Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
809
 

Küresel ısınma tabiatın insanoğluna açtığı "sıcak savaş" mıdır?

Küresel ısınma tabiatın insanoğluna açtığı "sıcak savaş" mıdır?
 

Küresel ısınma böyle devam ederse ne olur?

Topraklarımız yanar kavrulur kül gibi olur.

Dörtbiryanı yemyeşil ülkemiz uzmanların deyimiyle 2030 yılında çöle döner.

Çok şey var aslında yazacak fakat size karamsar bir tablo çizmek istemiyorum.

Dikkat edin burada bir ifade var; Böyle giderse diyorlar.

Ya böyle gitmezse?

Bu durum değişirse.

Değiştirilirse.

Küresel ısınma tabiatın insanlara karşı bir öfkesidir.

Bir anlamda tabiatın kadrini kıymetini bilmeyen insanoğluna karşı açtığı "Sıcak savaştır" Her savaşta kıtlık vardır.

Göç vardır.

Sefalet vardır.

Aç kalma vardır.

Yetim kalma vardır…

Peki, bu savaşta niye olmasın.

Savaşlar ne zaman biter?

Taraflar barıştığı zaman.

Öyleyse; O zaman insanoğlu da tabiatla bir barış anlaşması imzalamak zorundadır.

Anlaşma metni tamamen tabiat tarafından belirlenmelidir.

İnsanoğlu buna harfiyen uymalıdır.

Yoksa anlaşma tek taraflı fesih olunabilir.

Tarih boyu anlaşmayı bozan taraf hep insanoğlu olmuştur.

O değil midir ağaca kıyan, ormanı talan eden.

O değil midir toprakları bombalarla döven.

O değil midir mavi gökyüzünü kara dumanlarla karartan.

Havayı, suyu zehirleyen.

Canlılara yaşama hakkı tanımayan.

O değil midir hemcinslerini bile köleleştirip pazarlarda satan.

İnsanlık hakkını bile gasp edip sürüye katan.

Kaynakları kurutan. Pınarları yıkan.

Küresel ısınma küresel kükremedir aslında.

İnsanoğluna dur ihtarıdır.

Yaptığı bütün savaşlarda üstünlük elde eden güç bende diyen insanoğlu şimdi tabiatla karşı karşıya.

Suyu yok oluyor.

Yakında elektriksiz kalacak.

Yakıtsız kalacak.

Tıpkı evet tıpkı düşmanları tarafından kaleye sıkıştırılıp günlerce erzaksız bırakılan bir ordu gibi olacak.

İnsanoğlu da dünya denilen kalesine sıkıştırılmış durumdadır.

Yakında savaşamayacak kadar aciz kalacaktır.

Kestiği bir ağaçtan, kırdığı daldan, kopardığı yapraktan, kıymetini bilmediği topraktan özür dileyecektir. Ancak gökte uçma hakkını yok ettiği kuşun, ormandaki evini başına yıktığı aslanın kurdun cezasını çekecektir.

Kirlettiği suyun toprağın ne varsa …

Hesapsız katliamların hesap zamanı gelmiştir.

Tıpkı Kızılderili Reisinin beyaz adama yazdığı mektup gibi.

İşte gün gelmiştir.

Gün hesap verme vaktidir.

Böyle giderse 2030 yılında güzelim ülkemizde çöle dönermiş. Doğrudur. Böyle giderse olur mu olur. Ya böyle gitmezse? Ya bizim insanımız el birlik böyle gelmiş amma böyle gitmesin derse. Yani barış imzalarsa. Yani aldığını geri vermeye başlarsa… İşte o zaman 2030 yılına kalmaz kaybettiklerimizi de geri alırız.

Bu savaşa bir dur demenin beyaz bayrak kaldırmanın zamanı gelmedi mi?
Geçti bile.

Peki daha neyi bekliyoruz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir tv programında ismini hatırlamadığım bir Prof. dünyanın küresel ısınmadan kurtulabilmesi için dünya nüfusunun 1 milyara inmesi gerektiğini söylemişti. Eğer ki adam akıllı önlem alınmazsa sanırım dünya nüfusunu enaza indirgemek gerekecek.. sevgiler

aylinn... 
 07.08.2007 22:20
Cevap :
Nüfusu indirmek değil, varolan nüfusu bilinçlendirmek gerekli. Dünyayı yok eden nüfusun kalabalığı değil, bazı güçlü ülkelerin canavarlığıdır. Muhabbetle kalınız.  08.08.2007 0:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 886
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster