Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
490
 

Kürt sorununda; dün, bugün ve yarın

Kürt sorununda; dün, bugün ve yarın
 

Dün Osmanlı Devleti zamanına baktığımızda Kürt Sorunu diye bir şey yoktu. Daha doğrusu Kürt, Türk Arap diye bir kavram yoktu. Herkesin bir birleşme noktası vardı. O nokta ise İslam’dı. Türkler ile diğer milletler arasında ki en büyük bağ İslam’dı. Fakat bu bağ Türkiye Cumhuriyeti dönemimden koparıldı. Türk devletinin varlığını istemeyen devletler bu fırsatı değerlendirmekten geri kalmadılar. Şeyh Sait isyanı ile başlayan ve bu güne kadar devam eden bir süreç.

Eğer bir topluluk piyon olmaya karar verirse onlara şahlık yapacak birini çok kolay bulursun. Önce bu işi Rusya denedi, hem de OsManlı Devletinden “Sadık Millet” Ünvanı alan Ermenileri kışkırtarak. Evet Ermeniler Osmanlı’dan yaptıkları başarılı işlerden dolayı “Sadık Millet” ünvanı alıp devletin önemli yerlerinde görevler almışlardır. Daha sonra size toprak ve devlet imkanı sağlayacağım diyen Rusya’ya kanıp ayaklanmışlardır.

Ermenilerin yaptıkları bu saldırılarda devletin Doğu bölümünü koruyanlar kimdi biliyor musunuz? Kürt, devletin Doğu kısmını koruyor ve Osmanlı silahlı güçlerine yardımda bulunuyordu. Peki ne oldu da şimdi bu durumlara geldik. Aradaki bağın kopmasından sonra piyon olmaya karar veren Kürtler’di.

Bu sefer İngiltere şahlık yapmaya karar verdi. Onun buna girişme sebebi ise Kerkükte Osmanlı Devletini iyice zayıfladıktan sonra hak iddia etmesini engellemek. Şeyh Sait isyanı ile “Din Elden Gidiyor” sloganı ile başladılar işe. Sonuçtta başarılı oldular ve Türkiye Cumhuriyeti sadece aldığı ufak bir yüzde ile verdi Kerküt’ü.

Şimdi onlar bu zamanlara büyük miras bıraktı bu sorunları. İşi bitince kullanılan devletre uluslar arası sağladıkları prestij ise sanırım karşılığı oluyor toplulukların. Amaçlarına ulaştıklarında ise verdikleri sözün kuru bir söz olduğunu görselerde yine devam ediyorlar sözde davalarına.

Bugün, çok büyük bir sorun haline gelen Ermeni ve Kürt Sorunu başımızı ağrıtıyor. PKK 25 yılda milyonlarca şehit ve binlerce dolar para. Burada da dış güçler istediklerine ulaştı. Daha küçük bir Türkiye yapmak istediler ve amaçlarınada ulaştılar. Ermeniler çıktıkları 3T (Tanıtım, Tazminat ve Toprak) projesinde Tazminat isteyerek küstahsızlaştılar bile. Bugün bu Kürt Sorunun da söz sahibi olan hükümet yeni bir yola çıktı. Artık yapılan otuza yakın sınır ötesi harekât ve binlerce yurt içi harekâtın bir anlam ifade etmediğini anladı. Yaptığımız operasyonlarda mağaralarına ve inlerine çekilen PKK yandaşları belirli bir süre sonra tekrar başlıyorlar alçakça işlere. Verilen şehitlerin analarının yüreklerinde ki yankın sönmüyor bir ömür boyu.

Bu açılım meselesi pek çok parti ve kişi tarafından desteklenmiyor. MHP bu zamana kadar yaptığı siyaset nedeni ile desteklemiyor. CHP sadece muhalefet olmak için desteklemiyor. Şehit yakınları onlarla olacak herhangi bir temasın olmasından desteklemiyor. Sırf duygusal nednelerden dolayı karşı çıkıyor.

Ama biraz mantıklı düşünüldüğü zaman bu herkes tarafından desteklenmesi gereken bir olay. Biz yıllardır bu terör olayı ile uğraşıyoruz. PKK, ASALA ve daha öncesi. Devletin kuruluşunda bile Milli Varlığa Düşman Cemiyetler kurulmuş ve faaliyetlerini göstermiştir. Bizde yaptığımız sayısızca operasyonlarda silahlı olarak tavrımızı koyduk. Fakat bir çözüm olmadı. Demek ki çözüm silahla olmuyor. Başka yollar denemek gerekiyor bu yolda.

Ben diyorum ki eğer bir şehit anası eksik olacaksa bu memlekette, bir günahsız çocuk bir ömür boyu baba özleminden yanmayacaksa, bir babanın yüreği dağlanmayaksa, bir kadın genç yaşında hayat arkadaşını kaybetmetmeyecekse BEN BU AÇILIMI DESTEKLİYORUM.

Yarın belki terör olmaz ve artık analar ağlamaz. Bizde büyük standartlar ile yaşam süreriz. Teröre harcanan para cebimizde kaldıkça bizde güçleniriz. Söz sahibi oluruz bu dünyada. Saygılarımla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çirt toplumlu üniter devlet yoktur. çift dilli üniter devlet yoktur. eğer bu sistemleri bilmiyorsanız lütfen duygusal mesaj yazmaktan öte gidemezseniz. eğer gerekli bilgi almak istersen teknik bilgi olarak benim yazımı öneririm.

Av Suat YURDSEVEN 
 31.08.2009 15:07
Cevap :
Yazınızı okuyacağım kardeş. fakat anlıyorum ki siz de duygusal konuşuyorsunuz. çift dilli üniter olamaz bir devletin bir resmi dili vardır. bu da türkiye de Türkçe'dir. siz halın ağzına torba bağlayamazsınız herkes istediğini konuşur resmi daire dışında istediğini yazar. burası demokratik özgür bir ülke...  01.09.2009 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 352
Toplam yorum
: 623
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2773
Kayıt tarihi
: 02.08.08
 
 

1989’da Aksaray’ın Eskil ilçesinde doğdu. İlköğretimini 2004 yılında Eskil Cumhuriyet İlköğretimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster