Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
13
 

Kurucu Yapı Kolektifti 29

Rızk ve mülk kavramının önceden beri var olup, var olmadığı neden önemle belirtiliyordu? Çünkü El, rızk söylemi veya kader söylemi üzerine bina olmakla mana edilmişti. Rızk veya kader “her şeyden önce” tasarlanmış her şeyle birlikte El tarafından bir çırpıda ortaya konmuştu.

 

Bu anlayış içinde “Her şey rızkıyla birlikte doğar” deniyordu. Ve her şey bugün nasılsa dün de öyleydi deniyordu. Bu düzenleme içinde hiçbir değişiklik yok deniyordu. Ve her şey bu düzenlemeye göre bir çırpıda rızkıyla birlikte olup bitmişti, deniyordu. El bu tezler üzerine oturuyordu. Demek ki bu günkü rızk olarak biriken servetler, dün de vardı.

 

Dün de vardı ne demek? Büyük patlamadan önce mülk ve servet vardı demek! Atomun inşasından önce, mal mülk rızk vardı demek. Kimyasal evrim, moleküler evrim yokken; hayat yokken; üretim ilişkisi ve üretim hareketi yokken, rızk, mal, mülk düşünce ve tasarım vardı demek.

 

İşte bu sav böyle mi, böyle değil mi diye bilgiye dayalı düşünce imgeleri üzerinde, tarihsel koşullar içeriğinde, arkeoloji ve jeolojik buluşlardan vs. geriye doğru yani başlangıç koşullarına doğru gidilip bakıldığında; rızkıyla birlikte bir çırpıda ortaya konmuş hiç bir şey karşımıza çıkmıyordu.

 

Küçükler dünyası ve büyükler dünyası birbirinden farklıydı. Küçükler dünyası önce olmakla büyükler dünyası küçükler dünyasından bir durumun devamıyla vardı. Bu durum konsantre bir atom ve anti atomla olan durumdu.

 

Küçükler dünyası kuantum yasalarla davranır.  İç düzeni, yani içi yoktur. Belirsiz durumlarıyla aynı anda var olup yok olan ırasıyla (seciyesiyle-karakteriyle) olasılıklar bulutuydu. Büyükler dünyası mikro dünyadan yoğunlaşan özellik içindeki eğim oldu. Bu eğim bir belirlilik bir gerekircilikle birlikte, belirsiz bir durumla da iki sek görünümle ilişkince akış yapıyordu.

 

Öbekleşen eğim durum atomdu. Atom küçükler dünyasına göre kısıtlanmıştı. Ama atom da kuantum dünya içinde olmayan yepyeni özellikler bileşimine açık bir yapı taşı olmakla atomdu. Atomun kısmen kararlı bir iç düzeni ve kararsız bir BAĞ elektron yapı girişmesi vardı.  

 

Atom bağıl yapılı ilişkinle ve belirlilik olan yanı ile birlikte atomun kararlılığı da çekirdeğe bağımlı bir kısmi bir kararsızlık içermekteydi. Atomun kararlı yanına çekirdek diyoruz. Atom içindeki kararsız ve kuantum davranışlı bileşimin belirsizce olan tavrı içindeki diğer aktörüne de ELEKTRON diyoruz.

 

Atom boyutlu büyükler dünyasının başlangıcı evrimsel yasalarla beliren, gerekişle ya da nence belirli bir tavır içinde içe karşı dış; dış ortama karşı da izole bir atomlar iç dünyası yalıtımına tabii girişme ve neden sel girişmelerle olgu ve olaylardı.  Atomik ıra belirli hal değişmeleri içinde oluyordu.

 

Atomdaki her bir hal değişimi atomik ırayı bozmuyordu. Ama atom da her bir ıra durumuyla yeni bir özellik davranışlı bağlanım hareketiydi. Atoma dek bağlanım hareketleri içinde biri diğerinden sonra olmakla yedi çeşit evrimsel aşamalı bir başlangıcın tespiti olasıdır.

 

Kuantum âlem, kendi sıçramaları içinde atomik yapılara gerekirci bir düzen ve sınırlı sonlu oluştu. Büyükler dünyasında kuantum hızlılık yavaşlamış atomik boyutla donuklaşmıştı. Atom bir yanıyla (çekirdek yanıyla ) adeta donmuş karalı bir yapı olarak davranabilirken, atomun süreksizliği içine girmekle kuantum üs selle belirsizle anmalık; kesikli, sınırlı sonlu ve gerekişle makro sürekliliğe dönüşmüştü.

 

Kuantum dünya aynı anda ve türlü durumlar belirsizliği içinde bir olasılıklar dünyasıydı. Gerekirci bir nedensellik içermezdi. Oysa büyükler dünyası, kuantum dünyaya göre çok çok çok kısıtlı durumlarıyla; neden sel ilişkilerleydi. Olanaklıydı. Hız yavaşlamıştı. Bileşimin özelliği kuantum dünya içinde yoktu vs.

 

Böylesi bir geçmişten gelen başlangıç ve yeni durumlarıyla atomik dünyanın yeni başlangıçlar içinde hayatın bu günkü hali içinde bir çırpıda mülk ve rızkı ile değil beliriş vermiş olması, 7 başlangıç içinde bunların esamileri bile yoktu.

 

Küçükler dünyasından büyükler dünyasına doğru bir alan ve bir alan eylemi açan derişim (konsantre) durumla olan atom; büyükler dünyasının ilk başlangıcı ve ilk aşamasıydı.

 

Atomun çekirdek kabuk yapısını oluşan elektron, çekirdeğe bağlı olan bu bileşen yapı içinde atom, yeni bağlanım özelliği kazanmıştı.  Elektron çekirdek bağlanımıyla oluşan yeni makro ıra hidrojendi.

 

Elektronun kuantum davranışlı yeni bileşimler yapma özelliği atomun bileşim yapmasının da nedeni olmuştu.  İlk üç dakikadaki genleşmenin şoku hidrojeni; helyum gibi lityum gibi birkaç polar bağ atom düzeni içine sokmuştu. Bu ilk moleküler bileşimlerle olan bu moleküler başlangıç ikinci aşamaydı.

 

Evrenin şok dalga basıncı, bu birkaç çeşitlilik içindeki atomları, karbon ve karbon atomu ötesine geçiremiyordu. İkinci aşamada moleküler çeşitlilik hayli kısıtlıydı. Birkaç atomun gaz toz bulutundan oluşan devasa kümeler, uzun erimler sonunda karasız durumla dev yapılı yıldızlar olarak öbekleşti.  

 

Güneşin bir milyar katından da fazla olabilen bu dev yıldızların iç basıncı demire kadar olan atomların çekirdek bileşimlerini kendi içinde inşa etti. Kararsız yapı demire kadar olan atomlu içyapı ile daha kararsız hale gelmekle patladı. Patlamanın dehşet soku yeni füzyonu (çekirdek bileşimi) ortaya koydu.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 106
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster