Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1232
 

Kürt açılımına hukuksal ve siyasal bakış

Kürt açılımına hukuksal ve siyasal bakış
 

Hükümetin Kürt açılımı konusunda herkes bir görüş belirtmektedir. Daha henüz içeriği bile belli olmayan sadece il, ilçe, ve köy isimlerinin Kürtçe olarak değiştirilmesinin dışında herhangi bir öneri sunmayan hükümet, destek turlarına siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları ile sürekli temasta bulunarak devam etmektedir. Buradaki amaç, anayasa değişikliği konusunda toplumsal uzlaşmayı sağlayarak asli kurucu iktidar gibi yeni bir anayasa değişikliği yapmaktır. Bu anayasa değişikliği Türkiye Cumhuriyetinin üniter (tek) devlet sistemini tamamen ortadan kaldıracak bir yapıya doğru götürmektedir. Medyamızda, terör örgütlerinin söylemlerine paralel biçimde uyan haberler ile Halkın nabzını yoklamaktadır. Birçok kesimin Kürt açılımına destek olarak belirttiği açıklamalarda
üniter devlet yapısını bozulmaması gerektiğini de üzerine basa basa söylenmesine rağmen küresel medya gücü, bilgi kirlenmesi yaratarak toplumu yavaş yavaş federasyon yapısına geçişi psikolojik olarak alıştırmakta destek veren kişi ve kuruluşları Hükümet yanlısı olduğu izlenimi verilmektedir.

Akp Hükümeti Kürt açılımı konusunda bütün partilerin onayını alsa ve sivil toplum kuruluşlarında uzlaşma sağlasa bile 1982 anayasasının temel ilkelerini değiştiremez. Yani sınırsız anayasa değişikliği yapamaz. Peki neden Kürt açılımı bu kadar tehlikeli bir durum arz etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, yapısına göre üniter devlettir. Yani tek devlet, tek dil (Türkçe), tek millet (Türk milleti), tek bayrak, tek başkent olarak yer almaktadır. Bu sistemi Atatürkle Kurtuluş savaşını yapan bağımsız Türk Halkı karar vermiştir. Bunun dışındaki sistem, federasyon veya konfederasyon yapısındaki devlet sistemidir. Osmanlı devleti de federasyon bir devlettir. Yani bu devletlerin içinde en az iki ve daha fazla devlet bulunmaktadır. Yugoslavya, Irak, Britanya Krallığı gibi. Bazı ülkelerde devlet olarak değil bölge veya eyalet olarak ismi geçmektedir. ABD, Almanya, Osmanlı gibi. Federasyon yapısında alt devlet veya eyaletlere Federe Devlet denilmektedir. Federe devletlerin kendi meclisi vardır, belli konularda kendi karar alır bazı konularda ise üst yapı olan Federasyon devleti karar vermektedir. Küresel güçler federasyon sisteminde kendine uygun kararları kolayca geçirdikleri herkesçe bilinmektedir. İki (veya daha fazla) millet, iki dil, iki bayrak söz konusudur. Eğer bu sisteme geçiş planı hükümetçe söz konusu ise AKP Hükümeti, açık olarak halka bu hususu anlatmalıdır. Osmanlı Devletinde federasyon sistemi olduğundan Osmanlıcılık fikri empoze edilerek devamlı olarak medya tarafından halka pompalanmaktadır. Dünyada iki milletli, iki dilli veya iki bayraklı üniter devlet sistemi bulunmamaktadır. Ayrıca her federe devletin, her zaman bağımsızlık hayali kurduğunu unutmamak gerekir. İzmir ilimiz büyüklüğünde olan ve Sırplarla etle tırnak gibi yaşayan Karadağ ülkesi bile kısa bir süre önce bağımısızlık ilan ettiği unutulmamalıdır.

TC 1982 Anayasası katı bir anayasadır. Yani bazı maddelerinin değiştirilmesi zor, bazı maddelerin ise hiçbir şekilde değiştirilmesi söz konusu değildir. Bu değiştirilemeyecek maddeleri ancak darbe, savaş gibi yolla değiştirilmesi söz konusudur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde de asli kurucu iktidar (anayasayı yapan) hep savaş veya darbe sonucu anayasa yapmıştır. Şuan yürürlükte olan 1982 anayasasının 2 ve 3 maddesi TC nin üniter devlet yapısını ortaya koyan en temel maddelerdir. Anayasanın da 4. maddesi de bu temel maddeleri değiştirilmesi engelleyen ve hatta teklif dahi edilemeyeceğini belirten ve üniter yapıyı garanti altına alan en önemli bir maddedir. AKP hükümetinin, Kürt açılımı söylemlerinin içeriği teker teker açıklandığında üniter yapıyı bozan veya sarsılmasını sağlayan bir anayasa değişikliğine gitmesi söz konusu olması durumunda, Kürt açılımı ile ilgili anayasa değişikliğine gittiği takdirde (teklif sunması dahi yeterli olacaktır) toplumda uzlaşı söz konusu olsa dahi Anayasa Mahkemesi tarafından KAPATILMASI söz konusu olacaktır. Kürt açılımı ile ilgili maddeler meclisten geçse dahi Anayasa Mahkemesi tarafından şekil yönünden iptal edilmesi söz konusu olacaktır. Geçmişte Türban nedeniyle yapılan anayasa değişikliği, 1982 anayasasının temeli olan 2 maddesindeki laiklik ilkesine aykırı olması nedeniyle iptal edildiği akıllardadır. Hukukçu olan sayın Bülent Arınç’ın Kürt açılımı konusunda “hükümet büyük risk almıştır” şeklinde beyanları da Hükümetin bu hususu bildiği anlaşılmaktadır. İster bu görüşlere şahsi yorum deyin, ister medyanın gazına gelerek hakaret edin hukukun bu durumu emrettiği açık ve nettir. 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonra AKP Milletvekili Zafer Üskül’ün “anayasadan Atatürk’ün çıkarılması gerektiği” beyanları hep federasyon sistemine geçmenin altyapısını oluşturan gizli planların varlığının belirtisidir.

Avrupa Birliği bir federasyon devlettir. Avrupa Birliğine girmek içinde 1982 anayasasının 2, 3, 4 maddelerinin de değiştirilmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği bizi federe devlet olarak kabul etmesi için de Anayasamızın 2 maddesindeki “Atatürk ilkelerine bağlı” cümlesinin kaldırılması ve anayasamızdan Atatürk’ün tamamen kaldırılması gerektiğini her defasında söylemektedirler. Her ne hikmet ise medyamız, bu söylemleri halkımıza açıklamamaktadır. Halkımızı yanıltarak veya psikolojik savaş yoluyla aldatarak değil , açıkça halka , milli bir devlet mi istiyorsunuz yoksa federasyon devleti mi istiyorsunuz diye sorulması gerekirken siyasi iktidar tarafından aşama aşama federasyon sistemine geçilmesiyle toplumsal ayrışmanın ortaya çıkacağı aşikardır.

1982 anayasasını yasal yolla değiştiremeyeceğini bilen küresel güçler, Kürt ve alevi açılım dayatmaları ve demokratikleşme yalanı ile toplumsal ayrışma yaratıp (1977-1979 gibi) darbe ortamı hazırlayarak 1980 de olduğu gibi askeri ele geçirerek istediği Atatürksüz bir Anayasa yaparak Orta Asyadaki enerji alanlarını ele geçirmek için , federasyon sistemi olan Büyük Türkiye Cumhuriyeti adı altında Kürdistan, Ermenistan ve Türki Cumhuriyetlerininde içinde olduğu ABD mandacı bir devlet yaratmak istedikleri açık ve net ortadadır. Enerji alanlarının %80 i Türki Cumhuriyetlerindedir. Bu ülkelerinde Sovyet rejiminden yeni çıkması ve halkın dini unsurları bilmemesi nedeniyle halkı belli cemaatlar vasıtasıyla evrim sürecine sokularak muhafazakarlaştılıp Büyük Türkiye Federasyonuna bağlanması için zemin hazırlama sürecine 1991 yılından itibaren başlanmıştır.

İleriki zamanlarda milli devlet mi yoksa federasyon devleti mi olacağımızı, dünya devlerine karşı Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı kazanmış yüce Türk Milleti karar verecektir. Ey Türk Halkı 1919 da Kuvayi Milliye ile Türk bağımısızlık hareketini yapan halka çeteci, Kurtuluş savaşı yapan Mustafa Kemal'e terörist deyip ölüm emrini verenler mandacı zihniyet ve küresel sermaye güçler olduğunu unutmayınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız güzel ve açıklayıcı. Öncelikle bunun için teşekkür ederim. Fakat hukuksal olarak (ki sanırım hukuki olması gerekir) bir demokratik açılımın nasıl olup da federasyona ve bölünmeye gittiğini anlayabilmiş değilim. Yazınızda bunun hukuki bir yönüne rastlayamadım. Daha çok 1982 anayasasının ne kadar statükocu olduğundan bahsetmişsiniz. Ayrıca bir hukukçunun 1982 anayasasını savunabiliyor olmasını da son derece üzücü buluyorum. (Umarım ki ortada bir yanlış anlama söz konusu) Eğer daha demokratik bir ülke olmak için çaba sarf etmeyeceksek, meclisi kapatalım. Hiç olmazsa geriye de gitmeyiz. Eğer daha ileri gitmek için adımlar atacaksak biraz cesur olalım. Kürt Sorunu ile ilgili olarak yazmış olduğum çeşitli yazıları okuma fırsatınız olursa sanırım demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Saygılar Necati Şekkeli

Bilinmeze doğru 
 31.08.2009 19:00
Cevap :
Sayın Şevket bey ben 1982 anayasası iyi veya kötü demiyorum. ana fikir ve kuruluş bakımından Atatürk İlke ve inkilapları doğrultusunda hazırlandığını ve değiştirilmesi zor olduğu veya hiç olmadığını belirtiyorum. anayasa hukuku açısından başka kimlikteki insanlara dil,eğitim hakkı veremezsiniz. Hukuk bunu emreder. iyi yada kötü eleştirmesi ayrıdır. o yorum olur demek istediğim budur. ayrıca siz üniter devlet neden oluştuğunu öğrenirseniz sevinirim. Özellikle anayasanın 2ve 3. maddesinde yazar. eğer Kürtlere dil hakkı verirseniz üniter devlet yapısını bozarsınız ve diğer alternatif federasyon sistemine geçmeniz gerekir.Bölünme de bu şekilde olur.Size tavsiyem yapılarına devlet sistemlerini okumanızdır. bunlar gazetelerde yazmaz .  01.09.2009 10:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 9783
Kayıt tarihi
: 05.07.09
 
 

1978 Lüleburgaz doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Lüleburgaz'da tamamladım. İstanbul Üniver..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster