Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
326
 

Kürtlerin hepsi ayrı bir Kürdistan mı istiyor?

 

İçlerinde bir kısmı evet! Ama bunu tüm Türkiye' de yaşayan tüm Kürtlerin böyle bir amaçları olduğu yanılgısına düşmemeli ve bu yanılgı fikrin paralelinde tüm Kürtleri Pkk yanlısı olarak görme gafletine saplanmamalıyız. 

Herşeye rağmen Türkiye' de Türk ve Kürt halkı arasında mesela ABD' deki Beyazlar ve Zenciler arasındaki yaşan türden tarihi bir süreç yaşanmamıştır. Elbette ki Doğu Anadolu' nun zor iklim ve coğrafya koşulları ve bu zor koşulların, ekonomik ve sosyal gelişmeye çok büyük olumsuz etken olması, aşiret sisteminin bölgede refahın yayılmasına engel olması ve son 35 yıldır devam eden 35 yıllık Pkk ve Olağanüstü Hal-Asker üçgeni arasında hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarının uygulanamaması nedeniyle Batı' ya göre çok geri kalmıştır. Ancak bu durumun nedenini ortaya koymaya çalışırken, ABD tarihinde, halk arasında gelişmiş olan genel bir tutum-davranış dinamiği olarak, kendilerini üstün gören Beyazların- Zencilere reva gördüğü türden insanlık dışı ırkçılık-ayrımcılıkla ve bu ayrımcılığın yıllar boyunca bir Devlet Politikası olarak geçirdiği süreçle kıyaslama bile yapılması  çok yanlış olur ! Ne Osmanlı zamanında ne de Türkiye Cumhuriyeti döneminde Halk içerisinde ABD' de yaşandaığı gibi bir aşağılamacılık-ayrımcılık türünde yaygın bir tutum-davranış dinamiği olmamıştır. Türkler tarihinin hiçbir döneminde bu tür bir ırkçılık politikası yürütmemiştir. Halk içerisinde birtakım güçler topluluklar böyle bir fikre sahipse bile bu bir Devlet Politikası olmamıştır.

Kürtlerin ekonomik ve sosyal olarak Batıya nazaran çok geri kalmasını, çok yüzeysel bir tarihi süreç kapsamında ele alırsak;  Osmanlı' nın son birkaç yüzyılı diğer Büyük Devletlerle yapılan savaşlarda toprak kaybetmelerle başlayan gerileme dönemi ve son yüzyılda ise Avrupa' da başlayıp giderek yayılan milliyetçilik akımının etkisiyle Balkanlarda başlayan isyanları bastırmakla uğraşırken, yüzyıllardır öz toprakları olarak gördüğü çiftçilikle ancak geçimini sağlayan Türk Anadolu Halkı da ağır vergi yükü altında ezilmekteydi. Arasıra yaşanan isyanlar ise Ademi Merkeziyetçilik Politikası kapsamında her tür zor' la bastırılmaktaydı. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolunun büyük kısmı Kürt olan topraklarında ise Osmanlı Yönetimi açısından, Aşiret Ağalarından alınan  vergiler  dışında, bölgenin sosyal yapısına karışılmamıştır.

Cumhuriyet Döneminden itibaren ise Türk üst kimliği altında bir Ulus Devlet inşa edilmeye çalışılmıştır. Fakat Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi' nde Osmanlı zamanında da varolan güçlü Aşiret Sistemi  çökertilememiş, Çok Partili Siyasal Hayata geçişle birlikte de Siyasal Partiler, Toprak Sahibi Aşiret Ağaları' nın köylü üzerindeki otokratik gücünü kullanmak yoluyla kolay yoldan oy toplama yolunu seçmiştir. Dolayıısyla Toprak Mülkünü elinde bulunduran Aşiret Ağaları' nın nerdeyse malı olarak gördüğü çiftçi-işçi sınıfı Kürtleri, Cumhuriyet Dönemiyle birlikte Batı' da başlayan Refahlaşma-Medenileşme-Birey Olma fırsatlarına kavuşamamıştır.

Zamanla aynı ülke vatandaşı olduğu halde Batı' nın giderek zenginleşmesine rağmen kendi köyünde yaşadığı fakirliği sadece Kürt Kimliği' ne  atfeden bir fikir yagınlaşmaya başlamış ve 1970' li yılların sonunda sınır komşusu ülkeler ve diğer Büyük Dış Ülkelerin silah pazarı yaratma kaygılarıyla Öcalan liderliğindeki örgütün  propagandalarıyla, uzun yıllardır aşiret sisteminin içerisinde eriyen, birey olma fırsatını kazanamayan ve bölgedeki Hükümet' ten çok daha fazla gücü elinde bulunduran Asker' in şiddetli baskıcı yönetimi karşısında kimliklerine sahip çıkma, bu şekilde devam ettiği sürece değişmeyecek kaderlerine bir başkaldırı pisikolojisiyle örgüte katılımlar ve ilk silahlı eylemler başlamıştır.

ve şimdi!

Şimdi konu sadece PKK' ya Türkiye' den katılan Kürtlerle değil, Suriye-Irak-İran Kürtleri' nin de katılımıyla çok farklı bir boyuta gelmiş, çok kollu çok yönlü ve zaman zaman hatta sürekli olarak Sınır Komşusu Ülkelerin ve Avrupa-ABD-İsrail' in desteklediği bir örgüt niteliğine bürünmüş, ilk kurulduğunda amaçlanan Kürt Kimliği' nin tanınması ve Kürt Kimliğinde özgürce yaşamanın çok ötesinde Türkiye' nin gelişmesini siyasi ekonomik güç kazanmasını engellemeye ya da Türkiye' nin kendi istedikleri politkadan sapmasını istemeyen Büyük devletlerin gerektiğinde başvurduğu kullandığı, yöneticilerinin Avrupa şehirlerinde yaşadığı, taşeron bir terör örgütü olmuştur.

Artık PKK  ilk kurulduğundaki amaçlarından çok sapmış,  tek amacı, her an hangi ülke desteklerse (finans ve para olarak) Türkiye' nin bütünlüğünü ve gelişmesini engellemek için hiçbir kanlı eylemden kaçınmayan kanlı bir terör örgütüne dönüşmüştür. Kürt Çocuk-Gençlerini ise hala Kürt Kimliği propagandasıyla dağa katılmaya ikna edebilmektedir.Türkiye Cumhuriyeti' nin en büyük sorunu ise halen bunu engelleyebilmeyi başaramamasıdır. Sorun hala o bölgede kimlik tanımını doğru şekilde yapamayan, kendilerini bu ülkeye ait hissetmeyen, Türkiye vatandaşı olmakla Kürt olmayı birbirinin zıddı gibi algılayan insanların yetişmesidir. Bu sosyo-psikolojik bir sorundur. Doğru eğitim politikası ve sosyal-ekonomik adımlara büyük oranda aşılabilir bir durumdur.

 Fakat aklıma son zamanlarda hep şu soru geliyor ; Eğer Pkk' ya Türkiye' den katılımlar hiç olmasa, Türkiye kendi sınırları içerisinden bu katılımları tamamen bitirebilse, PKK da biter mi? Bence hayır! Sınırlarımızda Türkiye' nin gelişmesini ve bölgede söz sahibi olmasını hiç kaldıramayacak komşu ülkeler ve  petrole karşı iştahı büyük devletler varken, Türkiye' nin de jeopolitik konumu ortadayken, kısa zamanda bitmesi maalesef imkansız, uzun vadede ise zor  görünüyor! Türkiye' nin en azından bu yüzyılda bütünlüğünü  ve çıkarlarını koruyabilmesi için çok pragmatik bir dış politika yürütmesi ve attığı her adımda hem sınır komşularının hem de diğer petrol iştahı büyük devletlerin nasıl karşılayacağını iyi hesap etmesi ve Türkiye' nin her kendi çıkarlarına ters düşen hamlesinde, en ucuzundan Pkk kartını oynayacakları gerçeğini hesap ederek strateji kurması gerekiyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, aslında büyük bir bölümü beraber yaşamaktan yanaydı ama öyle yanlış politikalar uygulandı, belirttiğiniz gibi dış güçler PKK'ya öyle destek verdiler ki, sonunda çoğu yeni devlet ister hale geldi. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 27.07.2013 17:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 419
Kayıt tarihi
: 23.05.12
 
 

Halkla İlişkiler ve Tanıtım     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster