Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
1993
 

Kuş sesleri, Mevlana ve Dilek Ç.

Kuş sesleri, Mevlana ve Dilek Ç.
 

Sudaki akis


Gece yağan yağmurdan sonra ıslaklığını henüz atamamış tabiat, güneşin ışıklarıyla apaydın… Etrafta çok insan yok, motorlu taşıt da yok, iyi ki de yok.. Bir kuş sesi var sadece. Onca geniş ve yerleşimin sıkı olduğu arazide sanki bu kuştan başka bir hayat emaresi mevcut değil. Derken birkaç serçe de eşlik etmeye başlıyor ona… Serçenin sesini tanıyorum, ama esas kuşu değil, bir orkestra gibi şakıyorlar. Her şey çok doğal. Ben doğal olanı seviyorum sadece.

Az önce bir felsefe yazısı okudum. Canım sıkıldı. Arayış her yere, herkeste. Kimin neyi aradığı belli de, nasıl arayıp ne kadar bulduğu karışık. Zaten kavramlar da birbirine girmiş durumda. Elde birkaç tanesi tik-tak atıp duruyor, göğüsten çıkarılmış henüz taze insan kalbi gibi: Nefs, hırs, güven, saygı ve sevgi. Bir de ışık. Neyin ışığıysa artık…

Mevlana da dillere pelesenk olmuş. Ucuz fikir adamları (ve kadınları), gece yataktan fırlamış filozoflar misali onu kullanıyorlar keşiflerini ispat için. Çok bilinen olmakla çok bilen olmak arasında benzerlik kurulamayacağı nedense hatırdan uzak tutuluyor.

Canım sıkılsa mı yoksa doğal olanın cazibesi ile köşemde yalnızlığı yudumlamaya devam mı etsem diye iki uç arasında gidip gelirken blog yazarlarının kalem izlerine bakmaya devam ediyorum.

Onlar arasında iyi tanıdıklarım var. Hatta dostlarım. Dost kelimesinin anlamını bilerek yazdım bunu. Pek tanımadıklarım da var. Ama bende şöyle veya böyle iz bırakmış olmalılar ki yazılarını daha bir alıcı gözle okuyorum. Bazen yorumlarını da…

Çoğu kez, eğer yeterince açık anlattığımı düşünüyorsam, muhatabımın anlamadığına yüzde yüz emin olsam da, iyice anlaması için çaba sarfetmem. Anlatmak gibi bir derdim yok yani. Lâkin anlamak söz konusu olduğunda tutumum bunun tersidir. Anlaşılmamak hüzün vericidir ama anlamak mest eder.

Böyle bir ruh halinde iken, kimileri tarafından çok bilinen ve kimilerinin çok bildiğini bilmediği biri, bir hemşerim çıktı karşıma. Yorumunu okudum. O yorum bende ne tür etkiler yaptı, ne kapılar açtı ve manzarayı ne renklerle neye dönüştürdü, tahmin edemezsiniz. Yıllardır “yalan dünyanın yalancılığından dem vuran” ve çok konuşmayı hiç sevmediği halde konuşmaya dayalı bir iş yapıp çok konuşmak zorunda bırakıldığı bir sosyal çevrede yaşayan ben, pek sevdiğim yalnızlığımın azığı olan anlamlarla gerçekten ve yeniden yüzleştim. Selamlaştık, oturduk, halleştik biraz.

Hemşerim şöyle yazmıştı:

“Yine Mevlana’dan: “Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.” Birkaç kişi yüzünden sevmekten, güvenmekten vazgeçmemeliyiz. Yaşadığımız sıkıntılar “tecrübe” gibi bir güzelliğe dönüşür. O kişiden gelmezse karşılığı, eminim Allah başka kapılardan verir. Sevgiler.”

Dilek Ç.’den bahsediyorum. Bambaşka sosyal çevrelerde yaşıyoruz. Ulaşabildiğimiz şeylerle ulaşmayı dilediğimiz şeylerin somut görüntüleri de çok farklı belki. Ama sevgili hemşerim; insan manadan ibaretse, geri kalanı etse, kemikse, sen o manaya aslı itibarı ile benden çok yakınsın. İkimizi yan yana koysalar, hiç kimse sana bakmaz, o manayla ilgilendirdiği kişi şüphesiz ben olurum. Binlerce kişi sırtına alır taşır hatta beni. Seni görmezler bile… Ama sen benden daha değerlisin.

Yürekli hemşerim…

O yorumu yazdıran yüreğini tebrik ediyorum. Bugün, sıkıntılı dünyamda ümit ateşini harlayan sen oldun… Yeniden anladım ki “hiçbir şey göründüğü gibi değil”.

Sen ve senin gibi yürekli İNSANlarımız oldukça, güven de, saygı da, sevgi de ayağa düşmeyecek. Tersine, bahsettiğin ve çok az kişinin anladığı “tecrübelerle” yükseliyor ve yüceltiyorlar…

Değerlisin, değerliler ve değerliyiz. Sakın vazgeçme! Çünkü bak, oluyor! Ve olduruyor kudreti sonsuz olan… Sen bakma onlara… Sen ufkuna bak…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dostluğa, insanlığa dair çok güzel bir yazı okudum yüreğinize sağlık...Şöyle bir söz var'' eger birgün seni sevmekten vazgeçerse yüreğim, senin yüreğindeki sevgimin tükenmişliğindendir''..İki yürek birbirinin yansımasıdır...Selamlar

Sema CURUK 
 17.09.2008 0:26
Cevap :
"İki yürek birbirinin yansımasıdır." Eyvallah... Mert insanlar için, yine de al gülüm ver gülüm değildir sevgi, elbette. Sevilmediği halde sevmeyi de bilir onlar. Ama gidene kal demezler. Ve bir şeyler yaparlar ardından yine de, bildirmeden, sessizce ve mahzun ve güçlü... Çok teşekkür ederim hanımefendi... Saygı ve hürmet ile..  17.09.2008 8:47
 

diyorum başka da bir şey demiyorum... Ya da Mevlana diyor ki: Ya olduğun gibi gözük ya da göründüğün gibi ol...Sağlıcakla kalın.

papatya altı yüz elli 
 09.07.2008 14:08
Cevap :
Değerli katkınız için teşekkür ederim. Hoşçakalınız. Huzur ve sağlıkla...  09.07.2008 17:27
 

değerli dost....madem örneklerimiz, sözlerimiz yüce değer Mevlana Hazretlerinden, yine aklıma kendisinin güzel bir sözü geldi; "İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır." , velhasıl yüreğindeki değerim, kendi değerin ve güzelliğindir, eyvallah

Dilek Fuçucı 
 23.06.2008 14:26
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Lafa gerek bırakmamışsın. Sağolasın.  23.06.2008 16:58
 

Yazdığımız onca sözün anlatmaya çalıştığımız onca şeyin özeti sanki bu cümle.Siz ve sizin gibi İNSANLARI tanıdıkça okudukça yalnız olmadığımızı gördüm ve umudum arttı.Vazgeçmeyeceğiz iyilikten güzellikten,elbet bizi selamlayacak o iyilik ve güzellik biryerlerde İNANIYORUM.sevgiyle umutla....

Özlem Manaf Birgün 
 23.06.2008 9:34
Cevap :
Allah razı olsun sevgili kardeşim. Türk demek işte bu demek. Sizler, o yüksek medeniyetin yeniden kurucularısınız ve Allah bunu biliyor. Başkası bilmese ne olur? Sevgilerle..  23.06.2008 10:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1783
Kayıt tarihi
: 28.04.08
 
 

Elektrik mühendisi, "öğretimci", 2 çocuk babası, aslen Kuzey Kafkasyalı, Türk ve Türk'e dair olan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster