Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '12

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
58
 

Kurtuluş akıl ve ilimde

Kurtuluş akıl ve ilimde
 

Balta Limanı Anısı. İSTANBUL


Yıldız Tekniğin öğrenci kulüplerinden gençlerle sohbet ediyoruz.  Bugün yaşadıklarımızı da anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyoruz:

Alt yapısı Rönesans’a dayanan gelişmelerin sonucunda dünya 1789 Fransız İhtilâlı ile anlayışını değiştirdi. Dağınık halde bulunan milletler siyasi birliklerini kurmaya başladılar. Böylece şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırlandı. Bu ortam 1840’a kadar İngiltere’ye sanayi devrimini yaptırdı.  

Sevgili Ender; “Pekiyi Hocam, bir devlet nasıl olur da iflas eder?”

O günkü dünyanın hâkim medeniyeti Osmanlı idi ve bu değişim Osmanlıyı vuracaktı.

Öte yandan tedbir olarak Osmanlı Devleti 1826'da kendi ihtiyaç duyduğu yerli hammaddelerin yabancı tüccarlar tarafından yurtdışına çıkarılmasını önleyen tekel (yed-i vahid) sistemini uygulamaya koymuştu.

Bu sistem İngiltere’nin çıkarlarına uygun düşmüyordu ve İngilizler kendilerine Osmanlı topraklarında ayrıcalıklar verilmesi için baskı yapıyordu.

Devrin Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa, Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanını bastırmak için İngilizlerden yardım istedi. Bu yardıma karşılık olarak, İngiltere ticari bakımdan büyük ayrıcalıklar aldı. (Baltalimanı Ticaret Konvansiyonu 1838)

Beyza ekliyor; “Fransa’ya karşı İngiltere’ye taviz vererek denge kurduğu masalını anlatan M. Reşit Paşa nasıl olur da bu dengenin karşı güçlerine de bu tavizleri verir? ! Bunun akıl ve bilim yolundan izahı var mıdır?”

Buna benzer antlaşmalar Fransa, İsveç, Norveç, İspanya, Hollanda, Belçika, Danimarka ve Portekiz'le de imzalandı. Bu antlaşmalar Osmanlının yerli üretim ve ticaretini büsbütün bitirdi. Yabancı tüccarlar artık ülke ekonomisine hâkimdiler.

Öyle ki Batılı hayat tarzında yaşamak, Beyoğlu’na çıkmak adına han, hamam, evler, arsalar satılıyor bunlar yabancılar, gayrimüslim ve Levantenlerin eline geçiyordu. Bu hayat tarzı o hale geldi ki, tefecilere borçlu olmayan tüccar ve devlet ricali neredeyse kalmadı. Hatta Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Sultan, Mithat Paşa, Namık Kemal gibi zamanın ünlüleri bile bu sarmala borçlanmışlardı.

- Ve böylece 1875’te Osmanlı İmparatorluğu iflasını ilan etti, değil mi Hocam?

Bu sonuçtan önemli dersler çıkar. Günümüzde ödenemez hale gelen kredi kartı borçları gibi, birer ikişer satılmaya başlanan tarla tezekler. Hatta öyle ki daha şimdiden harcanan tasarruflar, emekli ikramiyeleri gibi…  

Dünya sürekli değişir, değişim dönemlerinde akıl ve bilim göz önünde olmalıdır. Özelleştirmeye ve kamu borçlarına da böyle bakmak gerekir. Değişim dönemine uyum sağlayamayan kişi, kurum veya devletler ya yok olur, tasfiye olur veya çöker.

Aklın ve ilmin yolunu tutanlar kurtulur.

- Anlıyorum Hocam; değişim dönemlerine uyum sağlamanın, başka bir ifadeyle kurtulmanın metodu bizim anlayabileceğimiz şekliyle nedir?

Bugün geçmişte olanlardan ders alacak bilgi birikimimiz mevcuttur. Geçmişten daha iyi durumda bir kültür tabanımız var ve kullanılabilirse bir sanayi gücümüz de var. Daha iyi, çağdaş dinamikleri ve eğitimi üst düzeyde askerî ve sivil müesseselerimiz var.

- Ancak hâlâ eksik bir şeyler var sanki!

İsmail Sarı’nın da dediği gibi “Çağdaş mantığı anlayan gereklerini yapacak ülke menfaatini öne alan tamamen milli politikaları kısa, orta ve uzun vadeli planlara göre organize edecek siyasi kadrolara da ihtiyaç vardır.”

Tarih bilimi ders alınmak içindir.

Ders alınsa tarih tekerrür mü eder? …

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster