Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1381
 

Küreselleşmenin nimetleri olarak: Silahlanma, Terörizm ve İsraf

Küreselleşmenin nimetleri olarak: Silahlanma, Terörizm ve İsraf
 

Cumhuriyetimiz 85 Yaşında(AA)


KÜRESELLEŞMENİN NİMETLERİ OLARAK SUNULAN: SİLAHLANMA, İSRAF ve TERÖRİZM İÇİN BİRLEŞELİM

Biliyoruz ki insanlığın binlerce yıl boyunca geliştirdiği birikimler Batı'nın üstün çalışkanlığı ile bugün ulaşılmış olan teknolojik başarılar, bir bütün olarak pek çok tehlikeyi de beraberinde getirdi. Bunların başında önce seri üretime, sonra da otomasyona da bağlı olarak el sanatlarının köreltilesi ve işsizliğin yaygınlaştırlması geldi. Bu arada durmak bilmeyen dev silah sanayii sonucu saldırgan, emperyalist yayılmacılıklar bütün dünyayı kasıp kavurdu. Bu amaçla üç kıt'aya egemen Osmanlı Devleti'mizin de ''hak hukuk, ayrıcalık yapılıyor yapılmıyor'' gibi dayatmalar ile iç kargaşalıklar da kullanılarak, yine üstün silah gücü ile yıkıldığını çok iyi biliyoruz. Amerika ile Rusya dahil Batı Dünyası 1750'lerden bu yana sürdüregeldikleri sanayileşme ile önce sınırdaş ülkelere, sonra da ulaşabildikleri kadar denizaşırı topraklara kadar ilerleyebilmiştir.

Neler oldu oralarda? Öncelikle ''Haçlılık ruhunun da desteği ile'' Maya, İnka Aztek ve yüzlerce Kızılderili topluluklar, milletler tarihin derinliklerine gömüldüler. Bütün zenginlikleri en kaba baskılar ve toplu kali'amlarla onların ellerinden alındı. Köleleştirilen Afrika yanında Hindistan ve çevresi ile Endonezya ve Çin de her türlü hammadde bakımından yüzyıllarca sömürülmüş, boşaltılmıştır. 1600'lerle birlikte durgunlaşan Osmanlı ekonomisi de basiretsiz yöneticiler elinde giderek çökmüş 1750'lerden sonra da 10 milyon kilometre karelik Osmanlı Devleti de bir kaç el sanatları ve atölyeler dışında baştan sona sömürgeleştirilmiştir.

Bu süreçte Batı mallarının sağlamlığı, kişilerinin çalışkanlığı, acımasızlığı ve diplomatik dehaları bütün dünyaya egemen olmuştur. Denizlerdeki egemenlikten gönüllerdeki, fikirlerdeki egemenliğe kadar uzanan Batı; pek çok felsefi, edebi, ekonomik, politik, teknolojik, ideolojik ve demokratik açılımları ile kendisinin vazgeçilmezliği ortaya koymuştur.

Bu arada bütün dünyaya verilen gözdağı da öncelikle Japonlar sonra da insanlık için çok korkunçtur: HİROŞİMA ile NAGAZAKİ'ye atılan ATOM BOMBALARI nasıl unutulabilir! Ne yazık ki aynı yolun yolcuları olarak Rusya, Fransa, Çin, Hindistan, Pakistan ile İran da ''bütün insanlığı bir anda yok'edebilecek bir silah üretimi ile'' pek mutlu, pek gurulu, pek de yenilmez görülüyorlar! Bazıları buna ''meydan okuma'', ''büyük eğilimler'', ''yeni vizyonlar'', ''medeniyetlerin çatışması'' diyor! Batı'nın tek jandarma olmak isteğine; materyalist özde aynı olmakla birlikte felsefi bir aykırılık ile uygulamada karşı çıkan savaşçı Ruslar ''Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri'' bütünlüğü çerçevesinde Batı'nın meydan okumalarına tavır koydular. O da ancak 73 yıl sürdü! Fakat inatçı, araştırmacı, teknolojik gelişmelerin, örgün eğitimin ve diplomasi ile propagandanın babası Batı: Sovyet Rusya'yı da yıkarak dünyadaki üstünlüğünü perçinlemiş oldu. Gerçekte bana göre sinemanın bulunması ile başlayıp, televizyon yayınları ile de etkinleşmeye başlayan TEKNOLOJİ DESTEKLİ KÜRESELLEŞME kendi içinde pek çok sorunu da içinde barındırıyor.

Kısaca Düvel-i Muazzama ile birlikte ABD'nin 250 yıldan bu yana dayatmakta olduğu KÜRESELLEŞME SÜRECİ peşpeşe maddi manevi nice belâları da beraberinde getiriyor! Amerika'nın Kızılderililerden temizlenmesinden, doların egemenliğine, İstanbul'un İşgali'nden Bağdat'ın işgaline, PKK Teröründen 11 Eylül Saldırısına, yoğun silahlanmalara bağlı olarak ortaya çıkan küresel ısınmadan küresel ekonomik krize kadar hepsi KÜRESELLEŞMENİN BELÂSI'dır!

Bu nedenle KÜRESEL ÇAPTA ETKİNLEŞTİRİLMEYE BAŞLAYAN İSRAFIN ÖNLENMESİ İÇİN KENDİMİZCE BAZI ÇIKIŞLAR YAPMAK zorundayız.

Yoksa dünyanın %80'e varan ekonomik ve teknolojik gücü ile ABD ile AB'nin birer avı olmaktan kurtulamayacağız. Bilebildiğimiz kadar tarih bilgilerimize bir de çevremizde olanlara bakmamız yeter.

Bu konularda haklı olmayı güçlülere teslim edenlere; onlarla her alanda İŞBİRLİĞİ YAPMAK İÇİN CAN ATANLARA ise AYRICA ÇOK AĞIR SÖZLERİMİZ OLACAKTIR!
Bilelim ve bildirelim ki insanoğluna yöneltilmeyen İMKANLAR yerine ÜRETİLEN HER BİR SİLAH, TERÖRİSTE SUNULAN HER BİR HİZMET VE KOLAYLIK NİCE SAVAŞLARDA OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE GELECEKTE DE İNSANOĞLUNUN CANI PAHASINA YAPILAN CANİYANE EYLEMLERDİR.

Bu tür eylemlerin de ne yazık ki HALKLARININ BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU MÜSLÜMANLARIN OLUŞTURDUĞU devletlerin SINIRLARI İÇERİSİNDE tezgahlandığını biliyoruz.

11 Eylül Saldırısı'ndan sonra ABD'de her hangi bir yerde TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE İLİŞKİLİ bir tek TEDHİŞ EYLEMİ oldu mu?

Aynı soru tek tek Almanya, Rusya, İspanya, Fransa ve İngiltere için de sorulabilir!

Hiç bir zaman olmasını istemesem de sormak zorundayım:

İster ABD'de ister AB'de evlerde, sokaklarda, caddelerle, karakollarda, ıssız yollarda bir tek BOMBA PATLADI, BİR TEK CAN KATL'EDİLDİ Mİ?

Oysa bizde oluyor!

Aynı şekilde FİLİSTİN 50 yıldan beri kan ve barut kokuyor!

BEYRUT ben beni bildim bileli kaç kere yandı, yakıldı!

KIBRIS 'taki Türk soykırımı 1974 Barış Harekatı'ndan sonra durdu. Fakat ''adil bir çözüm bulunamaz ise'' gelecek yine de karanlık!

IRAK'ta bomba patlamayan il de ilçe de yok! Irak'taki ABD işgalinin sonu ne olacak?

Dünyanın en uzun ömürlü TERÖR ÖRGÜTÜ olmaya namzet PKK istediği yerde istediği anda; bazan da ''eş zamanlı olarak'' çoğu bombalı, silahlı her türlü eylemi yapabiliyor!

Kafkasya durulmuyor; binlerce yıllık akrabalıklar, dostluklar, ortaklıklar bitti!

Balkanlar'ın acılarla dolu kaderi şimdilik durulmuş gibi görülse de geleceğe umutla bakanların sayısı hiç de azımsanacak kadar değil!

Birlik beraberlik ve kalkınma yolundaki Sudan'da her türlü ayrılık körükleniyor; elleri sopalı nice canların ellerine umulmadık silahlar tutuşturuluyor!
Hindistan, Pakistan, Endonezya, Mısır da bu tür sinsi eylemlerden dolayı iç huzuru bulamıyorlar!

Aynı durum Afrika'nın bir kaç ülkesinde de yaşanıyor!

Bazı lobilere kalsa Türkiye Cumhuriyeti bir anda yıkılıverip her türlü varlığı, bir anda üleşilmek isteniyor!

Ne yazık ki 1990'dan beri ülkemiz de sanırım, dünyada ''sivileri resmen silahlandırılmış en çok ruhsatlı tabancalı tüfekli adamların yurdu'' oldu!

Her nasılsa vatandaş yemiyor içmiyor; tapu gibi belgeleri de elinde; beğendiği, gücünün yettiği Batı Menşe'eli bir silahı alıp gidiyor evine!

Köyündeki 70'lik annesine bile tabanca ruhsatı çıkartan birini görmüştüm ben 1993'te!

Yoksulların, fakirlerin, evsiz barksızların, hastaların, yalnızların, mahkûmların, yüksek faizden dolayı karnını doyuramayanaların; açlıktan derileri kuruyan insanların ve hayvanların varlığını hepimiz biliyoruz!

İşte bu nedenle BUNCA KESİMİN HAKKI OLAN YAŞAMA HAKKINI:

SİLAHLARA YATIRANLARIN, BİNLERCE NİFAK TOHUMLARI ÜRETEREK HER TÜRLÜ AYRILIĞI GAYRILIĞI ve SİLAHLARI AÇIKTAN AÇIĞA veya SİNSİ SİNSİ, MÜMKÜN OLDUĞU KADAR DA KENDİ SINIRLARI DIŞINDAKİ ALANLARA SÜRENLERE ''DURUN YETER ARTIK!'' DİYEBİLMEK İÇİN KÜRESELLEŞMENİN KÖRÜKLEDİĞİ İSRAF KONUSUNDAKİ hassasiyetlerimizi göstermek zorundayız.

Çünkü hiç bir PLATFORM'da; o görkemli toplantılarda, gizli kapaklı her işin, her türlü politikanın gelecek yıllara yayıldığı TUTANAKSIZ o görüşmelerde BU KESİMLER HİÇ BİR BİÇİMDE SÖZ KONUSU DEĞİLDİR!

Olsa olsa DOLAYLI OLARAK öpüp başlarına koysun o milyarlarca kişi de ONLARIN KARAR ARTIKLARINI TEK TEK!

Konumuz gereğince KUR'AN'daki bir ayeti kendimize şiar edinelim istiyorum:

EY ADEMOĞULLARI... YİYİN İÇİN FAKAT İSRAF ETMEYİN. ALLAH İSRAF EDENLERİ SEVMEZ. (KUR'AN ÂRAF 31).

Bütün günahlarımızdan, hatalarımızdan, kusurlarımızdan dolayı ALLAH bizi affetsin.

Umarım bu çıkışımızla ZALİMLERDEN ile ONLARIN SADIK İŞBİRLİKÇİLERDEN BAŞKA kimseleri incitmeyiz.

Bu bakımdan AZGIN KÜRESELLEŞMENİN BÜTÜN EYLEMLERİNE ve KÖRÜKLEMEKTE OLDUĞU İSRAF EKONOMİSİNE KARŞI BİRLİK OLMALIYIZ.

İnsanlığın canına da malına da KAST'EDEN SİLAHLANMA ile ONUN PATLATMA ARACI OLAN TERÖRİZME KARŞI DA birlik olmalıyız!

Unutmayalım ki yediğimiz her lokmada önce komşularımızın sonra da halka halka dünyanın dört bir yanındaki yoksulların hakkı vardır.

Düşüncelerimizi, alıntılarımızı, israf konusunda yaşadığımız olayları, kıyaslamalarımızı, gözlemlerimizi İNSANLIĞIN SAĞLIĞI, BARIŞI, HUZURU için yaymaya, çevremize, ilgililere yetkililere duyurmaya çalışalım.

Bu KUTSAL eylem için maddi manevi katkıda bulunan ve katkıda bulunacak olan herkese topluluğumuz adına en içten teşekkürlerimi sunarım.

Her şeyden önce vicdanımızın sesini dinleyerek; evrensel düşünce hürriyeti çerçevesinde İNSANLIĞI TEHDİT EDEN KÜRESELLEŞME ile onun acımasız uzantıları olan SİLAHLANMA, İSRAF ve TERÖRİZM karşısında seslerimizi yükseltelim.

Yayın alanımıza, tartışmamıza hoşgeldiniz, şeref verdiniz!

Esen kalınız.

Ömer F YILMAZ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

11 Eylül sonrası AB ve Rusya'da cana kasteden terör olayları olmuştur. Daha birkaç gün önce İspanya'da bir üniversite içinde bombalı araç patlatıldı. Ayrıca dünyanın kötü hallerinden küreselleşmeyi sorumlu tutmak bence hatalı bir sosyolojik yaklaşım. Sorumlu insanıın çıkar kavgasıdır. Küreselleşme aslında milletleri birbirine bağlayan ve bu yüzden barışı zorunlu kılan bir sistematik gelişimdir. Henüz başında olduğu için kıymeti anlaşılamıyor. medeniyetlerin iç içe geçmesinden doğacak sentez henüz oluşmuş değil; ancak geri dönülemeyecek kadar da ilerleme olduğundan küreselleşmenin dışında kalmak pek olası değil. Bunun için yalnızlığı ve onun getirisi olan yoksulluğu peşinen kabul etmek gerekiyor. Küba bile dayanamıyor, dünyaya açılıp diğer sistemlerle ekonomik ve sosyolojik işbirliğine yavaş yavaş giriyor. Bunun en açık örneği, Küba'da bireysel bilgisayar kullanımına ve cep telefonlarına izin çıkmış olmasıdır. Kübalı doktorlar Latin Amerika'da çalışma karşılığında uygun petrol alınmakt

Muharrem Soyek 
 01.11.2008 14:03
Cevap :
Muharrem Bey çağımızı yorumlama denemem konusundaki bu katkınız için teşekkürü bir borç bilirim.Belirtmiş olduğunuz, 'Küreselleşme aslında milletleri birbirine bağlayan ve bu yüzden barışı zorunlu kılan bir sistematik gelişimdir.Henüz başında olduğu için kıymeti anlaşılamıyor. Medeniyetlerin iç içe geçmesinden doğacak sentez henüz oluşmuş değil' yargınıza yürekten katılıyoru.Ne yazık ki bu konuda bütün olumlu küresel gelişmelere karşı; silahlar patlatılmasın toplatılsın,silah fabrikaları kapatılacak kapatılıyor, terörizm insanlık suçudur,o ülkenin terör sorunundan bana ne demek yerine elbirliği ile bütün terör odakları ortadan kaldırılsın ancak sağ yakalananlarında hukuk çerçevesinde yaşaması sağlansın diyen var mı hiç yöneticiler arasında?Kimim eli kimin cebinde belli mi?İhaleler, komisyonlar,talanllar,rantlar,kaçakçılıklar,kara para gibi konularda etkin mücedele ya da şeffaflık var mı?Ayrıca israftan kâr sağlayana iki yüzlüler de o kesimin içerisinde değil midir? Teşekkür kardeş...  23.05.2013 16:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 966
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster