Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
297
 

Küresel ekonomik krizler ekonomik modele meydan okuyor

Klasik ekonomiye göre insanlar tamamen bencil nedenlerle kazançlarını çoğaltmak isterler. 17 y.y. İngiliz filozofu Thomas Hobbes, bunu şöyle ifade etmiştir: “Her insanın doğal olarak kendisi için en iyi olanı aradığı varsayılır ve adil olan yalnızca barış uğruna ve rastlantısaldır.”[1] Hala hüküm süren bu görüş, sosyal davranışın sırf olup bitenin bir sonucu olduğunu, atalarımızın yapmış olduğu toplumsal anlaşmaların bir diğerinin dostluğuna çekim duyduklarından değil ama sadece kar sağlama amaçlı olduğunu savunur.

Son on yıl içinde, “davranışçı ekonomi bilimi” diye bilinen yeni bir düşünce akımı ortaya çıktı. Bu yeni akım pazarın soyut güçleri yerine mevcut insan davranışı üzerinde yoğunlaşır ve davranışı parasal kararları veriş tarzımızı anlamanın aracı olarak kabul eder. Davranışçı ekonomi bilimi insan ilişkilerinin doğasını ve gücünü, insanların işbirliğinde ekonominin dayandığı ortak değerlerin hangi eğilimlere ve temel prensiplere dayandığına varana kadar açıklar.

Günümüzün küresel krizleri ve onları çözmek için yaptığımız başarısız girişimler, insanlığın zorluklarına çözümün bu yeni araştırma alanlarda yattığı anlamına gelebilir. Gerçekten de bugüne kadar yapılan her girişim başarısız oldu. Faiz oranlarının düşürülmesi, iflastan kurtarma, uzatma programları ve devlet bütçe açığının arttırılması, parasal hareketlere (öncelikle faiz oranlarının düşürülmesi) ve mali düzenlemelere (devlet bütçesinin genişletilmesi, vergi indirimleri ve benzeri) dayanan klasik klasik ekonomik görüşe dayanır.

Devlet müdahalesi ve merkez bankası yardımı, pazarı tekrar dengeye getirmek için itelemek demektir. Bunu sağlamada artarda gelen başarısızlıklar mevcut ekonomik modeli değiştirme zamanının geldiğini akla getirir. Her yeni model bir seviye yukarı çıkmalı ve sorunun ve çözümünün parasal seviyede değil ama insan ilişkileri seviyesinde olduğunu göstermelidir.


[1] Thomas Hobbes, Rudiments, 1651, iii

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 558
Kayıt tarihi
: 07.10.11
 
 

Güzel sanatlar fakültesi resim-iş öğretmenliği bölümü mezunuyum. Resim yapmak, felsefe ve tarih i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster