Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1941
 

Kütüphanelerimiz nerede?

Kütüphanelerimiz nerede?
 

Çocukların anne ve babalarından sonra eğitim ve öğrenimimiz için okul yeni bir yuva oluyor. Okullarda aldığımız eğitim ve öğrenimle bize kazandırılan ''okuma ve öğrenme'' yetisi ve becerisi ile bizlere yepyeni pencereler açılıyor. Bu pencerelerden iyi bakabilirsek, ne kadar da büyük bir deryanın ucundan gözetlediğimizi görürüz. Bunu daha iyi görebilmek için de kitaplar bize en iyi büyüteç’tir.

Yaşantımızın belli bir dönemini okulda öğrenmek ve eğitim almakla geçirdikten sonra artık bize yardımcı olacak öğretmenlerimiz yerlerini hayat boyu yanı başımızda olacak kitaplara terk ediyorlar. Bu vazgeçilmez döngü, her insanın ömründe belirgin bir şekilde öne çıkar. Artık, öğretmenlerimiz hatta ebeveynlerimiz ve biz yoktur. Hayat ve biz vardır. Ama kitaplar hayatımız boyunca bize arkadaşlık ve dostluk edecek objelerdir. Eğer okul sonrası da aynı şevk ve heyecanla kendimizi geliştirmek, bilgi dağarcığımızı artırmak istiyorsak, ta küçükten okul yıllarından başlayarak kitap okuma alışkanlığını kazanmamız gerekiyor. Kitap alışkanlığını kazanmak ve kitap okumanın tadına varmak için de tabi etrafta bol miktarda kitap olmalı. Pek çok değişik ve ilgi çekici kitaplarla karşılaşan bir çocuğun tabi ki kitap alışkanlığı kazanması da kolay olacaktır. Çünkü merak ve ilgi öğrenmenin en önemli basamağıdır. İlgi çekici kitaplar ile bu merak artırılabilirse ömür boyu süren kitap okuma macerası da başlamış olacaktır.

Bol miktarda kitap olmalı derken de aklıma ''kütüphaneler'' geldi. Kütüphaneler gerçekten önemli. Ben kütüphanelerle ilk defa ilkokul yıllarımda ''okul kitaplığı'' ile tanıştım. Daha sonra, öğretmenlerimizin tavsiyesi ile İzmir’de her öğrenci muhakkak gittiğini düşündüğüm ''Milli Kütüphane'' ve ''Halk Kütüphanesi'' hayatıma ortaokul ve lise yıllarında girdi. Lise yıllarında ayrıca, yabancı kaynakları araştırmak ve dil öğrenmemde katkısı olur düşüncesiyle bir fiil devam ettiğim ''Amerikan Kültür Derneği’nin'' kütüphanesine üye oldum, bir ara da ''Alman Kültür derneğinin'' kütüphanesine üye olmuştum. Almanca’mı ilerletemedim ama Amerikan kültür kütüphanesinin bana bir hayli katkısı oldu. Bir hevesle ne zamanlar geçirirdik oralarda. Gide gele ''kütüphane adabını'' da öğrendik tabiki. Yüksek sesle konuşulmayacağını, kitapların intizamlı kullanılacağını ve alınanın tekrar geri verileceğini.

Kitaplar dostlarımız ise, kütüphaneler de onlarca binlerce dosta ulaşabildiğimiz mekanlardır. Kütüphaneler ödev konusu araştırmak için sadece öğrenciler tarafından ziyaret edilen mekanlar olmaktan çıkıp, 7’den 70’e herkesin kitap dostlara ve dergilere ulaşmak için her daim düzenli olarak ziyaret ettiği mekanlar olabilmelidir. Bu tur kütüphanelerin iki örneğini yukarıda anlattığım “Amerikan Kütüphanesinde” gördüm. Bu kütüphaneye yediden yetmişe her vatandaş ama özellikle İzmir’deki Amerikalı vatandaşlar geliyordu ama sonra biz Türkleri de kabul ettiler. Kütüphane’de her türlü yayını bulmanız mümkündü. Gidip istediğiniz kitabı yada dergiyi alıp okuyabiliyorsunuz, günlük gazetelere göz atabiliyordunuz. Buralarda arkadaşlıklarda kuruluyordu. İsterseniz istediğiniz bir kitap yada dergiyi alabiliyordunuz ve bir süre sonra geri iade edebiliyordunuz. Sonra ne oldu ? Amerikalılar gitti, kütüphane de gitti.

Benim kütüphane maceralarımın başladığı tarih, VCD’lerin artmadığı, bilgisayarların henüz çoğalmadığı DVD’lerin hayal bile edilmediği, internetin olmadığı zamanlardaydı. Şimdiki kütüphanelerde bunlar var mı bilmiyorum ama yurt dışındaki birçok kütüphane de, hem daha detaylı yayın, hem de cd’li vcd’li ve internet’li ve hatta kafeteryalı hizmet verildiğini biliyorum.

Ben evdeki kütüphanemdeki kitapların çoğunu gazeteler aracılığı ile aldım. Ama artık zaman artık bilgisayar ve internet çağı. Ne artık evelerde kitaplar, ansiklopediler var, ne de bu kitapları verecek gazeteler. İnsanlar istediklerine ellerin altındaki bilgisayarlar vasıtası ile internette ulaşabiliyorlar. Ama ulaştıkları bilgilerin doğruluğunun çoğunun yanı sıra yararsız ve hatta çok zararlı bilgilere de ulaşabiliyorlar. Bu çocuklar için çok tehlikeli. Bu tehlikenin ailelere farkındalık yaratması gerekiyor. Ama bunun için de sürekli bir kontrol mekanizması gerekiyor. Kütüphaneler bunu çok daha verimli ve kontrollü yapabilirler kanaatindeyim.

Biz batıdakiler bir şekilde kütüphanelerle tanıştık ve şimdi başka diyarlarda dolaşıyoruz ama hala günümüzde, kitapla, kütüphane ve bilgisayarla tanışmamış nice çocuklar var. Onların da bunlarla tanışmasını sağlamamız, ileride sağlıklı gençlerin, insanların olmasına yardımcı olacaktır.

Bilgisayar ve internet’le mesleğim gereği haşır neşir olan biri olarak, kağıt kitaplardan vazgeçmeyen biri olarak, ülkemizde kütüphanelerin modernize edilmesinin ve canlandırılmasının çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2484
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster