Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '06

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
2663
 

Küresel rekabet

Ekonomik olarak küreselleşen dünyada, rekabet gücü ve üstünlüğünün önemi, şirketlerin küreselleşme sürecinde ön plana çıkmış ve şirketlerin rekabet anlayışını önemli ölçüde değişimlere sürüklemiştir.

Ekonomik sınırların giderek ortadan kalkmasının, sanayileşmeye etkileri rekabet bağlamında incelendiğinde girişimciliği, Ar-Ge yi, yenilikçiliği ve yatırımları geliştirmek amacıyla şirket yönetimlerinde; bilgi paylaşımı, iş birliği, koordinasyon ve bütünsellik, toplam performansı geliştirici bir ortamın yaratılmasını bir odak noktası haline getirmeyi zorunlu kılmıştır. Kimi zaman şirketler ( özellikle aile şirketleri=patroncu zihniyet ), rekabet kavramının firmalar arası basit bir rekabetin dışında bir şey olduğunu anlamakta güçlük çekmişlerdir. Oysa rekabet, yeni tür bir yapılanma ve güç birliğini yansıtan oluşumlarının, firmaların içinde yaşadıkları değişik üretim sistemlerinin, teknolojik altyapılarının, kurumsal yapıların ve sosyal organizasyonların arasındaki mücadeleyi temsil eder.

Diğer yandan rekabet gücünü, bu günkü küreselliği dikkate alırsak dar anlamıyla, hızla değişen teknolojiye uyum sağlama ve yenilik yapma yeteneği olarak tanımladığımızda, firma düzeyinde bir rekabetten bahsetmiş oluruz. Ülke düzeyinde rekabet edebilmek için, diğer ülkelerin üretimleri ile kalite ve fiyat bakımından yarışabilecek düzeyde olması ve bunu sürdürebilmesi gerekir. Ve firmalar bunu bir rekabet stratejisi olarak şirket yönetimlerine empoze etmeleri ile firmalarını üstün başarıya taşıyabilme fırsatı yaratacaklardır.

Üstün başarıyı en iyi tanımlayan sihirli cümle ise rekabet üstünlüğü olsa gerek. Bu üstünlüğü yakalamanın en virajsız ve kestirme yolu ise: bir, kaynakları en etkili olacakları yerde kullanma; iki, çıkabilecek herhangi bir değişime önceden hazır olup tedbir alma hatta uygulama; üç, tüm kaynakları işletme hedeflerine minimum maliyetle ulaşacak şekilde bölme; dört, yeterli esneklikte iyi bir planlama yapmaktan geçer diye düşünüyorum. Rekabet üstünlüğünü sağlayan rekabet ortamlarını yaratmak ise firmaların ödevi olmalıdır. Nedir bu rekabet ortamı? Rekabet ortamı; maliyet, kalite, hız, hizmet üstünlüğü, sürekli ve hızlı yenilik yapabilme üstünlüğünü gerekli kılmaktadır.

Diğer taraftan firmalar, hitap ettikleri pazarlarda rekabet üstünlüklerini elde tutmak istiyorlarsa müşteri ve rakip merkezli davranmayı ve bu çerçevede seçilecek uygun bir rekabet stratejisini uygulamayı ihmal etmemelidir. Çünkü bu gibi stratejik uygulamalar iş çevresindeki değişimlere ayak uydurmanın bir parçası olacaktır. Bu bakımdan rekabet faktörlerinin doğru belirlenmesi ve oluşturulan stratejinin sürdürülebilir olması firma yönetimine kaynakların doğru kullanılması yol gösterici olacaktır.

Sonuç olarak küresel pazarlardaki parçalanma ve sürekli değişken rekabet ortamları firmaları stratejik yönetim bakımından sürekli ve dinamik bir süreç içine sürüklemiş, firmaların her bakımdan gerek ulusal gerekse uluslar arası örgütsel ilişki kurmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Tüm bu gerekçeler firmaların üretimlerinde AB ve uluslar arası standartlara uyum sağlamasını, çevre ve doğa dostu olmalarını, Ar-Ge ve mesleki eğitim etkinliklerine ayrılan yatırımların artmasını, eskimiş teknolojik alt yapı yenilemesini görmelerini hızlandırmıştır.

AB ile gidilen Gümrük Birliği stratejisi, uluslar arası rekabet gücünün elde edilmesini ve ulusal sanayiinin dış rekabete karşı güçlendirilmesini esas almalıdır. Tıpkı AB ülkelerinde olduğu gibi görünmez engellerle ülke çıkarlarının korunması zorunlu kılınmalıdır. Buradan da Türkiye' de devletin hem ekonomideki rolü hemde gerek mali gerekse reel sektördeki önemi ön plana çıkıyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 830
Kayıt tarihi
: 13.12.06
 
 

Alıp başımı gitmek istedim, her fırsata bir umut verdiğim için. Düşleri yazmam bundan. Karaladığı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster