Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
109
 

Küreselleşmenin nimetleri

2012 ye girince biraz geçmişe yolculuk yaptım. Ne de olsa bir yaş daha büyüdük. Çocukluğumu anımsadım.

Ah ne güzel günlerdi o günler. Sorumluluk yok, yaşam kavgası yok. Anneciğim, babacığım yanımda. Kalabalık aile. Kardeşlerinle gayet mutlusun. Tek sorumluluk okul ve dersler. Şimdiki gibi aşırı sınav maratonu da yok.  Okulda da her şey toz pembe .

İlk Öğretimde Ocak ayının ilk haftası yerli malı haftası olarak kutlanırdı. Sevinerek okula koşardık. Her öğrenci evinden okula meyve, kuru yemiş götürürdü. Okulda eğlenirdik. Zevkle yer içerdik. Bu anlamda  yerli malı kullanmanın önemi üzerinde durulurdu. Aynı zamanda tasarruf fikri aşılanırdı. Her birimizin kumbarası vardı. Tutumlu olmak için harçlıklarımızı biriktirirdik.

Tek slogan YERLİ MALI TÜRKÜN MALI, HER TÜRK ONU KULLANMALI   idi.

Şimdi öyle bir hafta var mı acaba ? Sanmıyorum.Yerli malı ürün arıyoruz. Bulamıyoruz. İsimleri hep Türkçe ama kendileri yabancı. Deterjanlarımız, yağlarımız, büsküvilerimiz, sütlerimiz, gazımız, benzinimiz daha neler neler hep başka ülkelerden geliyor veya yabancı şirketler tarafından yapılıyor veya üretiliyor. Zaten öyle bir özenti var ki. Neredeyse mağazaların, marketlerin iş yerlerinin çoğu yabancı isimli veya çok uluslu şirketlere ait. Televizyon kanallarının isimleri bile yabancı.

Çarşıda gezerken bazen şaşırıyorum. Acaba yabancı ülkede mi geziyorum diye. Yediklerimizi, içtiklerimizi tartışıyoruz. Doğal besin bulmak zor.  Eski damak tadınızı bulabiliyor musunuz? Hayvan yemlerimiz , tohumlarımız bile dışardan geliyor. Tarım ve hayvancılık ülkesi olan yurdumuzda herşeyi ithal ediyoruz. Büyük baş hayvanlar bile ithal ediliyor.

Ben bunları 1980 sonrası uygulanan politikalara bağlıyorum. 'Tüketim toplumu ol. Sürekli tüket.' Bize dayatılan bu. Bu olayı da Küreselleşme diye yutturuyorlar.

Küreselleşme, 'Dünya pazarlarının tek pazara dönüşmesi', 'Ticaretin ve sermaye akımlarının serbestleşmesi' olarak tanımlanıyor. Küreselleşmenin başlangıcında bütün Dünyada özelleştirmeler yapıldı. Yurdumuzda özelleştirmeler sonucunda stratejik öneme sahip enerji, telekominikasyon gibi sektörler uluslararası şirketlere satıldı. Bu kuruluşların hemen hemen tamamı kar eden şirketlerdi.

Çok uluslu şirketler daha düşük maliyetle dünyanın her yerinde üretim yapabilmekte ,daha fazla kar etmektedir..  Bizim yerli küçük esnafımız, tüccarımız, üreticimiz  tabi ki büyük şirketlerle rekabet edememektedir. İşsiz sayısı daha da artmaktadır.

Sonuç olarak bana göre küreselleşme bizim gibi az gelişmiş ülkeler için İŞSİZLİK VE YOKSULLUK demektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"İşsizlik ve yoksulluk"... Küreselleşmenin sonuçlarına bir de kültür yozlaştırılmasını eklemek gerek diye düşünüyorum. Bir ara kafayı taktım, şu yabancı firma gitme, bu yabancı gitme, mümkün değil kurtulmak!.. Artık vaz geçtim. Ne farkeder bilmiyorum ama BİM'lere hala gitmiyorum. Sevgiler, aydınlık selamlarımla.

derinmavi.. 
 23.02.2012 9:35
Cevap :
Teşekkürler. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Marketlere giderken düşünüyorum. Yerli market bulmak zor. Ben de Bim ve türevlerine gitmiyorum. Kar eden tüm şirketlerimiz satıldı. Bunlar beni çok üzüyor.Elimizden gelen bir şey yok.Şimdi sıra orman arazilerine geldi...Sevgilerimle canım arkadaşım...  23.02.2012 21:20
 

Bizler eskidik, yıllar eskidi! Şimdi teknoloji ve esirleri olduk, tabii gençler daha fazla. Bazı ülkelerin, üzerimizde oynadıkları oyunların sonucu. Obez olmuş çocuklar yetişiyor ve radyasyona sürekli maruz kalıp da ilerde beyinlerinde kim bilir ne arazlar çıkacak gençler!Hani bizlere söylerlerdi ya eskiden!''Ah bizim zamanımızda diye'' Şimdi bizler söyler olduk amma haklıyız. Sevgilerimle arkadaşım.

Ay Şen 
 17.02.2012 18:44
Cevap :
Teşekkürler Ayşen Hanım.Haklısınız.Tabi bir de o boyutu var.GDO lu yiyecekler,radyasyon...Konu çok kapsamlı.Eksiklerimi giderdiniz.Sevgilerimle...  19.02.2012 14:22
 

Bizi de okyanusların içine çekip büyük balıklara yem edecekler...selamlar...

Mesut Selek 
 12.02.2012 23:29
Cevap :
Teşekkürler Mesut Bey. Aynen söylediğiniz gibi. Konu çok ayrıntılı. Ben yalnız bir kısmına değindim. Katkılarınız için sağolunuz. Esenlik dileklerimle...  13.02.2012 11:12
 

Merhabalar..Sevgili hocanım "yurttabirgül" hanım.:-) Önce geç geldiğim için sayfanıza özür dilerim...Zira dün gece ADANA'ya dönebildim..:-) Evet konumuz KÜRESELLEŞME ve getirdiği NİMETLER.. YERLİ MALI, TÜRKÜN MALI.. HERKES ONU KULLANMALI.. Çok iyi hatırlıyorum 1960 - 1970 yıllarında HER YIL okullarda YERLİ MALI HAFTASI olurdu. Ancak tabii şimdi 2012 yılı.. RENKLİ TELEVİZYON - CEP TELEFONLARI - MİNİ BİLGİSAYARLAR - İNTERNET - DİJİTAL CİHAZLAR...V.S...V.S.. O devirlerden bu devirlere geldik... GLOBAL EKONOMİ hem ülkelere zarar hemde kar getirdi, kendi açılarından tabii ki.. Ancak şu varki zarar mı? kar mı? O uzun görüş ve yorumlara açık bir konu, ancak 1970'li TÜRKİYE ile 2012'li TÜRKİYE arasında çok çok büyük farklıklar var bence tabii ki. Yani (+) yönde, ancak insanlık ve münasebetler ise malesef ki (-) yönde olması üzücüdür.Gönül isterki DÜNYA'da bizler hep birinci olalım, ancak malesef ki bu teknoloji ve ekonomik ortamda bu da pek mümkün görünmüyor şu anda.:-( Selamlarımla, NK-ADANA

Necip Köni - Adana / TR 
 11.02.2012 16:47
Cevap :
Teşekkürler Necip Bey,Benim eksiklerimi de tamamlamışsınız.Size katılıyorum.Artıları da çok ,eksileri de.Dünya da olan biteni anında öğreniyorsunuz.Gizli saklı kalmadı.Cep telefonları,bilgisayarlar...Hepsi çok güzel.En büyük eksisi insanların yalnızlaşması...Esenlik dileklerimle...  12.02.2012 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 83
Ort. okunma sayısı
: 786
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

Emekli matematik öğretmeniyim. İzmir'de yaşıyorum. Okumayı çok seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster