Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
15
 

Kurucu İnşada Kolektif Oluş 3

Düzenli, kontrollü ve denetimli, paçalı enerji verimlidir, yönetseldir. Bu nedenle mülkün sahibi monarşinler, oligarşinler üzerindeki mutlaktı yapı; danışmalar, topluluk, kurul, tüm, bütün, tamamı anlamına divanlar, meclislerle (pankuşlar meclisi gibi kurul ile) frenli ve hızlı enerji salınımı içine girmişlerdir. 
 
İlk, ön ittifaklı yapılar neden eşyanın ve inşanın tabiatına göre "ilahlar kurulu" tarafından yönetilmişti? Ön ittifakların ilahi kurul tarafından yönetilmiş olması bir putperest hareketi değildi. Sanırım ön ittifakları yöneten ilahlar kurulunun geri bağlanım meşruiyetlerinin hem inşacı bir geri bağlanım olan üreten ilişkiye dayandığını anlamışlardır.
 
Hem de ön ittifakı oluşan konjonktür içinde totem meslekli grupların olmasıyla totem meslekli grupların bileşimlerini veren "farklı üretim hareketi kapasitesi (kolektif kapasite)" nedenle ittifakların ilahi kurul tarafından yönetilmiş olduğunu okur anlamıştır. Üretim ilişkisi ve üretim hareketi süreci hem kesikli sürekli yapıyordu. Hem yavaşlatıp hem birden hızlandırıyordu.
 
Yine bu nedenle toplumu yöneten "kolektif güç, devlet gücü" olmakla devlet kolektif akıl ve kolektif kapasitesiyle, kişiye göre akıl almaz bir kolektif erkedir (enerjidir). Önceki yazılarımda belirttim kolektif hareket bir tahrik gücü (işlerge güç) ile işleyim kuvvetleri üzerinde karşılıklı farklı enerji takasları olan çokluğun, geri beslenim gücüdür".
 
Kolektif oluş ışık gibi bir bilgidir. Ve kolektif oluş bir bilgi akışı taşıyan enerjidir. Tarihselliği verir. Geri bağlanım yasalarını verir. Depo enerjiyi verir. Kendini tekrarlayan çevrimle özyinelemeyi verir. Kolektif miras aktarışını verir. Kişiyi, kişileri verir. Karşılık değişilir enerji emeği verir. Sağlamayı, sağlatmayı, üretileni paylaşmayı vs. bilgi olarak size verir.
 
Kişi hayal edemese de; toplum hayal eder. Kişi bilmese de; toplum dediğimiz üreten kolektif güç bilir. Kişi unutsa toplum hatırlar. Hatta hiç unutmaz. Bilgi, kapasite ölen kişiyle yok olsa da toplumsal bilgi; toplumsal kapasite kişinin dışında ve kişiden bağımsız olmakla kesikli süreklidir. 
 
Bu nedenle toplum kişiyle değil kolektif güç ile uzaya gider.  Sizdeki uzaya gitmenin hayal gücü, kolektif hayal gücündeki imgelerle oluşur. Bu nedenle geri bağlanımla olan toplum ya da kolektif güç; kişiden aşkın ve kişiden bağımsız olmasıyla kişilerden kıyas edilemez denli, kişilerin esamisi okunmaz denli kişiden fazladır.
 
Sosyo toplumsa inşanın temelinde av ve toplayıcılık gibi doğada sağlanır eylemle olunan yönelimlerin karşılanması vardır. Yine inşanın temelinde güvenlik, savunma, yavru bakımı, gözcülük gibi bir başka tür kaygı sal yaşamsallar vardır.
 
Kolektif alan içinde bunların her biri, her bir işlerge kuvvet ve farklı işleyim kuvvetlerinin takası üzerinde kişilerin birbirinde sağlanır. Farklı türden kullanılabilir ve tüketilir, işlerge kuvvetler (tahrik eden enerji) aktarımı ile işleyim kuvvetlerin değişim organizesi, alan içinde iş bölüşümünü ile yardımlaşan parça işlerin entegresini oluşturmuştur.
 
Tekil kişiler dışa doğru eylemle ve kendilik yönelimleydiler. Kişinin kendilik eylem ve kendilik yönelim işleri diğer kişilerin kendilik eylem ve yönelim işleriyle kesiştiği yerde bileşimin olumlu veya olumsuz alan bağı oluştu. 
 
Oluşan bağlanım veya kaçınma stratejisi ile seçme ayıklama süreci çalıştı. Bu eleme işlemiyle kişileri birbirine yaklaştıran alan kuvvetleri içinde ortaklaşa bir kolektif bağıntı ve ortaklaşa kolektif işgücü uygulaması ortaya kondu. 
 
İşte kişilerdeki kendilik eylem ve doğaya yönelme işi nedenle kolektif alana gelen kişilerin işsizlik gibi bir garabetinden söz etmenin olanağı yoktur. Hayatın iç ve dış faaliyetleri başlı başına bir iştir.
 
Yaşlı, güçsüz, sakat, hasta, çocuklar dışında kolektif alanın çalışmayanı yani güncel deyimle "işsizleri yoktur". Yaşlı güçsüzler işsiz değil, iş yapacak çaptan düşmekle yine sürdürmeleri gereken bir yaşam, işleri vardır.
 
Yani ağaçtan ağaca meyve; orda burada ot ve kök, tırtıl böcek toplayıp; ceylan peşinde olan kişinin işsizliği olamaz. Kişi işsiz olmamakla kolektif bağlanım içine girdi. İşsiz kişi, kolektif bağlanım yapabilir miydi?
 
İş deyince kişiler toprak ekip, kitap yazarak, meyve yetiştirerek bileşim alanı içine gelmiyordu. Yoktu böyle bir şey. Kişi hayatın korunması ve idamesi işi olan eylem ve yönelimlerle bileşik alan ortaklaşmasını işini ortaya koyuyordu. 
 
İşte "buradaki bileşik alan etkisiyle" kişilerin kendi eylem ve yönelimleri olan avcı, savunmacı, gözcü gibi işleyim işlerler gruplanıp karşılıklı işlerge işgücü değişimine sokulmakla süreç "işleyim ve işlerge işgücü emekler hüviyetini kazanıyordu". 
 
Durum bu olunca kolektif sistemin inşa temeli olan geri bağlanım yasası içinde işsizlik diye bir anlam, bir kavram, bir algı, bir düşünüş, bir kaygısı yoktur ve olamazda. 
 
Nasıl olsun ki? Herkesin tekil durumla ihtiyaçlar hiyerarşisiyle davranmakla doğaya doğru yönelim ve sağlama eylemiyle olduğu davranışları kolektif alan içine gelince alanın işlerge ve işleyim kuvvetleri nedenle iş paylaşımı, yardımlaşma, dayanışma olarak "yansıyan bir enerji dönüşümüydüler". Birleşim ve bağ enerjisi işleyim ve işlerge eylemli alanı açmıştı.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 401
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 106
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster