Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
456
 

Küsen ked

Bundan 23 sene kadar önce yeni evliyiz ve Kastamonu’da bir köyde görev yapıyoruz eşimle birlikte. O kadar güzel bir köy ki içinden genişçe bir dere geçiyor ve bu derenin üzerinde minibüslerin bile geçebildiği asma bir köprüsü var. Evin hemen dibinden orman başlıyor. Önümüz dere arkamız orman ve biz yeşillikler içinde yaşamaktayız. Bu kadar güzelliğin bir tek kusuru vardı o zamanlar bize göre, köyde elektrik yoktu, evde de su. Taşımaktaydık suyumuzu bir yerlerden. Şimdi bazen şehir gürültüsünden kaçıvermek isteyince orası aklıma gelir. Neyse asıl anlatacağım konu bu değildi.

İşte o köydeyken bir de baktık eve fareler yuva yapmış, bütün giysilerimizi, yataklarımızı yiyor. Ne yapalım diye düşünürken biz köylüler eve kedi alın bir tane fareler onun kokusundan kaçıp gider dediler. Bulduk bir yavru kedi. Eve aldık, ben toprak, kum getirip bir kasaya koydum, eğiteceğiz güya. Bizim yavru iki gün içinde evi acayip pisletti tabiî ki. Seviyoruz ayrı mesele ama bu durumda çekilir hal değildi. Bir gün buna fena halde kızdık. Bize söylenen tutup başından pisliğini koklatın ve bir şaplak atarak dışarı atın sözünü aynen uyguladık. Sanırım şaplağımız biraz ağır oldu. Yavru koşarak evin önündeki koca çam ağacına tırmandı. Akşama doğru baktık inmiyo geri, bu sefer ağacın altından seslenip çağırmaya başladık. Olmadı, sucuk kızarttık ağacın dibinde kokusuna mutlaka iner dedik. Fena küstürmüşüz, süt kaynattık, daha neler neler. Hiç bişey fayda etmedi. Köyün imamı bizi ertesi gün ağacın altında görünce yardıma geldi. Merdiven dayayarak tırmandı ağaca. Bizim yavru imamı görünce daha yukarı çıkmaya başladı. İmam çıkıyo, yavru çıkıyo. Neredeyse ağacın en ucuna geldiler. Artık biz kediden geçtik aman imam efendi in aşağı düşüp bir yerlerini kıracaksın demeye başladık. Neyse imam eline bir dal alıp kediyi aşağıya doğru itmeye başladı. Yavrucak dallara atlaya düşe ağacın dibine indi, iner inmezde doğru ormana kaçtı. Biz iki gün de ormanda aradık kediciği ama bulamadık. İmi timi belirsiz olmuştu. Meğer onların da yürekleri insanlar gibi camdanmış, kırılınca bir kere yapışsa bile eskisi gibi olmuyormuş.
Yıllardır kendimi afettirmek için belki de evde hiç bir yemeği atmam, çıkarım geceleri belli noktalara koyarım ki gelsin yesin kediler, köpekler, kuşlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2113
Kayıt tarihi
: 20.01.09
 
 

1964 doğumluyum ve Sağlık sektöründen 2005 yılında emekli oldum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Şu an ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster