Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
269
 

Kurmalı Saat Üzerine Kurduklarım

Kurmalı Saat Üzerine Kurduklarım
 

Geçende bir arkadaşım, yurt dışından kendisine hediye gelen saatini bana hediye etti. Saatin en önemli özelliği "kurmalı" olması. Yani klasik pili ya da harekete duyarlı kinetik saatlerden farklı.

İlk başta hediye alma sevinci dışında birşey hissetmedim.
Fakat saati koluma taktıktan kısa bir süre sonra beni değişik duygular içine soktuğunu farkettim. Farklı bir mutluluk ve farklı bir heyecan hissetmiştim.

Birkaç gündür anlamlandıramadığım bu hâlet-i ruhiyemin sebebini sonunda buldum.
Bu saat beni eskilere götürmüştü. Teeeyyy çocukluğuma.

O zamanlar ilk okula yeni başlamıştım. Bir çok arkadaşım saati öğrendiği halde ben öğrenememiştim. Ama yine de babamdan saat almasını istiyordum.

Birgün babam, "saati öğren saat alacağım sana" dedi. Ve bende öğrendim. :)
Sonra vakur bir şekilde babamdan hakkım olanı istemeye gittim.

Babam o zaman çıkardı kolundaki emektar "kurmalı saati" bana verdi . Çok eski ve babamla anıları olan bir saatti. (Kaybetmeseydim muhtemelen şuan antika olarak satabilirdim :) )

Babamın bu hareketi beni çok mutlu etmişti.
Çünkü ne yalan söyleyim, üç kuruşluk plastik bir saat alır diye bekliyordum babamdan.
Ama o kendi saatini vermişti bana, ben yani "ADAM" saati vermişti.

Artık çocuk değildim demekki adamdım. Sonra saati nasıl kuracağımı, takvimi nasıl ayarlayacağımı öğretti.

Kurmalı saatin bir takım hususiyetleri vardı. Öncelikle her gün kurmak zorundaydım. Aslında babam daha o yaşta basit bir saat üzerinden sorumluluk duygusu veriyordu bana. O saati her gün kurmak benim sorumluluğumdaydı artık. İlerleyen yaşlarda bir şey daha öğrendim bu saatten. Zaman sürekli akıyordu, hareket halinde idi ve eğer zamanı kaçırmak istemiyorsa insanoğluda hareket halinde olmalıydı.

Her gün kurulan saati gibi, her gün yeniden kurmalıydı kendini. Her gün yeniden doğmalıydı.
Bir de sesi vardı o saatin beni benden alan. Tik tik tik seri bir şekilde hızlı hızlı atan saniyenin sesi. Çok Heyecanlı bir kalp gibi atıyordu. Adete her gün heyecanla sarıl işlerine, enerjini hiç düşürme diyordu.

Pilli saatlerde imkanı yoktur bu musikiyi duymanın.
Pili saatleri, sırf maaş için çalışan insanlara benzetirim. Heyecanını kaybetmiş insanlara benzetirim.
Kurmalı saat ise, işini aşkla yapan bir sanatçı, bir mimar, bir öğretmen, bir hizmetçi gibidir. Velhasılı heyecanı kaybetmeyen kişileri temsil eder adeta.

Ne konuşturdu bir saat bizi demi.
Hülasa herkese saatler olsun vesselam. :) 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 19.02.17
 
 

Soğuk bir kış günü, tarihi illerimizden Kastamonu'nun, şirin ilçesi Taşköprü'de gözlerini dünyaya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster