Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
707
 

Küresel kapitalizm hakkında kritik

Postmodernizm kılıfıyla, aydınlanmanın tüm nimetlerinden, geçmişte Marksizmin yaşadığı talihsizlikler nedeniyle vazgeçmeye zorlanıyoruz. Stalin bürokrasisi Marksizm için ciddi bir talihsizliktir. Kapitalizmin ezilen sınıflara bir nebze olsun rahatlık sağlaması da devrim umutlarını ve motivasyonunu kıran bir diğer faktör olmuştur. Biraz da haksızlık ederek gömmeye çalıştığımız Marksist ideolojinin yokluğunda "dönüştürücü" olmayan felsefe ve ideolojilere saplanıp kalıyoruz. Bu, küçük burjuva entellektüelleri için tam bir afyon etkisi yaratmaktadır. Ve küresel sermayenin işine gelir. Çünkü statüko korunmuş oluyor. Ama diyalektik, etkisini ergeç gösterecektir diye düşünüyorum. Herşey kar içinse ve daha fazla kar için üretim araçları(emek, doğal kaynaklar vs) pazarlanıyorsa, alternatif maliyet giderek artar. Çünkü kaynaklar azalmaktadır. O zaman günün birinde, hem de postmodernizmin uyutucu telkinlerine rağmen toplumsal bir uyanış, bilinçli bireylerin örgütlü hareketleri oluşacaktır. Buna Attila İlhan "Dip Dalgası" diyor. Bu sonucu erteleyecek faktörler arasında din, iradesi zayıflatılmış yığınlar ve tek kutuplu dünyanın askeri gücü vardır. Ancak bu unsurlar sonsuza kadar konumlarını sabit tutamayacaklardır. Ayakbağı olmaya başladığında sıra dine gelecek. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" zihniyeti ile "Komşusunu sömürmeyen bizden değildir" zihniyeti bir yerde karşı karşıya gelecek. O zaman Postmodernizmin fikir babası Nietszche'nin nakaratı söylenecek;"Tanrı öldü!". Şimdilik küresel sermayenin işleri tıkırında. Tek kutuplu dünyada küresel krizler bu durumu değiştirir mi bilinmez. Ama günün birinde eskisi gibi iki ya da daha çok süpergücün varlığında insana odaklı, öznenin kıymetli olduğu "modern" ya da "para-modern" bir düzene tabi olabiliriz . İnsanın zayıflatılmış iradesi güçlenmeye başladıkça daha "insanca" tepkiler sergileyecek ve örgütlü muhalefet yapabilecektir. "Daha çok kar" demek zaten statükoya aykırı bir yorum. O zaman bir yerde tıkanacaktır. Eşyanın tabiatı gereği yani. Tarihsel süreç zaten yükselen ve azalan değerlerden oluşur. O zaman komünizm için olmasa bile "sosyal adalet" açısından "Can çıkmadan umut kesilmez" diyorum. Saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Uyanışın bir an önce gerçekleşmesi dileklerimle... Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 30.07.2010 12:09
Cevap :
Haklısınız. Uyanışın gerçekleşmesi için de eğitimden başlayan ve küresel sermayenin yoksulu ezen sistemine direnebilen fertler yetiştirmeliyiz. Ama değiştirme gücünü elinde tutanlar, oralara gelebilmek için iradelerini sattıkları sürece işimiz zor gibi görülüyor. Saygılarımla.  31.07.2010 9:43
 

Yazınızı ilgi ile okudum.. Ancak Marksizmin yada sosyalizmin hala geçerli olduğunu Postmodernizmin geçersizliğine bağlamanız garip geldi.. Maksizm de modern ötesi/sonrası değilmidir? Modernizmden sonra gelişen her akım postmodernizm içinde değerlendirilir.. Postmodernizm diye bir ideoloji mi varki bunu Nietzche'ye bağlıyorsunuz? Tanrının ölmesi ile bağlantıyı hiç kuramadım.. Aydınlatırsanız mutlu olurum..

KUYUCAK 
 11.07.2010 20:05
Cevap :
Postmodernizm'in fikir babası Nietzche, ardılları da Michael Faucoult, Boudrillard, Llyotard gibi filozoflardır. Postmodernizm'i ekonomik, kültürel, sanatsal yönlerden ele alabiliriz tabi. Modernizm'i de M.S. 5.yüzyıllara geriletebileceğimizi öngören kaynaklar var. Marksizm ve örneğin İslamiyet de postmodern kalıyor böyle bakarsak.Ben tez, antitez ve sentez üzerinden Küresel Kapitalizm'in bir yerde tıkanacağını ve yerini daha sosyal adalet içeren bir düzene bırakacağını ifade etmeye çalıştım. "Tanrı öldü" derken, "artık sermayeye ayak bağı olmasın" anlamını ifade etmiştir Nietzche. Katkınız için teşekkürler.  13.07.2010 16:34
 

Dünya'nın bir çok yerinde özellikle de ülkemizde DİP DALGASI'nın faaliyette olduğu dönemlerdi. Ulusal güç ve sermaye odakları bu faaliyete geçen güçleri her ülkenin kendi koşullarında mücadele bile etmeden çeşitli ayak oyunlarıyla berteraf etti. Bizdeki mezhep ve sağ-sol çatışmasıyla suikastler idi, gatırlarsınız. Uzatmayayım, sosyal veya kominal birliktelik özlemi PARAYA yenildi. Faşizme değil. Ama bu özlemi yaşayanlar, bağımsızlık ruhlarını hep genç bırakanlar bunun bir rüya olmadığını bilirler. Selam..

Yalnıztürk 
 09.07.2010 9:06
Cevap :
Asla bir rüya değil. Asıl rüya postmodernizmin gerçekleri yok sayan simülaklar dünyasıdır. Hatta buna dayanarak Körfez Savaşı'nın bir televizyon filmi olduğu, aslında yaşanmadığını iddia edenler olmuştur. Katkınız için teşekkürler.  09.07.2010 10:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 628
Kayıt tarihi
: 17.11.08
 
 

1964 İstanbul doğumluyum. Bekarım. Çocuk hastalıkları uzmanıyım. Halkla İlişkiler ön lisans ve İk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster