Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1336
 

Kurtuluş Savaşı'nın Musul Cephesi-3

Kurtuluş Savaşı'nın Musul Cephesi-3
 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mahmut_Berzenci


Bir önceki yazımda Kurtuluş Savaşı sürecinde Kürtlere Özerklik verilmesi konusunda bilgi ve belgeler konusunda Ayşe Hür’ün Taraf Gazetesindeki yazısından hareketle yaptığım okumaların sonuçlarını aktarmıştım. Bu kapsamda yapılan bir saptama da Ayşe Hür’ün yazısında Heyeti Vekile (Bakanlar Kurulu) kararıyla Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından verilen talimatın tarihindeki yanlışlıktı. Hür’ün, anılan yazısında:

“EL CEZİRE KOMUTANLIĞINA TALİMAT ‘Özerklik’ konusunda TBMM zabıtlarına geçmiş tek olay, 22 Temmuz 1922 tarihinde Meclis’te okunan Kürdistan hakkında Büyük Millet Meclisi Heyetinin Elcezire (Irak) cephesi kumandanlığına yazılmış 15 Temmuz 1922 tarihli talimatıdır.” (Ayşe Hür, Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-3 , Taraf Gazetesi - İstanbul - 22.10.2008) şeklinde kaydedilen bu talimatın tarihi yukarıdaki alıntıda yer aldığı gibi 15 Temmuz 1922 değil Cephe Komutanı Nihat Paşa’nın göreve atandığı 26 Haziran 1336 (1919) ile görevden alındığı 3 Kasım 1337 (1921) arasında olması gerektir (Durdu Mehmet Burak, “El-Cezire Kumandanı Nihat Paşa’nın Eşkıya Tarafından Soyulması”, Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2005 s:169-183). Nitekim, 22 Temmuz 1338 (1922) tarihli Meclis Tuatanağında söz konusu talimatın tarihi 27.06.1337 (1921) olarak nitelenmektedir. (TBMM Gizli Celse Zabıtları, Cilt 3, TBMM Basımevi, Ankara, s.550) http://blog.milliyet.com.tr/Kurtulus_Savasi_nin_Musul__Cephesi_-2/Blog/?BlogNo=209731

Ayşe Hür’ün söz konusu talimatın tarihinde yanılmış olması onun bu talimatın nedeni hakkındaki yorumunu da kanımca hatalı olarak etkilemiştir. Nitekim anılan yazıda bu talimatın veriliş nedeni şu şekilde ifade edilmiştir:

“Bu talimatın neden verildiğini soran milletvekillerine önce ‘hükümet işidir’ denilerek cevap verilmek istenmemiş ancak ısrarlar üzerine Nihad Paşa’nın 35 sayfalık gerekçesi okunmuştur. (Gerekçe ve üzerine tartışmalar için bkz. s. 552-574) Burada özetlememe imkan olmayan bu mektupta anlatılanlar ‘özerklik’ kararın gerekçesini açıklamaktan uzaktır. Arka planda o sıralar İngilizlere karşı ikinci kez isyan eden Şeyh Mahmut Berzenci’yi kontrol altına almak isteği vardır. Nitekim, Berzenci bu teklife güvenerek, İngilizlere meydan okumakta ölçüyü kaçırmış sonunda uzlaşmazlığının cezasını Hindistan’a sürülerek ödemiştir.” (Ayşe Hür, Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-3 , Taraf Gazetesi - Istanbul - 22.10.2008).”

Oysa, talimatın bütünü okunduğunda gerekçesi de açık olarak görülmektedir. Talimatın verilmesinin gerisinde bölgenin İngiliz ve Fransız faaliyetlerine açık olmasının yol açacağı kargaşanın önlenmesidir.

(http://blog.milliyet.com.tr/Kurtulus_Savasi_nin_Musul__Cephesi_-2/Blog/?BlogNo=209731) Talimatın gerekçesinin sorulmasında da bu tehlikeye karşı tedbir olarak cephe komutanlığına tanınan yetkilerin bölge milletvekillerinde uyandırdığı tepkidir. Nitekim görüşmelerin devamında Nihat Paşa hakkında Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Efendi’nin yapmış olduğu şikayet ve görüşmeler sonrasında olayların üzerinin kapanacağı gerekçesiyle tepkilerin dozu giderek yükselmiştir. Sonuçta, daha önce de ifade edildiği gibi yapılan oylamada Adliye Encümeninin mazbatası doğrultusunda Nihat Paşa’nın verilen talimatlara uygun hareket ettiği kararına varılmıştır. Bu olayda dikkat çeken bir nokta da, 14 Teşrin-i Sani 1921 (1337) tarihli Nihat Paşa hakkında suçlamalarda bulunan Büyük Millet Meclisi Riyaset-i Celilesine Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü’nün gönderdiği telgrafın Mustafa Kemal Paşa tarafından işleme konularak konunun Adliye Nezaretine havale edilmesidir. Nitekim bu kapsamda Nihat Paşa Elcezire Cephesi Komutanlığı görevinden alınmıştır. (Durdu Mehmet Burak, “El-Cezire Kumandanı Nihat Paşa’nın Eşkıya Tarafından Soyulması”, Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 6, Sayı 1, 2005 s:169-183)

Gerçekte Mustafa Kemal’in Şeyh Mahmut Berzenci ile irtibat girişimi olmuştur. Ancak bu girişimin tarihi 13 Ağustos 1919 olup Erzurum Kongresi sonrasında bölgedeki diğer bazı aşiret reislerinden destek sağlamaya yönelik benzer içerikli telgraflar söz konusudur. Şöyle ki:

“Şeyh Mahmut Efendi Hazretleri’ne,

Faziletlü Efendim,

Yüce hilafet makamına ve Osmanlı saltanatına olan hakiki bağlarınız ve aziz vatanımız hakkındaki kati alakanız herkesçe çok iyi bilinir. Harbi Umumi’nin makûs neticesi düşmanlarımıza çok fırsatlar verdiğinden Mütareke’den beri devlet, millet ve vatanımız hakkında reva görülen tecavüz ve saldırılar tahammül ve kabul edilemeyecek dereceye varmıştır. Hilafet ve saltanatın yok olmasına ve vatanımızın Ermeni ayakları altında çiğnenmesine ve milletimizin Ermenilere esir olmasına rıza gösterecek hiçbir Müslüman tasavvur edilemez. Düşmanlarımızın her taraftaki teşebbüsleri hep vatanın parçalanması ve milletimizin esir olması gayretlerine yöneliktir. Milletten kuvvet alamayan ve esir vaziyetinde bulunan merkezi hükümet aczden başka bir şey gösterememiştir.

Milletin yekvücüt olarak kuvvet ve kudretini cihana göstermesinden başka kurtuluş çaresi ve dayana noktası kalmamıştır. Bu sebeple senâverleri resmi makam ve sıfatımın engel olduğunu gördüğümden derhal askerlik mesleğinden istifa ederk vatan ve milletimizin tam kurtuluşuna kadar milletle beraber ve milletin içinde çalışmaya karar verdim. Zatıalileri gibi fedakar, vatansever dindaşlarımızın benimle beraber çalışacağınıza eminim. Bu defa Erzurum Kongresi’nce karalaştırılan beyanname ve nizamnamelerden takdim ediyorum. O havalice teşkilatın genişletilmesi ve takviyesi konusunda kuvvet sarf edilmesini rica ederim. Yakında Sivas’ta toplanacak genel bir kongre ile de daha faydalı ve kati neticeler elde edileceği şüphesizdir. O havalide İngilizlerin aldatıcı telkinlerinin önüne geçilmesi pek ziyade lazımdır. Cenabı hak cümlemize muvaffakiyetler ihsan buyursun. Gözlerinizden öperim Efendim.

Eski 3. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, Cilt 3, 2000)

Benzeri mektuplar aynı gün, Bitlis, Küfrevizade Şeyh Abdülbaki Efendi’ye, Şırnaklı Abdürrahman Ağa’ya, Deşevli Ömer Ağa’ya, Muşaslı Resul Ağa’ya, Norşinsli Büyük Şeyhlerden Şeyh Ziyaettin Efendi’ye de gönderilmiştir. Ancak Şeyh Mahmut’a gönderilen “…bu mesaj sırasında Süleymaniye işgal edilmiştir; bu nedenle mesajın eline geçmediği kesindir.” (Murat Güztoklusu, Musul Özdemir Harekatı, İstanbul, 2008, s.45). Güztoklusu’na göre Mustafa Kemal doğru kişiyi seçmiştir; Şeyh Mahmut İngilizler’in bol para ve hanlık teklifini reddetmiş, yurtseverliğini ve yiğitliğini göstermiş bir yerel liderdir. Ayrıca, Şeyh Mahmut 25 Ağustos 1919’da sürgüne gönderilmiş, Aralık 1921’de de tekrar geri dönmesi sağlanmıştır. (Güztoklusu, a.g.e, s.376). İngiliz kaynaklarında Şeyh Mahmut’un kendilerine yakınlaşıp uzaklaşmasından hareketle çok da olumlu ifadeler bulunmamakla birlikte, bu noktayı daha sonraya bırakarak, yazımızın başında değinilen Nihat Paşa’ya verilen ve içeriğinde Kürtlere Özerklik hususu öne çıkarılarak, bunun amacının Şeyh Mahmut’un milli mücadele cephesine çekilmesi olarak nitelenen talimatın tarihinin 27.06.1337 (1921), Şeyh Mahmut’un Süleymaniye’ye dönüşüne izin verilen Aralık 1921 tarihinden aylar öncesine karşılık geldiğinin altını çizmek istiyorum.

Ayrıca, Şeyh Mahmut'un Hindistan'a sürgüne gönderilme tarihi yukarıda ifade edildiği gibi Ağustos 1919 olup bu tarihten önce başlayan isyanının Ankara'nın herhangi bir teklifine dayanıyor olması mümkün değildir. Şeyh Mahmut'un ikinci isyanı ise Milli Mücadelenin örtülü bir cephesinin bir parçası olarak oldukça farklı gelişip sonuçlanmıştır. “Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi” kitabının yazarı Wadie Jwaideh’e göre ise Şeyh Mahmut’un İngiliz’lerin desteği ile tekrar Süleymaniye’ye geliş tarihi Eylül 1922’dir. “Şeyhin görevine iade edilmesinin üzerinden henüz bir ay bile geçmemiştir ki, onun Türklerle temas halinde olduğu ortaya çıktı. Türklerle yaptığı görüşmelerin niteliği Özdemir’in Cezire’deki Türk askeri karargahına gönderdiği mektupların ele geçirilmesiyle açığa çıktı (Cecil John Edmons, Kurds, Turks and Arabs, Politics, Travel, , and Research in North Eastern Iraq, s.310-314’den aktaran; Wadie Jwaideh, Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi, İstanbul, 2007, s.387) . Bu tarih 29.09.1338 (1922) tarihli lcezire ve Irak Teşkilat ve Harekatı Milliyei Umumiye Kumandanı Özdemir tarafından Şeyh Mahmut’a gönderilen ve “Mücahidi Muazzam, Şih Mahmud Efendi Hazretlerine” diye başlayan mektuba karşılık gelmektedir. (Güztoklusu, a.g.e, s.148).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1047
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster