Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
720
 

Kutlu doğum ve Hz.Muhammed(s.a.v.)

Kutlu doğum ve Hz.Muhammed(s.a.v.)
 

Yüce Allah insanlara iyiliği, doğruluğu ve güzelliği göstermek üzere peygamberler göndermiştir. İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem (A.S.) dır. Allah bir çok peygamber göndermiştir. En son olarak İslam dinini insanlara anlatmak üzere Hz. Muhammed’i peygamber olarak görevlendirmiştir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed miladı 20 Nisan 571 yılında Mekke’de doğdu. O’nun doğduğu gün insanlık için yepyeni bir gün olmuştur. Peygamberimizin doğduğu dönemde insanlar her türlü değer ölçülerini kaybetmişti. İnsanlar parayla alınır, satılır durumdaydı. Kadının toplumda hiçbir değeri yoktu. Kız çocukları öldürülüyordu. Zenginler ve soylu kişiler her zaman haklı kabul ediliyordu. Mal ve can güvenliği yoktu. Yüce Allah’a ulaşmak için, insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara ibadet ediyor ve onlardan yardım bekliyordu.

İşte böyle bir ortamda peygamberimiz dünyaya gelmiştir. T.C.Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılından beri Peygamberimizin doğduğu haftayı “Kutlu Doğum Haftası “olarak kutlamaktadır. Kutlu doğum haftası nedeniyle ülkemizde çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Hz. Muhammed (s.a.v.) dini insanlara anlatmıştır. İbadetlerin yapılışını göstermiştir. Yaptığı güzel davranışlarıyla müslümanlara örnek olmuştur.

Dini yaşayışımızda peygamberimizi örnek almalıyız.

Dinde modelimiz Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) dir.

Kur’an-ı Kerimde Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur:

“Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab Suresi,(33), 21. Ayet)

 “ (Ey Resulüm!) De ki: “Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir.” (Al-i İmran Suresi(3),31. Ayet)

“Muhammed ... Allah'ın resûlüdür ve peygamberlerin sonuncusudur...” (Ahzab Suresi,(33), 40. Ayet)

“...Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.(Haşr Suresi 7.ayet)

“Ve sen elbette yüce bir ahlaka sahipsin.” (Kalem Suresi,4.ayet)

Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.) İslam’ı yaymak için nice sıkıntılar yaşadı. Baskı ve boykotlara boyun eğmeden islam davetini yürüttü. Müşrikler peygamberimize amcası Ebu Talip aracılığıyla peygamberlik davasından vazgeçmesi karşılığında makam, mevki, mal ve Mülk vermek isediler. Ne isterse vereceklerini söylediler. Bu teklif karşısında Peygamberimiz amcasına:

“Ey amcam! Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine de bu davadan vazgeçmem, Ya Allah bu dini hakim kılar ya da ben bu yolda yok olur giderim.” Dedi.

Hz. Muhammed ve O’na inanan müslümanlara akıl almaz işkenceler yapıldı. Peygamberimiz ve O’na inanan müslümanlar, doğdukları topraklardan göç etmeye mecbur kaldılar. Mekke’den Medine’ye göç ettiler. Müşrikler Peygamberimizi ve müslümanları Medine’de de rahat bırakmadı. Müslümanlar Müşriklerle Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarını yapmak zorunda kaldılar. Müslümanlar kafirlere karşı üstün geldiler. Müslümanlar 630 yılında doğdukları topraklar olan Mekke’yi fethettiler.

Peygamberimiz Mekkelilerden ne istediki bunca eziyet ve sıkıntılara göğüs gerdiler.

Peygamberimiz Mekkeli müşriklere ve dolayısıyla tüm insanlara şunları söylemişti.

Allah bir tektir. Eşi ve benzeri yoktur.

Allah'tan başka ilah yoktur. Muhammed onun kulu ve elçisidir.

Yalnızca Allah’a kulluk edileceğini, yalnızca O’ndan yardım isteneceğini bildirmiştir.

Haksız yere kimsenin canına kıyılamayacağını. Bir kimsenin öldürülmesinin kainatın ölümü gibi olduğunu;bir kimsenin diriltilmesinin de kainatın diriltilmesi gibi olduğunu belirtmiştir.

Müslümanın müslümana malının, canının, namusunun haram olduğunu söylemiştir.

Peygamberimiz biz müslümanlardan yapmamızı istediği bazı davranışlar şunlardır.

Güzel ahlaklı olmak.

Anne ve babaya karşı gelmemek.

Akraba ziyaretlerini sürdürmek.

Yaşlılara saygı göstermek.

Komşu hakkına riayet etmek.

Misafirlere ikram etmek. Kendimiz için istediğimizi din kardeşimiz için de istemek.

Din kardeşimizle üç günden daha fazla dargın kalmamak.

Güzel iş ve davranışlara sebep olmak, yol göstermek.

İnsanlara en güzel biçimde davranmak.

Kadınlara iyi davranmak.

Çocuklarımızı terbiyeli yetiştirmek.

Herkese eşit ve adaletli davranmak.

Emanete ihanet etmemek.

Devlet ve millet malını korumak.

Herkese selam vermek, verilen selamı almak.

Hastaları ziyaret etmek, onlara yardımcı olmak.

Engellilerle yakından ilgilenmek.

Temiz olmak. Çevremizi korumak, çevre kirliliğini önlemek.

Hayvanları korumak ve onlara yardım etmek.

Cömert olmak, cimri olmamak. Savurganlık yapmamak.

Hastalık ve sıkıntılara sabretmek.

Bir işe başlarken besmele ile başlamak.

Yaptığımız bir işi en güzel biçimde yapmak.

Davetlere katılmak, eş ve dostu memnun etmek.

Zararlı alışkanlıklardan kaçmak, sağlığımızı korumak.

Öfkelendiğimizde irademize sahip olmak. Kolaylaştırmak, zorlaştırmamak. Müjdelemek nefret ettirmemek.

Sadaka vermek, muhtaçlara yardım etmek.

Haset, gıybet, dedikodu ve iftiradan kaçınmak.

Kibirlenmemek ve başkalarını aşağılamamak.

Hırsızlık yapmamak, kumar oynamamak.

Kötü ve çirkin söz söylememek.

Gösterişten uzak olmak.

Ticarette, alışverişte dürüst olmak ve kimseyi aldatmamak.

Kabir ziyaretlerini yapmak, ölümü hatırlamak ve ahreti düşünmek. Okumak, ilim öğrenmek ve faydalı insan olmak.

Kur’an okumak, zikretmek, Allah’a ibadet ve dua etmek.

Yaptığımız günahlara tevbe etmek.

İşçinin ücretini alnının teri kurumadan vermek.

Peygamberimize salatü selam getirmek.

Karşındaki kişi ile anlayacağı biçimde konuşmak.

Haya ve edep sahibi olmak.

Helal kazanç sağlamak.

Fitne ve fesat çıkarmamak .

Birlik içinde dostça ve kardeşçe yaşamak.

Vatanı sevmek…

Ayrıca Peygamberimiz Hz.Muhammed’in güvenirliği, merhametli oluşu, adaletli oluşu, kolaylaştırıcılığı, hoşgörüsü, sabrı ve kararlılığı müslümanlar için güzel bir örnektir.

Bugün dünyadaki ve İslam alemindeki sorunların üstesinden gelebilmek için Peygamberimiz Hz. Muhammed’i model almalıyız. Sözde değil özde müslümanlığı yaşamalıyız.

Peygamberimiz veda hutbesinde “Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.”

Evet bize düşen bu iki şeye sahip çıkmak. Onlara uymak ve gereklerini yapmak.  Bunun içinde kutsal kitabımız Kur’an’ı ve Peygamberimizin hadislerini okumalıyız. Bunların anlamını düşünmeliyiz. Hayatımızı Kur’an ve sünnete uygun hale getirmeliyiz. Bu konuda gayret göstermeliyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 361
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 647
Kayıt tarihi
: 08.04.13
 
 

1965 Trabzon Of doğumluyum. İlahiyat Fakültesi mezunuyun.Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeniyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster