Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
330
 

Kutuplar

Kutuplar
 

(www.indigodergisi.com) Zıtlık bunun neresinde (Sabahattin Gencal)


Alışkanlıklarımızdan bir türlü kurtulamıyoruz. Alışkanlık var, alışkanlık var. Bazı alışkanlıkları artarak sürdürmeli; ama bazılarını unutmalı insan.  

Pazar Yazılarımda köşe yazarlarından alıntı yapma alışkanlığım vardı ya, bir türlü kurtulamıyorum bu alışkanlıktan. Böyle de kuralcılık olmaz ki. Yanılmıyorsam Tevfik Fikret söylemişti; “..... Putunu kendi yapar, kendi tapar.”diye. Bizim alışkanlığımız da o misal. Sözde kendimce bir örnek oluşturayım diyordum. Memleketin durumunu değişik açılardan gözler önüne sereyim diyordum. Boyumuzu aşan bir düşünceydi bu. Neyse kendi durumumuzu sergiliyoruz en azından. 

 

Sabah sabah internette ulusal ve yerli bir çok gazeteyi gezdim. Köşe yazılarını gözden geçirdim. Yakın gündemle, içinde bulunduğumuz durumlarla ilgili yazılar bulmaya uğraştım. Ama başaramadım. Yanlış anlaşılmasın yazarlar, doğrusu maaşlarını bile düşünmeden güzel güzel yazmışlar; ama ben alamadım yazılarını. Birkaç seferdir böyle oluyorum. Diğer günler böyle olduğum yok. 

Suya sabuna dokunmayan, azıcık da olsa düşündüren, yılların değer kaybettirmeyeceğini sandığım paragraflar derledim: 

 

Değişen sıcaklıklar insan psikolojisini ve davranışlarını etkiliyor. Son 30-40 yılda dünyanın ısısı yükseldi. Bu değişime adaptasyon ise oldukça zor. Değişen ısıya kısa sürede adaptasyon sağlayamayan bedenin sıcaktan olumsuz etkilendiği biliniyor. Ama sıcak sadece bedeni değil beyni de etkiliyor. 

(Deniz Adnan Çoban, Aşırı sıcak bedene de ruha da zarar veriyor, Star, 26. 06. 2011) 

 

Unutmayın seyrettiğiniz filmin yabancı veya yerli olması bile açıkla savaşta kritik değerdedir

(Feridun Eyüpoğlu, Herkesin Derdi, Olay (Bursa), 26. 06. 2011) 

 

Ne zaman çarşı pazara çıksam, gözlerimi dükkan ve mağaza tabelalarına odaklar…
İlginç ve komik bulduklarımı da hemen not alırım.
Geçenlerde yolum Sirkeci’ye düştü.
Bu tür tabelalardan birine de burada rastladım.
Şöyle yazıyor üzerinde:
Av ve Müzik Aletleri”.
Diyeceksiniz ki, ne alaka?
Öyle ya, biri duygulara hitabeden, diğeri ise öldürmeye yarayan; birbiriyle hiç ilgisi olmayan iki ayrı tür alet.
Bal gibi alakası var!
Nasıl mı?.. 

(Seyfullah Çiçek , Av ve müzik aletleri satılır”!. Güne Bakış (Trabzon), 26. 06. 2011) 

 

Bir gün Namık Kemal merhumun bir makalesi geçti elime. Sanki beni anlatıyordu. Diyordu ki: “Bir insanın zekâsı, bildiği kelime sayısıyla orantılıdır. Bir insan ne kadar çok kelime bilirse, aklını o nispette iyi kullanır. Önüne konulan kitabı okur ve anlar. Kendisine anlatılanları iyi kavrar. Ve gerektiğinde kendisini iyi ifade eder. Bir insanın kelime dünyası yeteri kadar kuvvetli değilse, okuduklarını anlayamaz. Anlatılanları kavrayamaz ve kendisini ifade edemez. Geriliğimiz dildeki kısırlığımızdandır. Mezhep kavgaları, siyasî ve iktisadî alanlardaki çıkmazlarımız, hep Türkçe’mizin yeteri kadar gelişmemesinden, zengin bir dil haline gelmemesindendir” diyordu. 

(Yavuz Bülent Bâkiler, Okuyucularla, Türkiye, 26. 06. 2011) 

 

Sıcak- soğuk, açık-fazlalık, av ve müzik, kelime zenginliği – fakirliği konularına işaret edilen paragrafları, tesadüfü olarak seçtim. Demek ki zıtlıklar dünyasında, zamanında yaşıyoruz. Yanlış mı söyledim? Peki kendi hayatımıza bakalım bir. Evet, hayatımız zıtlıklarla örülmüştür. Artı eksi kutupları olmasa pil çalışır mı? 

Yazıyı yazmaya başladığımda eksi kutuptaydım. Ne yazmam gerektiği üzerinde karar veremiyordum. Böyle konu falan tespit etmeden başladım. Derken artı kutuba geçiverdim.. 

Zıtlıkların moralleri bozmaması gerektiği imasında bulunmuş oldum. Zıtlıklardan dersler ve ibretler alarak hayırlı, güzel sonuçlara varabiliriz. 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 26. 06. 2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Pazar yazılarının daha çok ilgi çekici olmaları için gayret göstereceğim. Hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 29.06.2011 4:18
 

Merhabalar Sabahattin Hocam, Evimize hergün bir gazete alırız. Genelde aldığımız gazete Hürriyet'tir. Neden Hürriyet'tir. Seri ilanları en zengin gazete olduğu için alıştık. Şimdi de bu alışkanlığımızdan kurtulamıyoruz. Ben kaideyi bozar bazen Zaman ve bazen de Milliyet gazetelerini alırım. Gazete okuma işine gelince, gazetenin tüm başlıklarına göz atar, sadece ilgimi çeken haberi okurum. Köşe yazılarına gelince, köşe yazılarını pek okuduğumu söyleyemem. İlk paragrafa bakarım, ilgimi çekerse okurum, yoksa okumam. Milliyet gazetesinden "Olaylar ve İnsanlar"ın köşe yazarını şimdi bir türlü hatırlayamadım, onu sürekli okurum. Bu güzel pazar söyleşinizi beğeniyorum. İlgiyle izliyorum desem yalan olur, ama şu kadarını söyleyebilirim fırsat buldukça bakmaya ve okumaya çalışıyorum. Okuyup okuyamadığım yorumlardan belli olur zaten. Saygılarımla

Pervane 
 27.06.2011 23:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 628
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster