Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '13

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
3116
 

Küresel iklim değişiklikleri sonucunda dünya ne hale gelecek?

Küresel iklim değişiklikleri sonucunda dünya ne hale gelecek?
 

Küresel iklim değişiklikleri sonucunda dünya ne hale gelecek, daha doğrusu gelebilir; çünkü bizim bir araştırmamız yok, tahminlerde bulunacağız.

İklim değişikliği adı üzerinde hava şartlarındaki değişiklik; kar, fırtına, yağmur, sıcak, soğuk yani… İklim değişikliği sonucu dünyanı şekli değişecek yani yuvarlakken dört köşe olacak değil. Yine de kesin konuşmayalım, ilerleyen zamanlarda bu da olabilir.

Aslında bu yazıyı bir bilim adamının yazması lazım ama onlar da tahminlerle konuşmuyorlar. Her şeyi başımıza gelince mi öğreneceğiz? İnsanları nasıl bir dünyada yaşayacakları konusunda hazırlamak lazım. Benim tahminlerim kişisel olup isabet yüzdesi ve doğrulukları tartışılır. Zaten ben bu yazıyı bu konudaki çalışmalara baz olsun diye değil meraklılar için yazıyorum.

Aslında küresel iklim değişikliğinin etkisinin nasıl başladığı konusunda küçük de olsa yaşanmış tecrübelerimiz var. Malum bir ara dünyayı saran kuş gribi, domuz gribi, kene, yeni çıkan hastalıklar, arazi yapısında değişiklikler, yağışların azalması ve doğa olayları bizlere ileride dünyamızda meydana gelebilecek muhtemel küresel iklim değişikliği sürecinin ön bilgilerini verdi sayılır.

Yine aynı şeyleri bu sefer daha büyük ve korkutucu hacimlerde bekleyebiliriz. İnsanları korkutmak istemiyorum ama iklim öyle bir şey ki hayatı ve dünyayı var edebildiği gibi yok da edebilir.

İlk aklıma gelen küresel ısınmaya bağlı olarak yeryüzünde iklim coğrafyasının değişmesi. Soğuk kuzeyin giderek ısınması. Örneğin Karadeniz’in Akdeniz gibi olması. Bu arada Akdeniz nasıl olur bilmiyorum. Tümüyle yanar mı yoksa tersine buzullarla mı kaplanır; zira iklim değişikliği ile yapısı değişecek atmosferin güneş ışıklarının dünyaya gelişini etkilemesi düşünülebilir. Ya da soğuk sıcak aralığında bulutlanmalar yer değiştirir ve bu sefer de güneyi seller kaplar.

Bu yaklaşım ile dünyada iklim coğrafyası yer değiştirebilir. Tabii ki böyle bir şey dünyamız için felaket olur. Isınan kuzeyde, özellikle kutuplarda buzulların erimesi sonucu dünyayı sel alır. Bu arada sanki bana ısınmanın tek yönlü olmayacağı ekvatordan kuzeye ve güneye doğru aynı anda olacağı fikri geliyor. Güney kutbu ve Antarktika da ısınacak buzullarını eritmesi sonucu güneyde de okyanuslar taşacak. Bu durumda ekvator çevresindeki sıcak iklim kuşağı da soğuyabilir. Yani sıcak Afrika kurtulur. Sıcak Afrika kurtulunca soğuk Afrika ne yapar bilmiyoruz.

Yeryüzünde seller, gökte fırtınalar, önce yakan sonra soğuyan güneş, dengesi bozulan uzay, kimyası bozulan canlı hayat… Doğrusu nasıl bir dünyaya doğru gidiyoruz, kestirmek zor. Hep aklıma dinozorlar çağı geliyor. Öyle ki bu yeni oluşum (hayvan ve bitki çoğalması, yaşam şartlarının insanlara göre olmaması) insan neslini de bitirebilir ya da en azından hâkimiyet hayvan ve bitkilere geçebilir. “Yaşayabilir miyim” diye eşek efendiden izin istemek zorunda kalabiliriz. Yine de bütün bunların olmamasını dileyelim diyeceğim ama acılar neye mal olur bilmiyorum, acılar atlatılırsa küresel iklim değişikliği biz insanlık için büyük bir sürpriz yapabilir. Her şeyi olumsuz algılamamak lazım. Yılan iriliğindeki solucanlara katlanmak şartıyla tabi!

Daha ilginci değişen bu iklimin yeni canlılar yaratması ya da insan dâhil mevcut canlıların şeklini değiştirmesi. Dünyada nasıl bir iklim hâkimse canlı hayat da öyle tezahür eder. Yani buzullarla kaplıysa kutup ayısı gibi oluruz. İnsanın aklına geriye dönüş geliyor. Hani ateş yanmaya başladı; yandı, yandı şartlar değişti ya da tersine döndü, sönmeye başladı gibi. Güneşin ışığının ve yakıcılığının giderek azalması Ay’ın kum dağlarını belki fazla etkilemez ama canlı hayatın var olduğu dünyamıza her halde bir öpücük yollar! İklim değişikliğinin şiddetine göre tabii ki daha ileri zamanlarda yeni canlıların ortaya çıkması ve mevcut canlılardaki değişimler daha bir gözle görülür olacak.

Güneşin ışıkları giderek azalıyor ya da gök katmanlarının dünyayı güneşten koruyan yapıları dünyalıların kötü yaşantıları nedeniyle inceliyor, bozuluyor ya da deliniyor. Bu durumda ya yanacağız ya da donacağız demektir. Hem güneş hem de atmosfer tabakası birlikte bozulursa bu sefer de daha silik/karanlık/mat ve daha verimsiz bir dünyada yaşayacağız demektir. Tabii ki buradan dünya için bir altın çağ da çıkabilir. Soğuyan güneş, delinen ozon tabakası yine de dengeli bir değişim. Güneş efendiyle ama bu sefer kızgın alevleri olmayan güneş efendiyle yüz yüze geleceğiz demektir. Tabii ki bunların hepsi tevatür; yani bilimsel temele dayanmıyor.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1979 yılından beri sessiz sedasız kendi halinde toplantılar yapan kamu oyuyla pek muhatap olmayan Dünya İklim Zirvesi‘nde umarım içi boş hayaller (küresel iklim değişimini durdurma) yerine gerçekçi adımlar atılır ve atılacak adımlar da gerçekten uygulanmış olunur.Konuyu gündeme taşımanız yönünden önemsenmesi gereken bir yazı...........

rukiye orhan 
 16.12.2013 14:12
Cevap :
Rukiye hanım teşekkür ederim efendim.Selamlar.  16.12.2013 19:28
 

Varsayımlara dayansa da emek verilmiş güzel bir çalışma olmuş. Keyifle okudum. Emeğinize sağlık.

Sema Bekmez 
 16.12.2013 13:26
Cevap :
Teşekkür ederim Sema hanım; selamlar efendim.  16.12.2013 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5201
Toplam yorum
: 13530
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 666
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster