Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
325
 

Kürt çalıştayı

Kürt çalıştayı toplandı Polis Akademisinde.

Çözüm aranıyor.

Samimiyse, aramak da bir sorumluluk ve vatanseverlik göstergesi.

“Önce dağdan insin PKK, devletin şefkatli kollarına bıraksın kendini” şeklindeki İsmet Abi formülü laf-ı güzaftır. Geçmişte de bugün de çözüm istemiyorum demenin bir başka şeklidir. Geçerliliği yoktur çünkü otuz yıldır silah bırakma, PKK cenahında hiç gündeme gelmedi. Bunca karşılıklı kayıptan sonra gündeme geleceğe de hiç benzemiyor.

Çözüm istememek de bir çözümdür belki de.

Sesi çatallanıyor, konuşmuyor, kükrüyor, haykırıyor Bahçeli.

“Önce dağdan insin teslim olsunlar” Tamam Sayın Bahçeli.Çözüm mözüm istemiyorsunuz. Haklı da olabilirsiniz ama bunu açıkyüreklilikle deklare edin bari. Şehit cenazeleri yakmıyor canımızı deyin. Milyonlarca dolar para kaybı da zerre kadar önemsiz.

Hem zaten çözülürse bu PKK sorunu Kürt milliyetçiliği zayıflarsa Türk milliyetçiliği de güç kaybedecek Beslendiğiniz damar Kürt milliyetçiliği ve şovenizmi sizin oylarınızı düşürecek. Ortalama bir zeka sizin tavrınıza götürür insanı haklısınız. Niçin oy kaybedesiniz ki?

Yine MHP mert davranıyor çözüm istemiyor aşikar.

CHP n in ise kafası karışık.Sosyal demokrat dünya görüşü barışçıl çözüm önermeli.

CHP sosyal demokrat mı? Çözüm istiyorum diyor ama …Amadan sonra söyledikleri çözüm istemediğini koyuyor ortaya. Ne istiyorum diyor ne istemiyorum .

Şimdi fikrimi söylüyorum ben. Sorunu, cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı, MİT, muhalefet liderleri bir araya gelmekle çözemez .Samimiyetle çözüm aranıyorsa masaya kabul edilebilir kürt temsilcileri alınmalı. Ben artık yitirmeye başladım umudumu gerçi.

Diyelim ki DTP yi aldınız masaya yine çözülemez. Dağdaki puşili”benim liderimi alın masaya” der. DTP yi temsilcisi olarak görmez.

Savaşa devam .

Masaya Öcalan’ı bile alsanız dağdaki adam “zor altında bırakıldı, Öcalan anlaşmaya zorlandı, ölüm tehdidi altında “der.

Savaşa devam .

Hadi diyelim ölüm tehdidi altında olmadan hür iradesiyle”silahları bırakın “diye seslendi Apo dağdakine. Dağdaki de buna inandı.

Olsun savaşa devam. Orada dağlarda otuz yıldır kurdukları, alıştıkları, doydukları bir hayat var. O hayattan vazgeçmezler.

Savaşa devam.

Hadi diyelim dağdaki inandı ki düz ovaya inince işi aşı hazır. Devlet bunu sağlıyor.

Yine olmaz. Bu kez de bir takım unsurlar biz kendi devletimizi kuracağız der.

Savaşa devam.

“Bu kurtuluş savaşı, özgürlük kavgası” der der der

Esir Kürtlere, dışlanmış Kürtlere, yasaklanmış Kürtlere, işkence görmüş Kürtlere, şehit Kürtlere inandıkları sürece başkaldırı bitmez.

PKK Kürt isyanlarında bir ilk değildi korkarım son da olmayacak.

Ne zaman son bulur bu isyanlar bu Kürt kalkışmaları, ben söyleyeyim bir daha.

Kürt kendini

Türkiye Cumhuriyetini kuran

Türkiye Cumhuriyetinin asli unsuru olarak gören

Türkiyeli olmaktan gurur duyan

Batıda güneyde kuzeyde potansiyel tehlike olarak görülmeyen

TCnin ikinci sınıf vatandaşı olarak görülmeyen

Dilini kültürünü özgürce yaşatan gibi hissederse, bu devlet tarafından onlara bu hissettirilirse dağa çıkmaya gerek kalmaz.

Bu devlet benim bu vatan benim diyorsa yeni devlet, federasyon, özerklik, otonomi vs anlamsız bir çaba haline döner destek bulamaz.

Yine de tüm bunları sağlamak onlarca yıl gerektirir.

Ezcümle, işimiz zor. Açılım maçılım da laf- ı güzaftır.

Sorunu , sorunun derinliğini algılayan makam sahibi ya yok, ya da korkusundan sesini çıkaramıyor.

Tarihimiz sürekli Kürt isyanları ve onların bastırılmasıyla doludur.

İsyanlar neden bu kadar çok ve neden böylesine taraftar buluyor?

1806 da başlayan isyanları düşündükçe Türkle Kürdü birbirine entegre etme uğraşı beyhude mi diye düşünüyorum .

Son söz olarak da çok denediniz ama bir türlü başaramadınız diyorum kürde. Gelin sizde TC ye tam entegre olun, türkün elinden tutun sıkı sıkıya, kavganızı parlamenter sistem içinde yürütün. Dağlar çözüm için uygun alanlar değil.

Aşağıda Kürt isyanlarının bir listesini sunuyorum. Takdir sizin.

Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul)

Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 – Musul)

Zaza’ların isyanı (1820)

Yezidilerin isyanı (1830- Hakkari)

Şerefhan isyanı (1831- Bitlis)

Bedirhan isyanı (1835- Botan)

Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)

Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkari)

Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-Cizre)

Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan)

Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin)

Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis)

Koşgari isyanı (1920- Koşgiri)

CUMHURİYET DÖNEMİ AYAKLANMALARI:

Nasturi isyanı (1924- Hakkari)

Jilyan isyanı (1926- Siirt)

Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)

Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)

Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)

Eruh’lu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)

Güyan isyanı (1926-Siirt)

Haco isyanı (1926- Nusaybin)

I. Ağrı isyanı (1926)

Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)

Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)

Mutki isyanı (1927- Bitlis)

II. Ağrı isyanı

Biçar harekatı (1927- Silvan)

Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)

Zeylan isyanı (1930- Van)

Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)

Oramar isyanı (1930- Van)

III. Ağrı harekatı (1930)

Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)

Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)

Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)

Sason isyanı (1935-Siirt)

Dersim isyanı (1937-Tunceli)

PKK terörü (1984-1999)

İbrahim EROL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir Kürt olarak ben de çözümün ha deyince olmayacağına inananlardanım. Devlet, sürekli büyüklüğünün anlaşılacağını ve tüm isyancı Kürtlerin gelip kendine biat edeceğine inanıyor. ama biat etmek isteyenin isyan etmeyeceğini kavrayamıyor. Kürtler de silahla bir yere varacaklarına inanıyorlar. Bu yüzden devlet iki de bir dağdakilere gelin teslim olun diyor ama onlar gelip teslim olmuyorlar. 25 yıldır bu çağrı sürüyor. Dağdakiler de 25 yıldır aslında silahla kendilerine zarar verdiklerini, tüm dünyada terörist olarak görüldüklerini ve böyle giderse de daha çok terörist olarak görüleceklerini görmüyorlar. velhasıl iki kör bakıştır gidiyor. Görülmesi gereken nokta şudur: Kürtler onlarca defa isyan etmişler ellerinde bir şey yok. Devlet bu isyanları her seferinde çok kanlı bastırmış ama sorun bitmemiş. Sanırım yeni yollar deneme zamanı. Devletin inkarcılığından, Kürtlerin de eşkiyalığından vazgeçmesi lazım. Saygılarımla

ahmet (hoşçakalın-artık yazmayacağım) 
 17.09.2009 8:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 677
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster