Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
527
 

Küresel Kapitalizmde neler oluyor?

Küresel Kapitalizmde neler oluyor?
 

Rusya Federasyonu İle Türkiye İş ve Dostluk Derneği


RUTID (Rusya Federasyonu İle Türkiye İş ve Dostluk Derneği), 17 Ocak 2009 tarihinde, Moskova'da; "Küresel Krizin Türkiye'ye Bulaşma Kanalları ve Alınabilecek Tedbirler", konulu bir seminer düzenledi. Seminerin iki konuğu vardı; Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr.İbrahim Öztürk ve Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Bahri Can.

Doç.Dr.İbrahim Öztürk esprili ve akıcı türkçesi ile, katılımcılara küresel krizin sebeplerini ve alınabilecek önlemleri anlattı. Bahri Can ise Rusya ve Türkiye arasındaki taşımacılığın gelişmesinden - Karadeniz üzerinden kurulacak demiryolu bağlantısından- ve Rusya'nın gümrüklerde Türk TIR'larına çıkardıkları zorluklardan bahsetti.

Doç.Dr.İbrahim Öztürk'in göre küresel krizin sebepleri, olası sonuçları hakkında anlattıklarından anladığım ve aldığım notlar şu şekilde:
Finansal kriz artık reel ekonomik krize dönüştü. Kapitalizmin, yeniden tanımlanmaya, yeni bir felsefeye ihtiyacı vardır. Kısa sürede çok para kazanma hırsı yüzünden, kapitalizm kördür, önünü göremez. Ülkelerin gelecek nesillere bıracaklar mirasın, borç yükünün bir sınırı olmalıdır. Obama'nın bundan sonra açıklayacağı paketler de çözüm getirmeyecek, sadece sorunu biraz daha öteleyecek. Çünkü Amerika hala karşılıksız para basmaya devam ediyor.

Krizin başlangıcı 2001 yılına gidiyor. Bu dönemde Amerika'da talep daralması yaşanıyordu. Merkez Bankası faizleri düşürdü ve karşılıksız para bastı. İnsanlar bu ortamda yatırım amaçlı olarak konuta yöneldiler. Bir anda bütün bankalar, konut kredisi vermeye giriştiler. Bu da konuta olan talebi artırdı. Durum böyle olunca da konut fiyatları yükselmeye başladı. 100 dolara satın alınan konutun fiyatı 400 dolara çıkınca, konut sahibi 300 dolar karda olduğunu düşündü. Harcamalarını da ona göre yapmaya başladı. Bir başkası da, yüksek fiyattan konut satın aldı. İnşaat firmaları bu ortamda ihtiyaçtan fazla konut yapmaya başladılar. Bankalar kredi verirken, gerçekten ödeyebilecek güçte olup olmadıklarına bakmadılar. Dolayısıyla krizle birlikte birçok kişi borcunu ödemeyemez duruma düştü. Bu sürecin sonunda mortgage krizi ortaya çıktı.

Peki krize rağmen, neden hala Amerikan doları değer kazanıyor ? Doların değer kazanması, Amerika'nın, doların bol zamanında dünyaya yapmış olduğu yatırımları geri çekmesinden kaynaklanıyor. Bu parayı Amerika'ya çekme 2009 yılının ortalarına kadar devam edecek gibi gözüküyor. Bu sürecin ardından bankalar ucuz faizle topladıkları mevduat hesaplarını, daha yüksek faizle tekrar kredi verme yarışına girecekler.

Türkiye'deki ulusal tasarruf gayrisafi milli hasılanın %16'sı. Türk firmalarının yatırımları ise %24'ü. Bu durumda Türkiye'deki firmalar, büyüyebilmek için dışarıdan para bulmak zorunda. Kriz sebebiyle Türkiye'de enflasyon hedefi 2009 yılı için %7 olarak hesaplandı. Bu son 30 yılın en düşük enflasyon oranı olacak. Cari açık beklentisi de, 50 milyar dolardan, 20-25 milyar dolara inecek. Amerika'ya çekilen para, tekrar yurtdışına çıkmaya başladığında, faizlerin diğer ülkelere göre yüksek olması sebebiyle en iyi alternatiflerden biri Türkiye olarak ortaya çıkıyor. Yani yılın ikinci yarısından itibaren Türkiye'yi olumlu bir hava bekliyor.

Dünyanın yeraltı kaynakları bakımından en zengin ülkesi Rusya ve dünyanın yetişmiş-ucuz işgücü anlamında en önde gelen ülkesi Çin. Doğal kaynaklar ve genç-yetişmiş-ucuz işgücü doğuda. Rızk damarı, batıdan doğuya doğru kayıyor. Bu sebeple Amerika, doğuya yerleşmeye çalışıyor, bir çeşit kumar oynuyor. Eğer kumarı kazanırsa, uzun bir süre daha yoluna devam edecek. Aksi halde tarihin en çabuk parçalanan imparatorluğu olabilir. Rusya ise, petrol-gaz gelirlerinin beklenmedik şekilde artmasından dolayı Merkez Bankası rezervlerini 500 bilyar doların üzerine çıkardı. Rusya eğer bu parayı, üretimi çeşitlendirmek için kullanırsa, ileriye dönük çok önemli bir yatırım yapmış olur.

Kriz döneminde yapılması gerekenler ise; işletmenin yoğun çalıştığı dönemde dikkat edilmeyen deliklerin bulup kapatılması, nakit yönetimi, bütçe hazırlanması, rakip firmaların durumunun takip edilmesi, adalet duygusunu zedelemeden işçilerin ücretlerinde yapılacak indirimler, mevcut müşterileri elden kaçırmamak için daha fazla ilgi ve daha fazla hizmet edilmesi vb. olarak belirtilebilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doç Dr İbrahim Öztürk'ün vermiş olduğu seminerden güncenize almış olduğunuz notları bir bir okudum, bilgiilenmiş olduk, eline sağlık, selam ve sevgiler

Ali Emir KARAALİ 
 19.01.2009 20:46
 

Değerli Murat Çakmak, bilirsiniz, ekonomi sadece ve sadece rakamlarla ifade edilir. Ve basit ifadesi ile arz-taleptir. Bu nedenle ekonominin doğru tarifi "takas" değiştirmektir. Geriye kalan ne varsa işin vitrin süsüdür. Dünyada yaklaşık yedi milyar insan vardır. Bunlarında satın alma güçlerine göre alabilecekleri ihtiyaçları. Yani değişim, satacak ve alacaklar sınırlıdır. Eğer, çok fazla üretirseniz, satamaz, batarsınız. Az üretirseniz de fiyatların artışının önüne geçemezsiniz. Biliyoruz ki, dünyada üretim fazlalığı var. ABD, AB ve Uzakdoğu 7 gün 24 saat üretiyor. İhtiyaç fazlasını (satılmayanı) kim finanse etmekte, ABD hem kendi ülkesinde, hem de Çin'de üretmekte bunu kime satacaklar? Kredi ile beş yıllık satışınızı bir yılda yaparsanız geriye kalan dört yılda ne yapacaksınız? Türkiye'de de sokakta dağıtılan kredi kartları ile vatandaşa olmayan parasını harcattılar. Şimdi bağırıyorlar! "Kriz varrrr..." Var diyorlarsa, vardır herhalde bir bildikleri! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 18.01.2009 8:20
Cevap :
Kriz öncesi Rusya'da dolar 23.6 civarındaydı. Rusya Merkez Bankası, 9 kere, sindire sindire devalüasyon yaptı panik çıkmasın diye. Bu şekilde doları 26 civarında tutabildiler. Ama bu sebeple de kendi rezervlerinde 100 milyar dolarlık bir eksilme oldu. Yılbaşından itibaren kurlara müdahele konusunda daha çekingen davranmaya başladılar. Dolar bir anda 33 rubleye çıktı. Büyük bir bankanıın genel müdürü, yıl sonu dolar tahminini 40 olarak söylüyor. Daha önce de birçok defa krizle-devalüasyonla karşılaştık. Ama bu sefer olay biraz daha farklı. Benim ürküten, bu sürecin sonunda, geçen yüzyılda iki kere olduğu gibi dünya savaşı çıkması. Bu sefer birçok ülkenin elinde nükleer, uzun menzilli silhalar var. Ya da Amerika'nın gerçekten parçalanması ihtimali. Korkumun sebebi, Amerikan hayranlığım değil, bir anda dünyadaki bütün dengelerin değişmesi süreci ! Amerika dağılma süreçinde dünyayı burnumuzdan getireblir. İnşaallah akıl galip gelir de bunlar gerçekleşmez.  18.01.2009 13:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 99
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 2483
Kayıt tarihi
: 28.12.08
 
 

1992 yılından beri yurtdışında yaşıyorum. Moskova Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü mezunuyum. Mosk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster