Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
508
 

Kürt sorununda tehlikeli restleşme!

Kürt sorununda tehlikeli restleşme!
 

14 Temmuz günü D.bakır sokaklarında yaşananlar  iktidarın Kürt sorununa bakış açısı ve içinde bulunduğu durum hakkında bize yeteri dercede ip ucu veriyor artık.

Artık AKP iktidarının ülkenin kanayan yarasına çözüm üretme ve çözüm bulma gibi bir niyetinin olmadığını, Kürt sorununun çözümü yolunda Kürt siyaseti ile giderek daha acımasız ve tehlikeli bir restleşmeye girdiğini BDP’nin 14 temmuz günü D.bakır’da organize ettiği : ”özgürlük için demokratik direniş” mitinginin iptali ve iptale rağmen BDP’nin çağrısı ile3 alanlara dökülen halka ve halkın temsilcilerine karşı polisin göstermiş olduğu haddini aşan müdahalesi ile daha net anlamış oluyoruz.

Leyla Zana ve Başbakan arasında gerçekleşen olağandışı  görüşmeden sonra bir kesim aydın ve düşünce kurluşlarınca  iktidarın artık Kürt sorununa daha ılımlı ve daha akla yakın çözümlerle yaklaşacağına olan inanç artmış ve bir kısım siyasetçi, akademisyen ve yazar da bu çabaya yönelik desteklerini yayımladıkları imzalı bildiri ile dile getirmiştiler.

Leyla Zana’nın çıkışının ardından AKP D.bakır milletvekili Galip Ensarioğlunun Kürt sorununun çözümünde PKK’nın dışlanmasının sorunu giderek içinden çıkılmaz bir noktaya getirdiğini ve örgütün mutlak suretle süreç içine dahil edilmesi gerektiğini dile getirmesi açıkçası Zana ve Başbakan görüşmesi  sonrası  oluşan tabloya olumlu bakan herkeste heyecan yarattı denilebilir.

Tüm bu olumlu tabloyu ortadan kaldıran, umut sahiplerini endişelendiren ve öfkelendiren kuşkusuz  hem Başbakanın Ensarioğlunun demecine adeta cevap niteliği taşıyan çıkışı ve 14 Temmuz mitinginin İçişleri bakanlığı onaylı D.bakır valiliğinin yasak kararı  oldu.

İktidar cenahının 14 temmuzun DTK’nın “Demokratik Özerklik” ilanı ve PKK’nin gerçekleştirdiği Silvan saldırısında yaşamını yitiren 13 askerle aynı güne denk geliyor olduğunu göstermiş olması doğrusu çok ta inandırıcı gelmiyor bizlere; zira daha önce de BDP’nin erken newroz kutlamalarına yasağı getiren de yine aynı iktidardı.

İktidar partisinin aslında 28 Aralık 2011 gecesi sabaha karşı Roboski’de Kürt sorununun çözümü yönünde vizyonsuz, yetersiz ve aciz kaldığını tüm ülke kamuoyu görmüş oldu, Roboski katliamında yaşamını yitiren ve çoğu daha reşit dahi olmamış 34 Kürt Köylüsünün acısını paylaşmak ve bu acıyı yaşatanların yakasına yapışıp hesap sormak yerine TSK’yı kutlayıp onore(!) etmesi  hem Kürtler ve hemde vicdan sahibi herkes te büyük yaralar açmış ve o günden sonra aslında özellikle Kürt kamuoyunun umut bağladığı ve inandığı AKP iktidarının Kürt politikasında giderek milliyetçi ve statükocu bir çizgiye doğru kaydığını açıkçası endişe içinde izliyoruz ve ne acıdır ki AKP’nin Kürt milletvekilleri partilerinin içinde bulunduğu bu paradoks karşısında ne seslerini yükseletebilmiş ve ne de tüm bu yaşananlara karşı tavır koyabilmişlerdir. (Sayın Mir Dengir Fırat ve Galip Ensarioğlunu bunların dışında tutuyorum.)

Kısacası görünen o ki gücü ve kudreti elinde bulunduran AKP Kürt sorununda BDP ve muhalif Kürt siyaseti ile bilek güreşine girişerek tehilkeli bir resteleşmenin içine girmiş bulunmakta ve bu restleşme bir girdaba dönüşüp iktidarı hata yapmaya zorluyor.

Kuşkusuz Kürt siyasetinin de ülke kamuoyunun hassasiyetlerini  göz önünde bulundup, tabanında kendini gösteren çatışma ve öfke dalgalanmalarına karşı net bir duruş sergileyebilmeli ve ayrıca Kürt siyaseti oluşan olumsuzluğa karşı “katalizör” görevini  üstlenebilmeli; ama ne yazık ki her gösteri ve miting sonrası ortaya hiç tasvip edilmeyen kötü tablolar çıkınca süreç daha da tıkanıp hem İktidar ve hem de Kürt muhalefeti arasında bir tehlikeli restleşmenin içine doğru sürüklendiğini görüyoruz.

Bu restleşme sorunu giderek çözümden uzaklaştırıp, içinden daha da çıkılmaz bir noktaya doğru sürüklüyor ne yazık ki.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 533
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster