Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
985
 

Kürt kardeşlerime...

Kürt kardeşlerime...
 

Googledan alıntı...


Çalıştığım firmada 15 mimar var. Bunların ikisi İngiliz, biri Fransız, ikisi Kürt kökenli Türk, 10'u da Türk kökenli Türk... Nizamettin ve Emrah ile aynı takımda çalıştığım için onları sever, sayar ve hatta aramızdan su geçmezdi. Fakat ilk kez dün tartıştık Mus'taki olayları yorumlarken. Ve bana ilk kez hakarete varan sözler söylediler. Çok üzüldüm. Kendimi ancak bugün toparlayabildim. Bu blogu onlara da göndermek ve sizlerle paylaşmak için yazıyorum.

Nizamettin Ağabeyim, Sevgili Emrah, değer miydi?.. Televizyondaki görüntülerin ne anlama geldiğini iyice araştırıp öğrenmeden beni kırmanıza değer miydi? Ama ben kırgın değilim size. Sizin sadece Roj TV izleyip olumsuz propagandaların etkisinde kaldığınızı bildiğim için; yürekleriniz yufka, bilincinizin temiz, vicdanınızın yerinde olduğu için, size kırgın değilim. Fakat şu soruları yanıtlamanızı istiyorum:

Kürt kardeşlerimiz mimar olmak istedi, sınavı kazandı da üniversiteye sokulmadı mı, siz nasıl girdiniz?

Kürt kardeşlerimiz ülkenin herhangi bir yerinde işyeri açmak istedi de onlara izin verilmedi?

Kürt kardeşlerimiz türkü okuyup kaset çıkartırken veya film yaparken önleri mi kesildi?

Kürt kardeşlerimiz Akdeniz'de, Ege'de 5 yıldızlı hotel yapmak istedi de onlara teşvik/izin mi verilmedi?

Kürt kardeşlerimiz milletvekili adayı oldu da onlara seçilmeolanağı mı tanınmadı?

Kürt kardeşlerimizin hangisinin Süper Lig'de futbol oynamasının önünde engel var?

Kürt kardeşlerimizin hangisine kredi verilmedi, doktor bakmadı, okul kapısı kapatıldı?

Kürt kardeşlerimizin kollarına otomatik tüfekler, ceplerine maaşlar koyulup 50 bini güvenilir korucu yapılmadı mı?

Fakat Kürt kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadığı kentlere, köylere gelene kurşun sıkıldı, gidene sıkıldı benim bebekliğimden beri!

Bombalar, mayınlar, molotoflar... Bunlar nice şehitler, nice acılı aileler bıraktı geride...

Fakat bu ülkeyi idare edenler ve bu ülkenin ordusu hiçbir Kürt kökenli vatandaşına kötü gözle bakmadı, onları dışlamadı, tam tersine hep bağrına bastı.

Bu bağır açıklığı gerçek açılım değilse, nedir?

Her Türk vatandaşı ve doğma büyüme Türk olan ben zaten bağrımızı, gönlümüzü açmamış mıyız bu ülkede yaşayan bütün etnik gruplara?

Size televizyonlarda ezberlettirilen bu AÇILIM'dan ne bekliyorsunuz ki?

Bağımsız bir Kürt Devleti ise dilinizin altındaki bakla, buradan ilan ediyorum, işte onu kuramazsınız Misaki Milli içinde...

Sizi hâlâ seviyorum, arkadaşınızım ve propagandalara yenilmenize izin vermeyeceğim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ulkesini sevmek insanin dogal bir duygusudur.Zaten herkez ne ise odur.Ama herkez ne ise odur karsisinda esit degildir.Turkiye'de 40 sene once hangi kurd kendisinin kurd oldugunu gere gere soyliyebilirdi ? Veya o donemde kac kisi bir kurt kimligi kabul ediyordu ? Sizin turk oldugunuzu soyelemenize dahi gerek yok belki, cunku zaten her gun sizin kimliginizi ve dilinizi devlet daha ana okuldan itibaren koruyor, kolluyor ve yuceltiyor.Ancak tahmin edebileceginiz gibi boyle birsey kurtler icin daha yeni yeni Turkiye'de onem kazaniyor.Demek ki ortada birikmis sorunlar vardi ve mallesef devlet gec kaldi veya kurtlerin kulturunu-dilini tamamen asimile edecegini dusundu ve bu yonde politika izledi.Yoksa bu kadar genc insan telef olmazdi.Hersey gonlunuzce olsun ve mutlu olun.

David Auget 
 23.12.2009 11:52
Cevap :
Görüşlerinizi paylaşmanızdan ötürü çok teşekkür ederim efendim. Saygılarımla...  25.12.2009 13:12
 

Merhabalar.Sorun kaynagini sizin gibi duyarli insanlardan almiyor.Cumhuriyetin kurulusundan itibaren biriken psikolojik bir cikmazin bugune tasidigi seyler var herhalde.Sizde mutlaka sahit olmussunuzdur ayrintilarin,detaylarin nasil insanlari baskalastirdigina.Uniter devletlerin hepsi tabiiki kendini koruma refleksine sahiptir ve bu dogal.Ancak uniter devletlerde azinliklarin psikolojik sorununa devlet ve basin yayin yardimci olmazsa kucuk sorunlar buyuk yapisal sorunlara donusur.90 senelik bir birikim var belki de.Eger ciddi bir sorun olmasa idi insanlar bu duruma gelmezdi.

David Auget 
 23.12.2009 11:39
 

Siz nasıl bireysel olarak sevgiyle bu işin üstesinden geleceğinize inanıyor, arkadaşınızın kötü, yanlış ve kasıtlı propogandalara yenilmesine izin vermeyeceğinizi söylüyorsanız, devlet de bu vatandaşlarına karşı, aynı sevgiyi gösterip, aleyhteki propogandalara rağmen onları kazanmalı, kazanmanın yolunu bulmalı. Açılım bu çabanın adıdır. PKK'nın açılıma karşı olması da size bir şeyler anlatmıyor mu? Barışı istemeyenlerin ekmeğine yağ sürüp, eşit vatandaşlık ilkesiyle demokratik hakların daha adaletli şekilde düzenlenmesiyle terörün bitirilmesini ve anaların gözyaşlarının dindirilmesini isteyen açılımı, niye ters olarak yorumluyor, Kürtler'in arzusuymuş gibi gösteriyorsunuz ki? Bazı gerçekleri öncelikle bizim daha iyi anlamamız lazım ki, ülke barışına katkımız olsun. Bugüne kadar uygulanan politikalar, dağa çıkmış 3-5 çapulcu diye gösterilen teröristlerin sayısını 50 bine çıkardı. 40 bin kişinin de öldürüldüğünü düşünürseniz, ortada bir yanlış strateji vardı değil mi? Selam ve saygılar

Ahmet YILMAZ 
 20.12.2009 0:02
Cevap :
Değerli görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim Ahmet Bey. Saygılarımla...  20.12.2009 19:38
 

Siz medeni bir insan olarak eminim bir ayırım yapmıyorsunuz. Ama belli ki -bizim yok dememize rağmen- ortada çözülmesi gereken bir sorun var. En azından aramızda 30 yıldır devam eden bir çatışma var. Ve bu çatışmalarda ölen 40 bin küsür insan... Biz beş bin küsur şehidimiz için ağlayıp gözyaşı dökerken o insanlar bizim 7-8 misli sayıda kaybettikleri evlatlarına üzülüyorlar. Sonuçta onlar da insan ve onlar da ana baba... İşin terör yönü, haklılık haksızlık tarafı bir yana, bu çözülmesi gereken bir sorun değil mi? Biz Kürt yok, Kürtlük yok, normal olarak aramızda bir sorun da yok diyorsak, ortak yanlarımız olduğunu, vatandaş olarak kardeşçe duygular içinde olduğumuzu da kabul ediyoruz demektir. Peki kardeşler arasında yaşanan bu kanlı bıçaklı olayın sona ermesi gerekmiyor mu? İşte "açılım"ın amacı budur. Siz "ezberlettirilen açılım" derken ne anlıyorsunuz ve ne kast ediyorsunuz bilmiyorum. Üstelik bu açılım Kürtlerin değil, bizim hükümetimizin önerisi. (devamı var)

Ahmet YILMAZ 
 19.12.2009 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 3383
Kayıt tarihi
: 11.05.08
 
 

Okumayı, yazmayı ve öğrendiklerimi paylaşmayı hep sevdim. Ortak akıliçin buradayım. İzmir'de çalışıy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster