Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
368
 

Kuş Kanadı Dünya Kupası

Kuş Kanadı Dünya Kupası
 

Dar bir sokağın yokuşuna dizilmiş beton rengi kare taşları ağır adımlarla ezip, bacaklarımın bedenime isyanını kulak ardı ediyordum ki; bu benim her zamanki tavrımdır, bir anda etrafım renksiz, sabun baloncuklarla kuşatılıyor.. Bakışlarımı omuzlarımdan aşırtıp, arkamda duran yaramaz ufaklığa yapıştırıveriyorum.. Bir an duraklayıveriyor ama hemen toparlayarak kendisini, baloncuk saçmaya devam ediyor mahalleye.. Elinde tuttuğu taramalı, morlu mavili baloncuk silahını kalbime doğrultuyor ve daha hızlı ateşlemeye başlıyor.. Yokuşa gömülmüş mahalle binlerce baloncukla renkleniyor ama içlerinden biri bile kalbime dokunamıyor, o esnada kuvvetlice çevreye üfürük saçan rüzgar sayesinde.. Rengarenk baloncuklarla birlikte uçuşuyor bedenim; önce doğuya, sonra batıya ve en sonunda ise dünyanın tüm renklerini sahalarında birleştiren Afrika’ya.. İşaret parmağım kendini kaybetmiş gibi renklere takılıveriyor..

Aklım şaşkın, dudaklarım dile gelerek, suskunluğun karanlığını deliyor o an.. “ Aaaaa! Aşkım bak ne kadar güzel.. Ne çok renk..” Dış ses : “ Görüyorum bebeğim gerçekten de çok güzellermiş.” Kafamı usulca kaldırıyorum kuş kanadı yastığımdan.. Sadece bir rüya olduğunu, işaret parmağımın yatağımın karşısındaki duvarı gösterdiğini fark ettiğimde eşimin yanağına yumuşak bir öpücük konduruyor ve dünyadaki en şanslı kadın olduğumu hissediyorum.. Hayalimi görebilen bir eşe sahip olduğumu bir kez daha fark ederek, sonsuz bir huzurla, beynimin kuş kanadı yastığına yatırıveriyorum başımı tekrar.. Bunlar bir kenara, renkler demişken Dünya Kupası’nın başlaması yüreğimi kıpır kıpır yaptı bu sene.. Futboldan hiç hoşlanmayan ben, eşimin maçlar hakkındaki tatlı yorumları ve esprili yaklaşımlarıyla futbolun içine çekilmeye başladım.. Şimdi hiçbir maçı kaçırmadan izliyoruz birlikte.. Aslında bu dünya kupası bana, dünyanın her yerinden bir araya gelmiş şık mağazalarla dolu, o görkemli Harrods’ın kapısında durup, içeri girme heyecanıyla tutuşan biz kadınlarla aynı hisleri futbolla yaşayan erkekleri daha iyi anlamamı sağladı.. Bir düşünsenize orijinal Anna Sui, Donna Karan, Burberry, John Galliano, Louis Vuitton, Chloe, Gucci, Roberto Cavalli, Prada, Alvoni, Kenzo gibi dünya devi takımlar sahaya çıkıyor.. Adım kadar eminim ki, gözlerimizi bir an olsun üstlerinden ayırmadan, Vuvuzela sesinden çok daha yüksek frekanslı çığlıklarla bu mükemmel takımları izlerdik.. Tek sorunumuz, hangi mükemmel takımın taraftarı olacağımız olurdu herhalde.. Bilirsiniz işte biz biraz zor beğenen tarafız ya her zaman, erkekler gibi tek bir şeye bağımlı olamıyoruz.. Yani maçları izlerken ateşli bir Brezilya taraftarıyken, birden Mesut Özil’in o güzel paslarına takılıp Almanya taraftarı da olabiliriz, ya da Elano’nun attığı golden sonra size daha yakışıklı göründüğünü söylediğinizde bir çift gözün üzerinize yapıştığını hissedebilirsiniz.. Eee tabi bu biraz eşinizi kızdırabilir ama bu da işin güzelliği değil mi zaten..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 630
Kayıt tarihi
: 29.07.09
 
 

Uludağ Üniversitesi Tohumculuk Bölümü öğrencisiyim... Birşeyleri yoktan varetmeyi sevdiğim için fels..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster