Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
181
 

Kutuplaşan Bakış Açıları

Bu sabah bir marketin içerisinde bulunan dinlenme koltuklarından birinde oturuyordum. Saat 11:00 civarıydı. O sırada markete bir genç girdi. Yirmili yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim genç, ağır ağır yürümesi, dağınık saçları ve henüz tam açılmamış gözleri ile bende yeni uyanmış izlenimi yaratıyordu. Bir elinde araba anahtarı, diğer eli ise kulağında, telefon ile konuşuyordu.

''Bundan sanane be adam!'' dediğinizi duyar gibiyim. Elbetteki banane, ancak ben bu genç nezninde toplumumuz gençlerinin bir bölümünün ne durumda olduğunu anlatmak için bu yazıyı yazıyorum. Zaten sizler de yazımın sonunda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Sadede geleyim. Genç, elinde telefonla konuşur vaziyette ağır ağır yürüyerek marketin içerisinde bulunan konser bileti satan gişeye gitti. Gişedeki çocuğa merhaba bile demeden bilet istediği konserin adını söyledi. Bu sırada halâ telefon ile konuşmasını sürdürüyordu. Gişedeki çocuk bu durumdan memnun olmadığını belli edercesine karşısındaki gence bakıyordu, ancak bir şey değişmedi. Genç, gişe görevlisini insan yerine koymaz bir vaziyette biletini aldı ve geri döndü.

Daha sonra yine telefon ile konuşmasını sürdürerek market alış verişine başladı. Alış verişini tamamlayıp marketin kasasına geldiğinde telefon konuşması devam ediyordu. Market kasiyerini de insan yerine koymayarak ödemesini yaptı ve marketten çıktı.

''Ben on beş yaşından beri çalışıyorum oğlum.'' diyen dedelerimizden, babalarımızdan, geldiğimiz nokta bana iç açıcı gelmedi. Okul masraflarını dahi karşılayamayan, okuyabilmek, ailesine katkıda bulunabilmek için sürekli çalışmak zorunda olan, okulunu bitirse bile bir iş bulabilme olasılığı düşük olan bir gençlik var iken, bir de baba parası ile emeğin, yokluğun, mücadelenin ne olduğunu bilmeyen, karşısındaki insanları sadece tavırları ile sınıf ayrımına sokan, hor gören, aşağılayan bir gençlik de var.

Eğitim sistemimizin gençliğimizi ezberciliğe alıştırdığından, bilgisiz, sorgulama düşüncesinden uzak, analitik düşünemeyen bireyler olarak yetiştirmesinden hepimiz şikayetçiyiz. Ancak en iyi okullarda okuyup burunlarından kıl aldırmadan, ellerini sıcak sudan soğuk suya değdirmeden büyülttüğümüz bir sistemimiz de var. Bence bu da pek doğru değil.

Bu yüzden gençlerin arasındaki bu fark daha fazla açılmadan gerek bizi yönetenler, gerek ise ebeveynler nezdinde bağzı önlemler alınmalı diye düşünüyorum. Toplum, kollektif ve birlikte yaşama bilincine yeniden kavuşturulmalı, sınıfsal ayrılıklar en aza indirilmeli hatta mümkün ise ortadan kaldırılmalı, devletin verdiği eğitimin kalitesi artırılmalı ve tüm ebeveynler çocuklarını bir arada, sınıf ayrımı gözetmeden, kollektif bir biçimde yaşamaya özendirmeli.

Aksi halde toplumumuzun zaten içinde bulunduğu kutuplaşma daha da artacak ve geri dönüşü çok zor olacak sonuçlar doğuracaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 314
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

İstanbul Burgazada doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik ve Anadolu Üniversitesi İşle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster