Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
291
 

Kürt sorununa çözümü dışarda aramanın yanlışlığı üzerine..

Kürt sorununa çözüm konusunda önce AB üyelerinden öneriler geldi. Bir anlamda "ver kurtul, küçül de üyelik için öyle gel, çok büyük bir nüfusunuz var, az gelişmiş yörelerinize bağımsızlık verin"türünden görünüşte masum ve demokratik gibi olsa da emperyalizmin "ayir-buyur" veya "bol-yönet" ilkesini bize yeni bir ambalajlama ile sunmaya çalıştılar. 

Baktılar biz bunlara pek kulak tıkamıyoruz. Sonra AB'nin azınlık hakları konulu görünüşte var, uygulamada kendilerince pek ciddiye alınmayan fakat baskalarina gerektiginde bir baski araci olarak kullanilabilecek bir ilkesini kabul ettrmeye çalıştılar. 

Türkiye bu konuda yıllarca direndi ama tüm uyarılara rağmen hem iktidar hem de muhalefet sanki bizim hemen AB üyeliğine alacaklarmış gib bu ilkeyi kabul ettiler. Kanımızca bu bir hata idi, ama ülkede demokrasinin kuralları işledi, iktidar-muhalefet birlikteliği ile ileride ülkenin başına bölünme tehlikesi getirecek bir şartname kabul edildi. Ama biz hala üye olamadık aradan gecen yillara ragmen. Türk siyasetçisinin AB siyasetçisinden sürekli gol yemesinin nedeni, onların kullandığı dilin çifte anlama gelebilecek türden kelimeler seçmesinden, bize anlaşma diye sunulan belgelerdeki sözcüklerin ne anlama gelebileceğini tam anlayamayan bürokrat ve siyasetçi takımının belki de yeteneksizliğinden kaynaklandığı gibi, kısa zamanda çözüm isteyen muhteris siyasetin sabırsızlığından da olabilir. 

Şimdi kalkıp başka ülkelerin çözüm yollarını incelemeye ve onları örnek almaya çalışıyoruz, oralara heyetler yolluyoruz, herşeyi bilen, her konuda uzman allame medya mensupları kafalarına göre çözüm yolları öneriyorlar. Toplumsal sorunlar hele siyasetin ve muhteris yerel politikacının çıkar gündemi, konuya terör yöntemi kulanarak yaklaşan kanun dışı örgütlerin hedefleri, değişik coğrafyaların ve kültürlerin, tarihlerin, kişiliklerin, birlikte yaşamak veya ayrı yaşamak iradelerinin karışabildiği, temelinde ise ekonomik nedenlerin ağır bastığı gerçeği dikkate alınmadan çözülemez. Bizim siyasetçiler ilk elde İspanya'nın Bask bölgesini örnek alabileceklerinin sinyalini verdiler, sonra anladılar ki, bu iş bir şablon işi değil. Onların koşulları bizim koşullarımızdan çok ayrı. Sonuçta çözümü içerde aramanın ve terörü durdurmadan yani teröre karşı askeri bir zafer kazanmanın ilk hedef olması gerektiğini gördüler ve sonuc aldilar. 

Cunku kafana terör silahı dayalı iken bu sorun demokratik olarak çözülmez. Sonra ülkede iktdar değişti, herşeyi biz öncekilerden daha iyi ve daha hızlı yaparız anlayışı ve sabırsızlık stratejinin en önemli ilkesi halne geldi. Tek liderin ve çevresindeki pek de devlet deneyimi olmayan teorisyenlerin çözüm önerileri, sonucu hesaplamadan girişilen eylemler halktan tepki gördü. Muhalefeti dışlayıp onların desteğini almadan ülkenin geleceğini yenden planlama hakkını ve yetkisini kendisinin aldığı yüzde 47'lik orana bağlayan siyasi anlayış bunun kolay olmayacağını deneyip öğrendi ve geri adım attı. Siyaseti "olsa olsa metodu" yahut "deneme yanılma" yoluyla yürütmeye çalışmanın çok alanda büyük tepkiler ve beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini göremeyen siyasiler hemen durumu kurtarma çabalarına giriştiler. Ayn hata diktatörlerle dostluk kurup, halkları dikkate almadan komşularla sıfır sorun yaratma çabalarında da yapıldı. Şimdi hem Kaddafi hem de Mübarek hem de Suriye diktatörü ile küskün durumdayız. Ermenistan konusu, Kıbrıs'ta 9 yıldan sonra aynı noktaya gelinen nokta, bu yöntemin yanlışlıklarını bir kere daha ortaya çıkardı. Şimdi buna benzer yanlışlıklar peşinde dışarda çözüm aramaktayız. 

Kanımızca bu alanda da hata yapmadan önce şu noktaları hatırlayalm. 

1-Yurt dışından öğrenebileceğimiz, özellkle İrlanda'dan öğrenebileceğimiz şey gizli müzakerelere muhalafetin de katılmasını sağlamak. İrlanda da siyasi çözüm sağlandı ama din çizgisiyle bölünmüş halk kendi yarattığı keni gettolarında yaşıyor, birlikte yaşamak arzusu yok, kız alıp vermezler. Taş atan çocuklar olayı hala sürüyor Belfast sokaklarında. 

2-Türkiyede halk ayrı yaşamak istemiyor, Kürt halkının çoğunluğu ayrılikçı partiye değil, iktidar partisine oy veriyor. İnsanlar kız alıp kız veriyorlar, her türlü PKK provokasyonuna rağmen halk biribirine düşman değil. Kürt halkının nüfusuna yakın çoklukta bir karma evlilk var Kürt ve Türk kimlikliler arasında. 

3-Terör örgütü ile bağını koparmış, terörü lanetleyen, teröristi kahraman yapmayan ve Kürt halkının desteğini sağlamış, hapishanelerden emir almayan, kendi içinde de demokratik yapısı olan bir demokratik kuruluşu muhatap almak. 

4-Kendisini dinlemeyen bir terör örgütünün hapisteki liderini fazla ciddiye almamak. 

5-Terörist silah bırakmadan çözüme yanaşmamak ve bunun için ilk önce askeri zafer kazanmak gerekr. Bakınız Sırı Lanka örneğine. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 478
Kayıt tarihi
: 16.10.10
 
 

Teksas Üniversitesi İşletme Fakültesinde-Dallas, profesörüm. Alanım işletme, strateji, iletişim, ulu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster