Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
550
 

Kuru ağaç dibi

Kuru ağaç dibi
 

Bir arkadaşım anlatıyordu bugün, konu nerden oraya geldi bilinmez, 64 yaşındaki kayınpederinin eşi vefat eder etmez kırkı çıkmadan beni evlendirin demeye başladığını, sonrasında el birliği ile yaşına uygun birazda yaşı genç, işveli cilveli bir hatun bulduklarını, kayınpederinin nasılda değiştiğini, yeniden hayata döndüğünü, yüzünde gülücüklerin eksik olmadığını tabi bunda evlendiği hatununda etkisi olduğunu anlattı durdu bütün gün.

Acaba bizlerde mi var bir hata acaba? Biz bayanlarda evliliklerde, bir süre sonra pek mi kendimizi bırakıyoruz ne? Nasılsa, tapusu bende kimseler alamaz diye, bir rahatlık bir gevşeklik mi oluyor.

Hemen sesler yükselmeğe başlıyor sanırım sesler buraya kadar geliyor, elbet tek taraflı değil bu, kadın erkek ayırmıyorum. Pek mi boş veriyoruz? Mazeretler, hazır... Ev işleri, çocuklar, yorgunluk, maddi imkansızlıklar, alışkanlıklar, bir zamanlar nasıl birbirleri için deli olduğunu unutan çiftler, eşine bir çiçek almayı angarya gören beyler... (halbuki bir çiçeğe kocaman bir gülücük hazırdır... Ya da bugün ne kadar hoşsun sevgili eşim sözü...) Çok mu zor bunu söylemek, eve gelen eşine nasılsın demeden o gün yaşanan olumsuzlukları anlatan, şikayet eden hanımlarımız gün boyunca annesinin ve babasının eve gelmesini bekleyen özleyen, ilgi çekmek için olmadık gevezelik yapan, karşılığında azarlanan ya da daha sonra diye baştan savılan çocuklar... Trafik de sanki korna çalarak yolları açacağını sanan araç sürücüleri, yükselen faizler, işyerinde birbirini şikayet eden çalışanlar... Devamlı ağlayan esnaf....

YETERRR DİYORSANIZZ; dikkat edelim efendim, halbuki ne kadar masum bir yazı olacaktı.

Parmaklarım beni dinlemiyor ama hatırıma gelen son bir kısa anı. Annemin amcası da yıllar önce eşini kaybetmişti onu da en sonunda ikna edip evlendirmişlerdi, sevgili amcamız gerçekten ikinci evliliğinde çok mutlu olup, şu sözü söylediği dilden dile dolanmıştı... "Yıllar yılı kuru ağaç dibinde uyumuşum". Hanımlar beyler dikkat... Bu gün geçti yarın hanımlarımıza bir küçük buket çiçek ya da hanımefendiler... Beylerin o çok sevdiği tatlıyı yapmaya ne dersiniz....:) Sevgi ile kalın....

Sadece gözlem, aktardım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

BEN DE BU ANLAYIŞA TARAFTARIM.ÖLÜM EŞLERDEN BİRİNİ ALDIĞINDA DİĞERİ YAŞAMAYA DEVAM ETMELİ.

Kerim Korkut 
 14.04.2012 7:14
 

Bu konuda genelleme yapmak yanlış olur..İki örnekle işin içinden çıkılmaz..Eşini kaybettikten sonra acısını yüreğinde mezara götüren insanların hikayelerini seviyorum ben.. Bu tür yaklaşımlar kaybedilen eşe vefasızlık oluyor… Öbür tarafta karşılaşırlarsa görürüm ben kuru ağacı…

Ali Gülcü 
 12.04.2007 0:02
Cevap :
gidene sitemde ki babamın şiiri....onun ardından her kara gözlü için yakılan şarkı babamı ağlatırdı.. herkes kendince haklı...))sevgi ile kalın efendim...  12.04.2007 7:05
 

Tam destek yanındayım canım..Hayat ilkeler için değil,mutlu olmak içindir...Geç yaşta bile gelecekse mutluluk bırakın gelsin..Hiç kınamıyorum..o kulağını kaşıyan ihtiyar dedeleri...son günlerini mutlu yaşasınlar..Bana hanımlar kızacak şimdi,kaçtım..

Fatma Köse  
 11.04.2007 22:54
Cevap :
:))) BİRİMİZ HEPİMİİZ HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN DEĞİL Mİ YOLCUMCUM.))SEVGİLER SANA  11.04.2007 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 292
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 974
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster