüğü (100 bin kişiye düşen polis ve asker sayısı). · İlköğrenime erişim imkanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İmparatorluk dağıtmanın bedeli, sorunlu komşulara sahip olmaktır. Miras kapanlar gibi asla doymazlar ve sürekli sorun yaratırlar... Bu nedenle barış liğinde son sıralarda olmamız doğaldır. Aksi halde "Yurtta sulh, cihanda sulh" diyen, "Gel ne olursan ol yine gel" diyen bir kültürü yaratan topluma haksızlık olur bu sıralamanın görünüşü.

Ahmets 
 23.06.2010 13:49
Cevap :
öncelikle teşekkür ederim görüşünüzü paylaştığınız için. ama bu endeks çalışmasında gözönünde tutulan kriterler komşulardan çok bu ülkenin durumu ile ilgili. 2007 ye görealt sıralara düşmemizin en belirgin nedeni de bireysel silahlanmadaki artış olmuş. 2007 de durum parlak değil ama giderek alta inmişiz.. kanımca bazı şeylerin nedenini öncelikle kendimizde aramalıyız. ötekileştirip suçu birilerinin üstüne atarak kendimiz oyalamaktan vaz geçmeliyiz ..bunca yokluk yoksulluk edebiyatı yapılırken 1 milyardan daha fazla bir parayı evine ekmek götürmek yerine silaha yatıran insanların ülkesi burası..ölümü şiddeti silahı bu kadar önemseyen kişiler ne özel yaşamlarında ne de toplum yaşamında barışı ve huzuru önemsemezler elbette.. tekrar teşekkürler .  23.06.2010 23:23
 

Bir devlet ki; bin yıllık tarihi boyunca devlet yapılanmasını ''Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir'' anlayışına endekslemişse, bu güne kadar 16 devleti nasıl batırdığını düşüneceğine, 17. si olmakla övünürse olacağı işte budur! Üstelik bahane hazır: Yok jeopolitik konumum, yok bütün komşularım hatta bütün dünya bana düşman, yok iç düşmanlar, yok benim güçlenmemi istemeyen devletler vs. Say sayabildiğin kadar bahane... Bakalım 17. sini nasıl batıracak!

hazandagüzeldir 
 19.06.2010 16:15
Cevap :
değerli dostum, çarpıcı yorumun için teşekkürler..öyle bir açıdan irdelemişsin ki...habire tekrarlanıp da üstünde durulup hiç düşünülmeyen herkesin bildiği bir şeyden bile düşünüp sorgulayınca ne denli farklı sonuçlar çıkacağının en güzel örneklerinden birini vermişsin.. ben artık samimiyetle bu şiddet tutkusunun, mazluma güçsüze karşı zora ve zorbalığa başvurma, senden güçlünün önünde hemen sinikleşme davranışlarını içselleştirenlerin toplum için de barış, huzur ve adalete hizmet eden bir hukuk sistemini gereksiz ve anlamsız gördüğü düşüncesindeyim.. eğer toplumsal dokuda bu baskın faktör olmasa her yitirilen gencin arkasından hamaset yapma politikaları bu denli başarılı olmazdı . durulup düşünülürdü. elbette provokasyon , tertip şu bu vardır ama toplumsal yapı buna müsait olmasa sonuç böyle olmazdı..yazık ..çok teşekkür ederim .. sevgi ve selamlar  19.06.2010 23:43
 

Bence baş sebep sevgi yoksunluğu. Sahiplenmeyi sevgi kabul ediyorsak, çocuklarımıza bunu aşılıyorsak başka ne bekliyebiliriz ki?Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 19.06.2010 12:47
Cevap :
sevgi barışık bir ortam ister gelişip serpilmek için..ve başkalarına saygı da. belki başka faktörler de vardır aklıma gelmeyen. ama şundan eminim...eğer kişi kendi özel hayatında barışık, yaşama saygılı ve demokrat değilse toplum için de bunları gereksiz görmektedir. şiddeti içselleştirmiş olağan ve meşru kabul eden bireylerin karşılaştıkları en ufak sorunda şiddete baş vurması kaçınılmaz. toplumsal yaşamda da onlar için meşru olan kestirme çözümler. asalım, keselim,vuralım öldürelim.. zora şiddete silaha bu kadar tapınmaktan kurtulabilir miyiz ? kuşkuluyum.. çok teşekkür ederim katılımınız için. selamlar  19.06.2010 18:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3330
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster