Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '10

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
1522
 

Küresel Isınma ve Kıyamet Ambarı

Küresel Isınma ve Kıyamet Ambarı
 

Kıyamet Ambarı


Bengaldeş körfezinde, Hindistan ve Bengaldeş arasında sorun olan bir ada, sulara gömüldü ve sorun ortadan kalktı. En çok küresel ısınmadan etkilenen bu bölge ve Bengal körfezi olmaktadır. Tahmin edilenden çok daha kısa bir süre sonra, birçok yerler sular altında kalacaktır.

Kıyamet Ambarı Svalbard olarak gündeme gelen çalışmalar, küresel felaketin pekte uzakta olmadığının bir kanıtıdır. Ortada gizlenemez, saklanamaz gerçekler gözümüzün önünde cereyan ediyor. Yapılan bu humbalı çalışmalar küresel ısınmanın korkulan etkilerinin hiçte uzak olmadığını hatta tahmin edilenden daha yakın bir sürede olabileceğini gösterir mahiyettedir.

Bu girişten sonra ''Kıyamet Ambarı'' nedir ne değildir hakkındaki bilgilerimizi tazeliyelim ve karşıt görüşlere de yer verelim; Norveç'in Kuzeyindeki Spitbergen adasında buzullar arasında dev gibi bir dağın 130 metre altında 1983 yılında inşasına başlanan ve 9 milyon dolara mal olan ''Svalbard Küresel Tohum Deposu'' 2008 yılında faaliyete geçmiştir. Bu projenin amacı, herhangi bir felaket durumunda, Nuhun Gemisi efsanesinin gerçek omasını amaçlıyor. Duvarları nükler bombalara bile dayanıklı olarak inşa edilmiş olan bu ambarda, dünyada nükler bir savaş, KÜRESEL ISINMA gibi herhangi bir felaketin ardından geride kalabilen insanlığın soyunu devam ettirebilmesi için, Dünyanın Dört Bir Yanından Gelen yaklaşık dörtmilyon farklı tohum saklanıyor.

Uluslararası Tarım Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen, yaklaşık 100 ülkedeki ''Bitkisel Gen Bankaları'nda'' bulunan tohum örnekleri Kıyamet Ambarı (Doomsdayvault) olarak adlandırılan bu dev ambarda toplanıyor. Tam kapasiteye ulaşması halinde, bu ambarda dünya üzerindeki her türlü sebze, meyva ve tahıl tohumu bulunabilecek. Bu ambarda hava sıcaklığı, bazı tohumların 1000 yıl yaşayabildiği -18 dereceye kadar düşürülebiliyor. En kötü felaketlerde bile tohumlar zarar görmeden 200 yıl kadar dayanabileceği belirtiliyor.

Bu çiftliğin finansörleri, ABD, İngiltere, Norveç, Almanya, İsviçre ve Kanada'dır. Bu ülkelerden devlet fonları ile besleniyor. Ayrıca dünyada ki birçok vakıf, sayılı zenginler ve ülkeler destek sağlıyorlar.

Projenin arkasındaki beyin ve Küresel Ürün Çeşitliliği Merkezi (GDTC) yöneticisi, Cary FOWLER ambarın önemini şöyle açıklıyor; ''Küresel tohum deposu, tarımsal çeşitliliğimizin yok olmasına engel olmak için, en son savunma hattı. Pek çok kimse, tarımsal ürün çeşitliliğinde kitlesel bir yok oluş ile karşı karşıya kaldığımızın farkında bile değil. Depolanan ürün çeşitliliği besin ihtiyacımızın karşılanması açısından hayati önem taşıyor. Tarımın İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE, zararlı böceklere, hastalıklara, kuraklığa karşı adaptasyonunu sağlamak ve çiftçilere yardım elini uzatmak zorundayız.''

Bu projeye destek veren, bağışçılarının görüşü; ''Svalbard Ambarı''nın yanlızca küresel ısınma yada meteor düşmesi gibi doğal afetlerle değil, büyük savaşlar, hatta nükler bombalar sonucu yok olan bir dünyayı yeniden yaratabilme amacıyla inşa edildiği iddiasındalar.

Diğer bir karşı görüş ise, ABD'li araştırmacı gazeteci F.WİLLİAM ENGDAHL'ın bu proje ile ilgili dehşet verici şüpheleri var. ''Ölüm Tohumları''/ Kalıtımın Değiştirilmesinin Arkasındaki Karanlık Oyunlar'' adlı Kitabında, Norveç'in Kuzeyindeki Spitsbergen Adası'nın buzlaşmış kayalıklarının altında dünyayı ekonomik ve GENETİK olarak ele geçirme planlarının yattığını iddia ediyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızın bilgilendiriciliği ve duyarlılığınız için teşekkürler.. Yaşadığımız çağda,global bazda aslolan, toprağı ve üzerinde yaşayan canlıları koruyarak,temel ihtiyaçların güven içinde-doğal evrime uygun biçimde karşılanması değil de;maalesef aslolan hangi biçimde olursa olsun para kazanmak...bütün yıkıcı etkileriyle... Salt kar elde etmek mentalitesiyle;toprağın,iklimin,doğal döngünün geri döndürülemez biçimde içine edildiğine şahit olmaktayız. Bahsettiğiniz "tohum deposu" üzerindeki paranoyaların 'gerçeklik payı yok' diyebilir miyiz?? Para için masum hayvanların eziyet dolu biçimlerde doğal ortamlarından sökülüp alınarak ticaretini yapmaya çalışanlar ve dahi insan ticareti yapanlar,satacak bir şey bulamadıklarında ne eyleyecekler acaba?? Bir kızılderili şefinin yıllar öncesinden söylediği gibi olacak belki de.."en son ağaç kuruduğunda,en son balık tutulduğunda,en son nehir yatağı kuruduğunda; işte o zaman anlayacaksınız paranın yenemeyeceğini..." Global olarak yaşanan doğal afe

G.Çoban 
 27.03.2010 18:06
Cevap :
Sayın, G.Coban Bu değerli, düşündürücü olduğu kadarda gerçekleri yansıtan yorumunuz için teşekkür ederim. Aynı zamanda yazıyı tamamlamış oldu. Sevgi ve saygılarımla..  29.03.2010 12:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 463
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster