Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
13
 

Küstüm

Siyaset bizde biraz da çocuk oyunlarına benzer.

Çünkü rol alanlar, rol çalanlar, rol almaya çalışanlar bunu bir oyun sanıp adaylık yolunda konuşurlar konuşurlar konuşurlar…

Sonra genel merkezler listeleri açıkladı mı…

Tablo “küstüm” oyununa döner. İstifalar ardı ardına gelir…
Genel Merkezlere yönelik sivri açıklamalar peşi sıra dökülür dudaklardan…

Listeler açıklandıktan sonra hemen hemen her partinin pek çok teşkilatlarında istifa haberleri gelmeye başlamıştı, şimdi sıklığı azalsa da tepki gösterenlerin istifaları devam ediyor.

Genel gerekçeleri: Aday listelerine tepki.

Kendisi olsaydı listede tepki olacak mıydı?..

Zurnanın zırt dediği yer tam da burası işte.

“Ben”ci bakış mı, siyasi parti ilkeleri mi?

Hoş, siyasi parti ilkelerinin partilerin genel merkezlerince ne kadar nazara alındığı da ayrı konu ya..

Siyasetin ön planda olan isimleriyle yakınlık sağlayabildin mi, bir yerlerden destek bulabildin mi, rüzgar senden yana esti mi, lotodan bile daha zor ihtimal olsa da şak diye çıkabilir karşına milletvekilliği.

Ve şaşırmayız…

Çünkü aday listeleri oluşturulurken de evvela partilileri, daha sonra vatandaşı tatmin edici listelerin oluşturulması pek de mümkün değildir.

Gün kimin günüyse onun sözü geçer daha ziyade.

Ve yarının ne getireceğini kimse bilmez elbet.

Neyse konuyu dağıtmadan dönelim tekrar küskünlere…

Aday gösterilmedim diye partiden istifa etmek o partiye zaten bağlanmadığının en açık göstergesi değil mi?..

Sen kendini aday olarak hazırlamışsın da üyesi olduğun partin seni bu göreve layık görmediyse neden burun kıvırıp istifayı basıyorsun?..

Oysa siyasette rol alıyorsan veya geleceğe ilişkin rol arıyorsan partin için çalışmaya devam etmen gerekmez mi?..

Adayları beğenmesen de desteklemen parti ruhunun ve disiplininin gereği değil mi?..
Sen aday gösterilseydin ve seni beğenmeyenler senin adaylığını görünce istifa etselerdi ne düşünürdün?..
E onlar da senin için öyle düşünüyorlar o zaman..

Siyasetteki bu insan manzaralarını görünce manzara “küstüm oyunu”na dönüyor ama çocukların oynadığı oyunlarda yaşanan küslüğün bile kendine göre daha mantıklı sebepleri var.

Siyasette nasıl?..

Listeler açıklanmadan bir gün öncesine kadar cansiperane konuş, çabala, koş, haykır…

Listeler açıklansın, yoksa ismin; bir gün sonra herşey ve herkes tu kaka!...

Ya da sıranı beğenmezsin…

Birinci ikinci sırayı herkes ister de beşinci, altıncı sıradaysan asıl bundan sonra başlamıyor mu senin görevin?..

Ya kalacaksın öyle…

Ya da koşturmaya ve mücadele etmeye devam edeceksin…

Ki inanalım sana.

Siyasette “inanmak” önemli çünkü.

Aynı samimiyet gibi.

Aynı dürüstlük gibi.

Aynı doğruluk gibi.

Her seçim zamanı dürüstlük, doğruluk, samimiyet kazansın isteriz.

Bu seçim de dilekler aynı kuşkusuz.
Siyasetin kah çirkinleşen kah yalana gark olan dünyasında “küstüm” oyununa sevdalıların yeri yok…

Şimdi zaman; doğruluğun-dürüstlüğün ve samimiyetin sınav zamanı…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 07.02.18
 
 

1971 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster