Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
613
 

Kürtler ve Türkler,

Kürtler ve Türkler,
 

İlk önce milliyetçiliğin her türlüsünün midemi bulandırdığını ifade edeyim. Milliyetçi kafa, Türk de olsa, Kürt de olsa aynı zihniyeti taşıyor. Her ikisi de bu ülkenin geleceğine ve demokrasiye zarar veriyor, adeta dinamitliyor.

Açılımın son yaşanan olaylarla rafa kalktığını ve hatta bittiğini ifade eden CHP, MHP ve DTP üçlüsü nihayet bir ortak noktada buluştular. CHP ve MHP bu işten herhalde çok mutlu oldular. Ne de olsa başından beri bölündük bölünüyoruz türküsünü söylüyorlardı. Bir bölünsek en çok onlar sevinip, nasıl da haklı çıktık naralarıyla adeta göbek atacaklar.

Hadi CHP ve MHP başından beri kol kola girip, açılımın bitmesini istiyorlardı. Peki ya DTP? Bugün kapatılmayla karşı karşıya kalan DTP, son olaylarla ve partililerinin konuşmalarıyla adeta kapatılmayı istiyorlar gibi. Ahmet Türk’ün bundan önceki açıklamalarıyla, şimdi Emine Ayna’nın açıklamalarını yan yana koyunca ne düşüneceğini şaşırıyor insan. Bir parti politikası yok bunların. Herkes ayrı telden çalıyor. Bir türlü etnik parti görünümünden çıkıp, ülke partisi olamadılar. Bunun cezasını da en çok Kürtler çekiyor. Ayrıca bir parti nasıl olur da tabanına söz geçiremez. Geçenlerde Selahattin Demirtaş’ı bir programda izledim. Sunucunun sokağa sözünüzü geçiremiyor musunuz sorularını yanıtlamadan geçti. Öcalan’ın hücre problemini bahane edip çocukları sahaya süren bir zihniyetle neyi konuşacağız? Sokakta çatışan çocukların başına her türlü olay gelebilir. Buna rağmen ne aileler çocuklarına sahip çıkıyor, ne de partileri bu kitlelere engel olabiliyor. Yetmezmiş gibi bir de sürekli şiddeti körükleyen açıklamalar yapıyorlar. Nerde kaldı barış istekleri, barış söylemleri. Barış Apo’nun hücre büyüklüğüne bağlıymış meğer.

Korktuğumuz hızla başımıza geliyor. Şehit haberleri, zaten açılıma karşı olan Türkleri Kürtlere karşı daha da nefretle doldururken, barıştan yana Türkleri de tarifsiz acıya gark ediyor. Bir kişi dahi ölmesin diye uğraşanlar, şimdi bu ölümler karşısında yüreklerinde bir yumrukla sağduyulu olmaya çalışıyor.

Polisleri taşlayan, arabaları kundaklayan, dükkânların camını çerçevesini indiren Kürtler neden barış olmasından korkuyorlar. Bunlar hala Apo’nun kendinden başkasını düşünmediğini anlamıyorlar mı? Kendilerini başkalarına maşa ediyorlar. Bu bir oyun değil. Eğer Kürtler bu yolla bir şey elde edeceklerini sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar. Şiddet şiddeti doğurur. Şiddet ortamında barış konuşulmaz. Şiddete uğrayanların öfkesi nefrete dönüşür. Bu ülkede onlar için daha çok hak hukuk isteyen Türkleri de kaybederler. Hoş bu durum pek umurlarında değil. Zaten şiddeti yöntem olarak seçtikleri anda, kendilerinin desteklenmeyeceklerini biliyor olmalılar. Yani onların bir demokrasi istekleri yok.

Kokarım bu olayların devam etmesi, bir de DTP kapatılırsa, durumu eskiden daha beter hale getirebilir. Bu durumda iktidar ve muhalefetin ortak amacı ülkede sükûneti sağlamak olmalıdır. Artık şu uzlaşmasız tutumu bırakmalı, barış adına neler yapmalıyızın etrafında toplanmalı. Bu günlerde her zamandan daha çok sakinliğe ve aklı başında sözlere ihtiyaç var. Herkes konuşmadan önce iyice bir yutkunmalı. Baykal terörden cumhurbaşkanını sorumlu tutmadan önce, kendine “ben bu iş için nasıl bir katkı yaptım” diye sormalı.

Bu arada bütün sivil toplum kuruluşlarının da ortamı sakinleştirmek üzere ortak hareket etmeleri gerekiyor. Bugün Diyarbakır’da 29 sivil toplum örgütünden ortak bir açıklama geldi: “ Şiddet hak aramanın yöntemi olamaz.”

Demokrasiye giden yol tasfiye olmak istemeyen bir terör örgütünün, cezaevinde mızmızlanıp duran bir örgüt liderinin, sokaklarda yakıp, yıkan, polisi taşlayan çoluk çocuğun kapatabileceği kadar dar bir yol değil.

Bu ülkede artık kimse ölmesin. Bunun için ne gerekiyorsa herkes kendi üzerine düşeni yapsın. Bir daha bir daha aynı olayları yaşamak, aynı sözleri duymak, konuşmak istemiyoruz artık. İnsanca bir yaşamdan yana olan, insan hayatını her şeyin üstünde gören, demokrat Türkler ve Kürtler aynı ses, aynı solukla bu olayları yatıştırarak, yeniden barış sürecini başlatacaklar.

Bu düşünceye olan inancımı asla kaybetmek istemiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milliyetçilik ile Irkçılığı Birbirne karıştırıyorsunuz. Milliyetçilik Milletin Menfaatini korumak kollamak, Irkçılk kendi ırkından olmayanlara hayat hakkı tanımamak. PKK' Irkçı bir örgüt ve anlayış. MHP Ve CHP Milliyetçiolduğu dğuru ama ırkçı değiller her iki siyasi partide de her etnisiyeden insan var. Türkeşin damadını bir kürt olduğunu biliyormusunuz. Türk kültürü Türkiye de yaşayan Tüm etnisiyenin ortak yoğurdukları kültürün adı. Kürtçülük anlayışı ise Kapsayyıcı olmayan ayırıcı bölücü Irkçı bir akım. Kürt Türkiyenin her ilinde iş sahibi belediye yöneticisi olabilir. Türkler Dyarbakır'da olabilir mi*

yadaosman 
 28.12.2009 18:09
Cevap :
Bir ırkın varlığını yok saymak ırkçılıktır. Bizim milliyetçilerin ısrarla yaptığı budur. Cümleye bu topraklarda yaşayan herkes Türktür diye başlıyorlar. Bugün CHP ve MHP neden Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden tek milletvekili çıkaramıyorlar? Evet Kürtler iş sahibi olabilir ama bana bir tane Kürt paşa ismi söyleyin. Türk kültüründe bu topraklarda yaşayan herkesi Türk saymak mı var? Yok böyle bir şey. Herkesin kimliğini yaşayıp, dilini özgürce konuşması, çocuğuna istediği ismi vermesi gerekir. Neden yıllarca ve hatta şimdi bile insanlar Kürt veya Alevi olduklarını açıklamaktan çekiniyorlar? Bizim bir özgürlük sorunumuz, demokrasi sorunumuz var ve bu sorunu milliyetçi partilerin çözmesine imkan yok. Onlar mevcut sistemden yanalar çünkü. Selamlar...  28.12.2009 20:28
 

Yine Savaşseverlerin istediği oldu ve kalınan yerden devam edecek gibi görünüyor her şey. Ellerini ovuşturmuş bekliyorlar basanız e.

Yıldız Nihat 
 14.12.2009 12:36
Cevap :
Nasıl bir sorumsuzlukla konuşuyorlar. Ölümden yana olmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük. Umarım herşey düzelir. Selamlar, sevgilerle...  14.12.2009 16:35
 

Keşke bu yazıyı daha önce okusaydım. Son yazdığım yazıya gerek kalmazdı:-) Yazı yazmak bazen insanın içindeki huzursuzluğu alıyor, içinde biriken zehri atmasını sağlıyor. Son yazımı da o nedenle yazmıştım ama söylemek istediklerimin hemen hemen hepsi burada var. Evet, açılım olmasın diye kendini paralayanlar, bugün geldiğimiz noktada açılım bitti diye gözleri parlıyor. Bunu medyada takip ettiğim, çevremde yer alan birçok insanın gözlerinden okuyorum. Oysa son dört beş aydır çatışmaların minumum seviyeye indiği, cenazelerin gelmediği bir süreç bizleri umutlandırıyordu. Şimdi herşey kaldığı yerden devam ediyormuş izlenimi veriyor. Ama o dört ay bile bizim için kardır. Bundan sonra ne olur? Çok emin değilim. MHP'yi ve CHP'yi çok fazla önemsemiyorum ama DTP içinde şahinlerin sözlerinin geçtiği, eylem halindeki bir PKK'ya karşı açılım yapmak zor. Çünkü bir yandan kan akarken insanların barışa ikna olması güç. Tek çare Kürtlerin içinde bağımsız bir oluşumun inisiyatifi ele almasında, selamla

Bibliyofil 
 10.12.2009 8:57
Cevap :
Bıkmadan usanmadan yazmalıyız aslında. Bu ülkede huzur isteyenlerin sesini daha çok duyurması lazım ve evet yazmak rahatlatıyor aynı zamanda. DTP kapatılmazsa kendini yenilemeli. Bu konuda size katılıyorum. Katkınız için teşekkürler. Selamlar, sevgilerle...  10.12.2009 21:51
 

Barış sevgi ve tahammülden geçiyor bence.İnsanı seveceksin ve farklılıklara tahammül göstereceksin.Bize bizden başka dost yok bunu anlayıp elele kenetlenme dönemi bu dönem... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 09.12.2009 11:54
Cevap :
Merhaba Meral Hanım, size katılıyorum. Barış savaşmaktan daha zor. Karşılıklı hoşgörü ve anlayış, en önemlisi empati yapmayı gerektiriyor. Bunlar olsa zaten sorun daha kolay halledilecek. Selamlar, sevgilerle...  09.12.2009 13:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 741
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 5138
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster