Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1010
 

Kürt sorununa duygusal bakmak mı? Hadi canım sende!

Kürt sorununa duygusal bakmak mı? Hadi canım sende!
 

Dikkat! Bu yazı boğazdaki villarda, şarap eşliğinde yazılmamıştır. 

Kürt sorunu artık bitti, sadece PKK sorunu mu kaldı? Geçenlerde hükümetten bir yetkili böyle bir açıklama yapmıştı. Kürt sorunu bitti, sadece PKK sorunu var. Gerçekten böyle mi? Öyle menem bir şey ki bu olay, kökü 1.Dünya Savaşına gidiyor. Çok uluslu Osmanlı yıkılınca Ortadaoğu’da ve Avrupa’da her millet kendi devletini kurmuştur. Şu anda da en büyük nüfusa sahip devleti olmayan tek millet Kürtlerdir. İran, Suriye, Irak, Türkiye bölgesinde yaşayan Kürt nüfus özellikle Irak ve Suriye’den büyük baskılar görmüştür. Zaten bir kısmı Saddam’dan kaçıp Güneydoğu bölgesine sığınmıştı. Kürtler üstünde baskı olduğu doğrudur. Türkiye’de 80 dönemi öncesi ve sonrasında da büyük baskılar uygulanmıştır. Bu birikim, yoğun baskılar 80 döneminde Marksist-Leninist gençlerin önderleri tarafından kandırılarak dağlara çıkmış, bir müddet sonra halk kurtuluşunu benimseyip bu yönde çalışmıştır. 

PKK mı Kürt sorunun doğurmuştur, Kürt sorunu mu PKK’yı doğurmuştur? Bu sorunun yanıtı açık, ancak şunu belirtmem gerekir ki eğer bu örgütün içinde Ermeni, Rus, Rum teröristler de varsa PKK, ben kürtlerin sorunlarının sonucuyum diyemez. PKK sorununa geçmeden önce Kürt sorununa bakalım. Galiba işin duygusallığı burada. Baskı görmüş, dışlanmış; dillerini, kültürlerini yaşayamamış, özleri inkar edilmiştir. Bu doğrudur. Olaya Türkiye cephesinden bakınca “Kart Kurt seslerinden Kürt olmuştur” sözü devlet yönetiminde egemen olduğu dönemde iş Doğu sorunundan Kürt sorununa yönelmiştir. Doğu’da vatandaşlar ne yaşamışsa Kürtler de onu yaşamıştır. Su yok, elektrik yok, yol yok, iş yok, kısacası devlet yok. Buraya kadar olay Doğu sorunu olarak nitelendirilebilir. 80 darbesinden sonra bir kopuş yaşanmıştır. 

Bazı Kürt önderleri işi özlük, benlik üzerinden götürmeye başlamıştır. Sorunun silahlanmayla çözülebileceği düşünülmüş, sorun bu yöne çevrilmiştir. Terör olgusu, terörün yaptıkları doğudan güneydoğuyu ayırmıştır. Terör yüzünden halk suçlanmış hizmet gitmemiştir, götürülememiştir. Öğretmensiz, hastanesi devlet olmadan kendi yağında kavrulan köyler, ilçeler doğmuştur. İş buraya gelince hükümetlerin yanlışları gün yüzüne çıkıyor. Geri kalmışlık bütünleşmek yerine halka para vererek çözülmeye çalışılmıştır. Halk da Bahçeliyi dinleyip(!) parayı alıp, tokadı vuruyor. Artık her yerde televizyon, internet olunca asimilasyon da pek işe yaramıyor. Herkes oturduğu yerden bir şeyler söylüyor ama hiç kimse köyünü terk etmek zorunda kalan insanı anlayamaz. Bu devlete karşı nefreti doğurmuştur. Son 10 yıldır bu konuda bir günah çıkarma yaşıyoruz. Maalesef süreci yine doğru yönetemiyoruz. 

Evet Kürt vatandaşlar artık daha rahat ancak bu sefer de Türkiye’de yaşayan diğer insanlar bu duruma tepki gösteriyor. Kürtlerin şehirleşmesine karşı çıkıyor, Kürtçeye, Kürtçe müziğe dayanamamazlık var. Kürt ve Kürtçe terörle eş tutuluyor. ( İngilizceyi benimseyip bir farklılıkmış gibi Türkçeye sokan insanlar Kürtçeyi niye bu kadar eleştirir anlayamıyorum). Ama iş yemek ve folklor kültürüne gelince tüm bunlar unutuluyor ve ufakta olsa bir olan yönler açığa çıkıyor. Türkiye toplumsal bakımdan hiçbir zaman bir olamamıştır(Kurtuluş Savaşı hariç). Halen özellikle komşuluk ve evlilik ilişkisinde alevilerle bağ kurulmuyorsa, Kürtlere yan göze bakılıyorsa toplum yapısında gizliden gizliye bir problem olduğu ortaya çıkıyor. İçten içe ayrılık tohumları ekiliyor. İşin terör boyutuna değinirsek, birkaç çapulcudan bu döneme gelen süreçte hep engellenen bir harekatla karşı karşıya kaldık. Komutanların ve siyasetçilerin yanlışlıkları dış destekle bütünleşince PKK bölgede etkin olmuştur. Terör sorunu nasıl biter sorusuna doğru cevap veremediğimiz sürece bu problem hep karşımızda olacaktır. Tarihini bilmeyen, geçmişini inkar eden politikacılarla bu iş çözülmez. Demokratik özerkliğin ilan edildiği bir dönemde kimse SEVR yoktur, bu paranoyadır demesin. 

Şunu belirtmekte fayda var. Dış güçler geldi PKK’yı kurdu diye bir şey olamaz ama PKK kurulur, dış güçler bunu ülke aleyhine kullanır ve geliştirir. AB, ABD, Rusya, Ermenistan, İran, Suriye, Irak, İsrail hep desteklemiştir. PKK sorununu çözmek SEVR’i sekteye uğratmak demektir. Devlet halen Kürtleri sadece sözle sahipleniyorsa daha alınacak çok yol var demektir. Maşalar yerine yöre halkı konuşmalı. En ufak bir meselede vatandaşla röportaj yapan televizyoncular niye buralara gitmezler. Son 5 yıldır mısır gibi patlayan STK’lar da oyundur. Sistemli danışıklı dövüş yaşıyoruz. Bu oyunu halk bozabilir, politikacılar değil. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olaylara iki taraflı bir bakış var ve sorunun büyüğünü de bu teşkil ediyor bence. Şimdi bu sizin anlattıklarınıza empati yapabilecek bir Türk var mıdır? Sanmıyorum. “Bizim bu taraf, sizin o taraf” hali her iki tarafta da var. 18 senedir Doğu Anadolu’da yaşıyorum ve hekim olarak hizmet veriyorum. Hizmet ettiğim insanların çoğu da Kürt. Bu “kendi içine diğerini almama” halini ben de hissediyorum ama her iki tarafta da. Evde küçük görülüp, incitilen Türk gelin de gördüm, sevdiğini Kürt olmadığı için alamayan doktor arkadaşım da oldu. Küçük görülmek, hizmetten mahrum kalmak ve incitilmek konularında haklısın, bence de vardı öyle bir durum eskiden ama bitti artık bunu da görmek lazım. Bir de şu taraftan bak, Kürt halkı da önüne gelen hizmeti kullanmaya ve gelişmeye niyetli olmalı haksız mıyım? Hastasına sahip çıkmak konusunda, tedaviye uyumda, ameliyat sonrası bakımda en çok güçlük yaşadığımız nokta da bu. Okul yokken tamam, ama şimdi neden Kürtler kızlarını okula yollamakta hevesli değil

Ellyph 
 20.07.2011 17:16
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yorumunuzu sondan başlayarak değerlendirmek isterim. Toplumdaki kız erkek ayrımını bilirsiniz. Temel sorun bu olmakla birlikte özellikle şu dönemde okul aksatılmaktadır. Bazı art niyetli ve ırkçı insanlar erkek çocuklarını da göndermeyip önce tem Kürtçe sonra Türkçe demektedirler. Okul takvimi tarım mevsimine göre düzenlenmeli. Okula gönder kampanyalarında ikna yöntemiyle kızlar okutulabilmektedir. Burada bir algı yanlışlığı var vatandaşlarda. Doktor olarak da işiniz zor. Vatandaşlar arasında akrabalık bağı kuvvetlidir. Bu yüzden eminim sıkıntı yaşıyorsunuzdur. Bence Şehirdeki Kürtler gelişiyor.. Şehir algısı faklıdır. Diyarbakır şehir merkezinde yetişmiş biri bile köye zor alışabilir. Nitekim şu aralar batıdaki gibi siteler yapılmakta şehir merkezinde. Bu uçurumu arttıracaktır. Gelişmeme nedeni de sürekli insanların zihnine aksettirilen Kürt olmak kavramından ileri geliyor. Ben kürdüm beni böyle kabul edeceksin. Asimilasyon yaptırmam diyor. Saygılar.  20.07.2011 21:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 910
Kayıt tarihi
: 22.06.08
 
 

Ben ÖZGÜR YALÇIN. Kimya Mühendisiyim. Siyaset, Politika, Bilim alanlarında bilgi edinmeye ve bunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster