Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '19

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
80
 

Kurtuluş Savaşı Borcu

Türkiye 1918 sonrasında 30 Ekim 1918 Mondros ateşkesi ve 13 Eylül 1922 İzmir’in alınmasına kadar çok sıkıntılı bir dönem geçirmiştir. Lozan antlaşmasına kadar askerlerinin tamamını terhis edememiş ve savaş ekonomisi devam etmiştir (24 Temmuz 1923). Diyebiliriz ki Türkiye 57 ay savaş maliyetlerine katlanmıştır. Kurtuluş savaşı masrafları önemli bir mali yüktür. Teknik rakamlar içinde boğulmaksızın TBMM bütçelerine bakalım.

TBMM Bütçeleri 1920 bütçesi geliri 63 milyon TL, 1921 bütçe geliri 75 milyon TL, 1922 yılı bütçe geliri 101 milyon TL, 1923 yılı 145 milyon TL’dir. Bu yılların bütçe toplamı 384 milyon TL’dir  (63+75+101+145=384). O dönemde 1TL= 1.1$’dır. Bütçenin %75’ini kabaca savaş bütçesi sayarsak, (arada iç isyan maliyetleri de olduğundan %65 denilebilecek savunma rakamlarını %75 aldım), 4 yıllık savaş bütçesi 316.8 milyon dolardır  (384x0.75x1.1=316.8).  Bu parayı 13 ile çarparsak 2019 dolarına çevirebiliriz. Bu rakam 4 118.4 m$ (316.8x13=4 118,4m) veya 4 milyar 118 milyon$.

Bu rakama savaş sırasında yakılıp yıkılan varlıklar; evler, camiler, canlı hayvan sürüleri, bağ bahçe ürünleri dahil değildir. Savaş bittikten sonra da yıkılan evlerin, yolların, fabrikaların yapılması, sakat kalan, yaralanan askerlerin bakımı, şehitlikler yapılması devam etmiş maliyetlerdir.

Türkiye Lozan anlaşmasıyla, antlaşmaya imza atan ülkelere,  gümrük vergileri olarak 1916 yılı Osmanlı gümrük kurallarını (düşük bir oran %5-8 bandında) beş yıl daha uygulamayı ve miktar sınırı koymamayı kabul etmiştir. Lozan’da Osmanlı borçlarının üçte ikisinin (2/3) ödenmesi taahhüt edilmiştir. Türkiye’nin payına düşen ödenmemiş Osmanlı dış borçlarının toplamı yaklaşık 101 milyon TL idi. İlk kez 1854’de alınmaya başlanan ve 1918’e kadar alınmaya devam edilen Osmanlı borçlarının kapatılması; Türkiye 1929’da ödemeye başlasa da ancak 1954 yılında tamamlanabilmiştir. Ödeme miktarı= Borç + Her yıl borcun cinsine göre değişen oranlı (%3-8 bandındaki) faiz'dir.

Ayrıca, Türkiye 1928 yılına kadar Lozan kısıtlamaları sebebiyle dış ticareti sınırlayamamış ve milli bir banka kuramamıştır. Kapitülasyonların ve Osmanlı dış borçlarının yarattığı sıkıntılar Türkiye’nin dış borçlanmaya, siyasi, ticari ve mali imtiyazlara soğuk bakmasına sebep olmuş ve bu görüş 1950’lere kadar devam etmiştir.

Lozan (24 Temmuz 1923) sonrasındaki yıllarda Türkiye toparlanmaya çalışırken İngiliz destekli Kürt isyanları ve 1929 ekonomik bunalımı ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Türkiye ekonomide yerli endüstri kurulmasını, ikame ekonomisini geliştirmeyi tercih etmiştir.  2. Dünya savaşına Türkiye katılmamasına rağmen, savaş ekonomisi ve seferberlik üretimi azaltmış, ülke insanlarının refahını olumsuz etkilemiştir.

Son söz:  Savaş insan, silah ve para ile yapılır. TBMM Bütçesinin  ilk dört yılının %75’i savaşa gitmiştir. Savaşın maliyeti, savaş bittiğinde de devam etmektedir. Yeni bir devlet kursanız bile borçlar daimidir ve alacaklıya faiziyle ödenmek zorundadır. Devlet iç borcunu enflasyonla azaltabillir. Ama dış borçtan kurtulmak mümkün değildir. Dış borçtan kaçınalım.

Yararlanılan Kaynak
Mahfi Eğilmez , Osmanlıdan devraldığımız borçlar 2011 yılı 11 Aralık
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1703
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster