Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2498
 

Kuzey Ege turu

Kuzey Ege turu
 

Kültür turlarının; kısa sürede sistematik olarak bir rehber eşliğinde tarihi ve turistik yerleri gezip görmek için ideal bir sistem olduğunu düşünüyorum. Hem kalacak yeri hem de gezilecek yerleri ayarladıklarından size sadece keyfini çıkarmak kalıyor.

Daha önce Türkiye'nin bir çok yerini bu turlar vasıtası ile gezip görmüş geriye Kuzey Ege kalmıştı. Sezon açılıp fazla kalabalık olmadan orayı de görme niyetiyle geçen hafta Kuzay Ege kültür turuna katıldım. Bu tura katılmamdaki birinci amaç oraları görmek, ikinci amacım ise kendimi deneyimlemekti.

Dışarıda gördüğümüz her insan ve her durum bizim kendi yansımamız olduğu, aynı yerde toplanan insanların benzer enerjilere sahip ve kendimizin farketmediğimiz yanlarını gösterdiklerini düşündüğüm için ikinci amacım benim için daha merak uyandırıcıydı. Bu tura tek başıma katılacağımdan grup benim için daha fazla önem taşıyordu. Acaba hangi aynalıklarımı görüp, hangi yanımın farkına varacaktım?

Bu düşüncelerle otobüse bindiğimde gelen kişilere ve yaşanan olaylara. diğer katılımcılardan çok daha farklı bir şekilde bakıyordum.

Turda t1 katılımcı, 2 rehber 2 de şoför vardı toplamda 15 kişi idik. Gelenlerin 4 ü çift, bir anne kız bir de ben vardım. İlk etapta bu grupla çok sıkılacağımı düşünerek; neyse ki yanıma kitaplarımı da almıştım bir şekilde kendimi oyalar, gezimi tamamlarım diye düşündüm. Zaten birinci amacım oraları görmekti.

İlk gün tekne turuna çıkarak Ayvalık civarındaki koyları, Cunda Adasını ve Şeytan Sofrası diye isimlendirilen tepeyi gezdik.Cunda adasının sakızlı dondurması meşhurmuş ama ben çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Şeytan Sofrası ismi orada bulunan bir ayak izinin şeytanın ayak izi olduğu söylentisinden bu ismi almış. Harika bir manzarası var özellikle gün batımının muhteşem göründüğü yerlerden birisi.

İkinci gün, sabah erkenden kalkarak Bozcaada'ya doğru yola çıktık. Bozcaada da elektrik enerjisi üreten Rüzgar Güllerini görüp muhteşem bir denizi olan Ayazma Plajına geldik. Bozcaada her daim rüzgar alan ve serin bir yer olmasına rağmen o gün şansımıza çok sıcaktı. Daha önce Bozcaada!ya gittiğimde neredeyse yün kazaklarla dolaşmıştım.

Üçüncü gün programda Bergama vardı. Bergama'daki Pergamon Antik kentini dolaştıktan sonra Foça ya gidecektik ki otobüsümüz arıza yaptı. Vakit kaybından dolayı Foça yerine Kaz Dağlarında Hasan Boğuldu diye anılan yeri görme şansımız oldu. Açıkçası bu benim daha çok hoşuma gitti. Kazdağlrının muhteşem havasını soluyabilme fırsatı bulmuş olduk. Akabinde yağan yağmurda sırılsıklam olmuş bir vaziyette Burhaniye Ören e vardık. Ya yağmur yağdığından ya da akşam üzeri olduğundan Ören'in denizi pisti, özellikle bir gün önce Ayazma Plajında denize girdikten sonra Ören hiç cazip gelmedi.

Dördüncü gün tura katılmama sebep olan program vardı yani Kaz dağları jeep safari. Jeeplerle Kaz Dağlarına doğru yola çıkıp vücudumuza oksijen, ruhumuza huzur depoladık. Buz gibi suyu olan göletlerde yüzmeye cesaret edemeyip sadece ayağımı sokmakla yetinmiş olmam benim kaybımdı.

Son günü Assos daki Behramkale ve Truva Antik kentini görüp Çanakkale Şehitliğine geldik. Daha önce Çanakkale'ye gelmemiş ve burayı ziyaret etmemiş olmamdan utandım. Oradaki hissetmiş olduğum duygularımı anlatabilecek kelime bulacağımı zannetmiyorum. Daha önce kutsal yerlerin enerjileri hakkında yazmıştım ama burada hissedilen enerji insanı resmen çarpıyor. Daha otobüsteyken başlayan o manevi his bütün şehitlik boyunca artarak devam ediyor. İnsan bastığı heryerde yüzlerce şehit olduğunu düşünerek yürümeye çekiniyor. oradaki şehitlerin bu vatan uğruna nasıl bir mücadele verdiklerini, nasıl yokluklarla dünyanın en iyi ordularına "Çanakkale geçilmez" dedirttiklerini görünce insan kendisinden utanıyor. Şehitlikte hissetmiş olduğum en bariz duygu utançtı. Onların kanlarının üzerindeki topraklarda böylesine boş boş gezmek niyeyse beni çok rahatsız etti.

Daha sonra Tekirdağ üzerinden İstanbul'a geldik.

Tatilimin Kuzay Ege'yi gezip görmek olan ilk amacını bu şekilde gerçekleştirmiş oldum. İkinci amaç olan kendimi deneyimlemek ve aynalılarımı bulma kısmını bir başka yazıda anlatmaya çalışacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir defa gezmekle anlaşılmıyor, çözülmüyor. İnsan her gezdiğinde farklı bir şeyler keşfediyor. Güzeldir Çanakkale ve anlamlıdır. Siz gezerken, tedirgin olmayın. Asıl o ruhu yaşamayanlar tedirgin olsun. Selamlar sevgiler.

Ş ODABAŞI 
 07.07.2010 14:06
Cevap :
Teşekkür ederim. Bir kerede kesinlikle anlaşılmıyor kısmet olursa bir kez daha gitmeyi düşünüyorum. Herkesin gidip orayı görmesi ve orayı yaşaması gerektiğini düşünüyorum.. Selamlar..  07.07.2010 18:03
 

Mor Okyanus'a katılıyorum, okurken imrendim. Keşke beni de alsaydın yanına :)) Çok da güzel anlatmışsın, gitmiş kadar oldum. Aynalıklara gelince, bitmez, kasma bu kadar, ömür boyu sürecek :) görüşürüz.

A.Nilgün Aktaş 
 05.07.2010 9:24
Cevap :
Hoşbuldumm:) teşekkür ederim.. Aynalıklar konusu ise benim en büyük zevkim:)) Ömür boyu süreceği için çok mutluyum zaten...Sevgilerimle..  05.07.2010 18:59
 

Çok güzel yerler gezmişsin Nazmiye, imrendim şimdi :) Çok da güzel anlatmışsın.. Eğer çevremize dikkatle bakabilirsek, bize ayna olan o kadar çok insan var ki, görmeyi bilebilirsek.. Yazının devamını bekliyorum.. Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 03.07.2010 20:56
Cevap :
Çok teşekkür ederim canım..Gerçekten çok güzeldi beni en çok etkileyen Çanakkale şehitliği idi.Aynalarım konusunda şunu diyebilirim ki iç dünyam oldukça sade ve iyiymiş:))) Sevgilerimle..  03.07.2010 21:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2340
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster