Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
579
 

Kürt sorununda yanlış stratejiler ve acı sonuçlar!

Kürt sorununda yanlış stratejiler ve acı sonuçlar!
 

Görünen o ki Suriye topraklarındaki karışıklık devam ettikçe bunun yansımaları anında Türkiye topraklarında müspet şekilde kendine buluyor.

Suriye süreci adeta Türkiye’yi giderek içinden çıkılmaz bir girdap gibi yutmaya, lanetli bir kehanetin gün geçtikçe yaşanmasına ve gerçeğe dönüşmesine doğru koşar adım yol alır gibi görünüyor.

Türkiye gün geçtikçe büyüyen, içinden çıkılmaz bir hal alan ve adeta bataklığa dönüşen “Kürt meselesi” ‘indeki kısırdöngüden kendini kurtaramadıkça bu “lanet” bir “bumerang” gibi her defasında gelip kendisini bulacak gibi.

Kendi Kürtleri ile barışık bir politika izleyemeyen, ta Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana fiili olarak 29 isyana sebep olmuş bir meselenin analizini sağlıklı bir şekilde yapamayıp, sağlıksız analiz ve sağlıksız çözüm yöntemleri ile toplumsal ayrışmalara yol açan “statüko’cu” zihniyetin her defasında bu yanlış analiz ve sonuçlarla çuvallaması tevessül edilen yöntemin yanlışlığı hakkında sanırım bize yeterli bir dayanak olabiliyor.

Bu makaleyi kaleme aldıktan 15 saat önce resmi rakamlara göre Hakkari Çukurca’da PKK ile yaşanan şiddetli çatışmalarda  8 gencecik insanın cansız bedeni toprağa düşmüştü ve bu acı üzerine bu ülkenin iç işleri bakanı karşı tarafa yani, yine bu ülkenin çocuklarına verdirilen kayıpların bilançosunu üstün bir başarı nişanesiymişçesine (!) kamuoyu ile paylaşıyordu, sayın bakan özetle: ''Dün itibarıyla, 23-24 Temmuz tarihinden itibaren gerçekleştirilen sıcak temasın sonucunda 115 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Havadan daha çok bölgedeki mücadele sürdürülmüştür. Yine terör örgütü militanlarının Kuzey Irak tarafına kaçmasını önleyici tedbirler güvenlik güçlerimiz tarafından alınmıştır'' diyordu önünde duran mikrofonlara.

Kürt sorunu giderek bir bataklığa dönüşürken ve ülkenin tüm şehirlerine durmaksızın çatışmanın iki tarafında yaşamlarını yitiren gencecik bedenler tabutlar içinde evlerine gönderilmeye ne yazık ki devam edecek.

Konjüktör gösteriyor ki Türkiye Suriye’deki kaosta iyi pozisyon alabilmiş değil, Esad’ın devrilmesi adına yapılan tüm hesaplar ters-yüz olmuş durumda, Esad’ın gidip gitmeyeceği artık tartışılmıyor bile Baas rejiminin Suriye’de varlığının son bulması ile iktidar boşluğunu doldurmaya tek aday olan sözüm ona “özgür Suriye Ordusu’nu” son günlerde Halep’te süren şiddetli çatışmalarda ele geçirilen rejim yanlısı askerleri önce “linç” edip sonra kurşuna dizilmeleri Ankara’nın uyguladığı stratejinin ne denli yanlış olduğunu ve  mevcut durumu bize net olarak göstermeye yetiyor.

Ankara hükümeti iki haftadır kamuoyundan gizlenen ve PKK’nın “alan hâkimiyeti” sağlamayı hedeflediği Şemdinli çatışmaları, Kuzey Suriye’de vücut bulan ”Kürt hakimiyeti” ve son Çukurca saldırısı ile doğrusu çok zor günler geçiriyor görüntüsü veriyor.

Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki önümüzdeki süreç çok sancılı geçecek ve Güneydoğu’da 90 lı yılların o çetin “küçük yoğunluklu savaş” halleri yaşanacak gibi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 527
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster