Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
7310
 

Kuzey Irak, bir vilayet olarak Türkiye'ye katılabilir...

Kuzey Irak, bir vilayet olarak Türkiye'ye katılabilir...
 

Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nin, yakın bir gelecekte Türkiye'ye katılması Çözüm Süreci'nin ilk somut adımı olacaktır.


"ÇÖZÜM SÜRECİ"NİN NİHAİ HEDEFİ, BENCE, MİSAK-I MİLLİ HEDEFLERİNİN BİR BÖLÜMÜNÜN TÜRKİYE'YE DAHİL EDİLMESİDİR...

Harp Akademileri'nde, kurmay subay adayları harita üzerinde bir mesele çözerlerken hocalarının onlara verdiği en önemli tavsiye, meseleyi çözerken harita üzerine eğilmemeleri ve haritaya yüksekten bakmalarıdır...

Üzerine "dost ve düşman durumunu işlenmiş" haritaya yakından bakmak, verilen meselenin "doğru çözümünü" önemli ölçüde etkiler...Çünkü "yakından, yandan ve üzerine eğilerek bakılan" haritadaki detayların tamamını görmek mümkün olmayabilir....Örneğin, meselenin kurulduğu arazi üzerinde düşmanın konuşlandığı yerlerin arazi yapısı, dost ve düşman hareketini kısıtlayan ve kolaylaştıran yollar ve nehirler tam olarak görülemez...Bu da, meselenin çözüm tarzı için verilen kararı etkiler...

Bu nedenle, hocalar, mümkün olursa masa üzerindeki haritaya ayağa kalkarak, hatta oturdukları sandalye üzerine çıkarak daha yüksekten bakmalarını önerirler kurmay subay adaylarına..

Bu sözleri neden ettim?

Çünkü, devlet(Hükümeti ve Genelkurmay Başkanlığı ile birlikte), "Çözüm ve Barış Sürecine" bu şekilde bakmaktadırlar. Ben de öyle bakıyorum bu meseleye, kurmay subay adaylarının sandalye üzerine çıkarak haritaya bakmaları gibi...

Bir blog arkadaşım, "PKK'nın biteceğini", PKK eylemlerinin bittiği 2013 yılından, üç yıl önce yazdığı bir blogda haber vermişti(1)

Arkadaşımın dediğim gibi de olmuş ve üç yıl önceki öngörüsü gerçekleşti...PKK tarihe karışmadı ama eylemlerini sonlandırarak tarihin kapısını araladı.

"Çözüm ve Barış  Süreci" başladığından beri, Devletin, Hükümetin ve Genelkurmay Başkanlığı'nın dışındaki bazı siyasiler(iktidar ve muhalefettekiler dahil) bir kısım medya, bu konuda haritaya hep yandan, üzerine eğilerek baktıklarından bu sürecin nihai amacını, başka bir deyişle nihai hedefini görememişlerdir...Haritaya sandalye üzerine çıkarak bakanlar da, gördüklerini dillendirmekten çekinmişlerdir.

Barzani'nin Türkiye'ye gelişinin görünmeyen amacı ve hedefi, bloğumun üst başlığında özetlenmiştir. Tarih vermiyorum; ama kısa vadede "ilk 5 yıl içinde", Kuzey Irak'taki Barzani Yönetimi, siyaseten ve hukuken Türkiye'nin bir vilayeti, siz isterseniz eyaleti deyin;  ya da başka bir şekilde Türkiye'ye bağlanacaktır...

Çünkü, bugün Kuzey Irak Kürt Yönetimi bölgesi ile Türkiye arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler bu bağlantıyı ı zaten kurmuş durumdadır...

Ve, kimse buna ses çıkarmayacaktır...Çünkü bu ilhak, ABD'nin de işine gelecektir. Ve Barzani'nin, ABD'nin bir tavsiyesi ile bu ziyareti yapmamış olduğuna da beni kimse inandıramaz...

Bu da hayalci bir tahmin değildir; Türkiye'nin jeopolitiğinin bir gereğidir....

cdenizkent

---------------------  :

(1) cdenizkent, 2013'e Doğru,"Ermeni Meselesi ve PKK Sorunu" alt başlığı, Milliyet.com.tr, 8 Mart  2010

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Denizkent sizin yorumlarınıza katılanlar kadar katılmayanlar da olabilir.Benim denemelerim için de böyledir durum.Bu bakımdan benim daha önce yazmış olduğum Erdoğan Erbil'deki Barzani'nin düşlerini yıkabilir mi? yazımdan başka Erdoğan ile Barzani çekişmesine beş kala' başlıklı yorumumda Barzani'nin ne kadar çetin ceviz olduğunu anlatmaya çalışmıştım.Az önce okuduğum Mehmet Önkibar'ın yeni yayınlanan Yeni rol Barzani'ye verildi başlıklı yorumunu da okumakta yarar vardır.Aklıma geldi M. Barzani'nin Özallı açılımla birlikte Batı'ya ne kadar bir kişilik (ben buna Ortadoğu'nun Truva Atlarından biri diyorum)olduğunu 'Barzani nereye gidiyor?' başlıklı bir yazımda da açıklamaya çalışmıştım.Batı'nın Ortadoğu'daki tek adamı kimilerinin sandığı gibi R.T.Erdoğan değil M. Barzani'dir.Onun çok yakında PKK'nın türlü ayak oyunları ile Türkiye'yi ve Suriye'yi sömürmek bakımından çok sıkıntılı günler yaşayacaktır.Size ABD'nin Kürt Kartı,Çuvallayan İttifak ve İslamsız Dünya adlı eserleri öneririm.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 18.11.2013 1:16
Cevap :
Merhaba Faruk bey...Önce bloğuma gösterdiğiniz ilgi ve kapsamlı yorumunuz için teşekkür ederim...Yaptığını yorumların hepsine içeriklerine göre ayrı ayrı yanıt vermeye çalışacağım...Benin tek grubum var; o da "PAYLAŞIM"...Bu bakımdan her türlü yorumu saygıyla karşılıyorum ve doğru bildiklerim çerçevesinde hepsini yanıtlayıp yayınlıyorum... Şimdi sadede geleyim :İlk cümlenizin yanıtı "elbette"dir...Barzani ve Talabani'nin Körfez Savaşı sırasında ve sonrasında Bölgede ABD'nin birer memuru gibi çalıştığını çok yazdım ve Barzani, şimdi de ayı işi yapıyor. Talabani Irak Cumhurbaşkanı oldu; Talabani de elbette bir şey olacaktır. Ama, bölgede sözü geçen o değil bana göre Erdoğan olacaktır; daha doğrusu Türkiye olacaktır. Bu konuda yazdığım bir kitapta,103 kaynak(kitap, resmi belge) kullandım. Bunlardan 16'sı da İngiliz Arşiv belge ve raporlarıdır. Bu konuda okumadığım karıştırmadığın yayın çak fazla. Fırsat bulursam verdiğiniz kaynağa da bakarım..  24.11.2013 12:25
 

Sayın Denizkent çok ilginç tespitleriniz var.Pkk bitti mi, gerçekten?Bunu diyebilmek için derin bir uykuda olmak gerek bu bir.Bir başka olay da 'Kuzey Irak Kürt Yönetimi bölgesi ile Türkiye arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler zaten kurmuş durumda' olduğundan 'Kuzey Irak, bir vilayet olarak Türkiye'ye katılabilir' yargınızdır. M.Barzani tarihte hiç bir zaman var olmamış bulunan ve pek çok maddi ve manevi(bir örnek Soranice ile Kırmancca uyuşmazlığı) dayanaktan yoksun BüyükKürdistan düşü ile Türkiye,İran veSuriye'yi(ki bu konuda PKK'nın uzantısı PYD ile dayanışma içerisindedir)parçalamak istemektedir.Bu da ABD ile AB'nin petrol ve doğal gaz sömürüsü için gerekmektedir.Bu bağlamda 2005 Irak Anayasası ile kendisine Başkanlık verilmiş olan M.Barzani hiç 'bir vali'derekesine düşmek isteyebilir mi?Sizin 'bu ilhak, ABD'nin de işine gelecektir' görüşünüze katılmak mümkün değil.Erdoğan ile 'Barzani'nin, bu ziyareti ABD'nin bir tavsiyesi ile yapmış' olduğuna inancınıza katılıyorum.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 18.11.2013 0:56
Cevap :
Tekrar merhaba Faruk bey...PKK tam olarak bitmedi elbette; ama en azından eylemlerinden vazgeçmiş durumda.Bu gelişmelerden sonra tekrar başlayacağını da sanmıyorum;tabi "çözüm ve barış" sürecinde rahatsız olan bazı kendi insanlarımız ve Bağımsız Kürdistan amaçlı radikal Kürt milliyetçileri gibi.10 blogdan oluşan "Çözüm ve Barış Süreci" yazı dizimde, Kuzey Suriye'deki Kürt oluşumu konusunda da ayrıntılı bir şekilde değinmiştim..O sorunu da ABD itelemesi ile Barzani çözecek ve orası da bir şekilde Türkiye'ye katılacaktır. Bakın Faruk bey, 100.000 ölçekli bir harita bulun(bulmanız biraz zor olur ama; bu harita genelde askerler tarafından kullanılır) ve bu haritaya M.Kemal Atatürk'ün çizdiği Misak-ı Milli'nin güney sınırlarını çizin; sonra bunun üzerine Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Kürt bölgelerinin sınırlarını çizin; %80-90 ölçüsünde çakıştığını görürsünüz.Sanırım bundan bir anlam çıkarabilirsiniz.ABD'nin rolü olmadan bu iş elbette olmayacak.Ama bu işte bizim kadar onun da çıkarı var. Slm.  24.11.2013 12:46
 

Sayın Denizkent yaklaşımınıza keşke diyemiyorum.Sizin çok iyi niyetli olduğunuzu anlıyorum.M.Milli Batı'ca uyutuldu.CHP,Anap ile AKP bu amaçta değil.Nice gizli ilişkiler ile ABD'nin yanında yer alarak IrakOrdusuna karşı her türlü tertibin içine giren o ikiliye bildiğiniz gibi önce AnaplıÖzal(ki Kerkük,Süleymaniye,Erbil,Tuzhurmatı ve Musul'da bulunan Türkmeleri görmezden gelerek) KırmızıPasaport vererek şımartmış veBatı'da atoynatmalarının önünü açmıştır.PKK oluşumu ile Bekaa Vadisinde ve Şam'da sıkı ilişkileir bulunan bu ikili o süre içerisinde ABD dâhil Batı'nın belirli odakları ile uzlaşarak gerekli taktik ve lojistik desteklerle birlikte 'silahlı siyaset' dayatmalarına başladılar PKK ile omuz omuza.Bu Batı'nın 'ulus yaratmak' adı verilen siyasetinin de bir parçasıdır.2003'te TBMM'den çıkan MartTezkeresi sonunda 2005'te birilerine ihsan edilen 'Başkanlık!' bırakılır da Başkan bile olamayan birilerinin altında hiç Bölge Valisi olmak istenir mi?Terörcülerle uzlaş(tırıl)an AKP zordadır.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 18.11.2013 0:38
Cevap :
Faruk bey...Bundan önceki yorumlarınızda doğru yanlar vardı ki, zaten bunlar da benim doğrularım içinde vardı...Ama bu yorumunuz, benim doğrularımdan farklı...Bu yorumunuzda yazdıklarınız, bana gör e, düşünceden çok bilgilenme ile ilgili.Kendimi, bir şey zannettiğim için demiyorum. Ama Özal konusunda, diğer yanıtımda konu ettiğim, 10 blogdan oluşan kapsamlı ve dipnotlu "Çözüm ve Barış Süreci" yazı dizimi aralıksız(hata çıktısını alıp bir kitap gibi) okursanız daha farklı düşüneceğinizi sanıyorum. M.Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış Dünyada barış" ilkesini, "kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok; kimseye de bir karış toprak vermeyiz" şeklinde, Türkiye'nin dış politikasını sabitleştiren ve Türkiye'nin büyümesini engelleyenlerin bu millete ve ülkeye unutturduğu "Misak-ı Milli"yi tekrar gündeme konan kişidir eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'dır. Eğer, Turgut Özal ve Eşref Bitlis öldürülmeseydi, bugun gelinen durum 20 yıl önce gerçekleşecekti...Selamlar.  24.11.2013 13:06
 

Kürt olay ve olgularını irdelerken "vaat edilmiş topraklar" stratejisini asla göz ardı etmemek gerekir. Dünya Yahudiliğinin tek ereği "vaat edilmiş toprakları" elde etmektir. Bundan asla vaz geçmezler. 3000 kusur yıllık bir ülküden asla vaz geçmez bunlar. Vaat edilmiş topraklar, Nil'den Fırat'a kadar olan topraklardır. Yani sizin söz konusu ettiğiniz topraklar...Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 18.11.2013 0:08
Cevap :
Merhaba Halil bey...Her ülkenin ve her toplumun ileriye dönük idealleri vardır elbette...Yahudilerin "vaat edilmiş toprakları"na ulaşma hedefi, biraz da "din"le sarmalanmış bir idealdir...Rusya'nın da, Çar Deli Petro'dan bu yana "sıcak denizlere inme" ideaili, Yunanlıların da İstanbul, Trakya ve Batı Ege'yi içine alan bir "Megola ideası" vardır...Bizim de, M.Kemal Atatürk'ün, yeri ve zamanı gelince Misak-ı Milli Hudutları içine katacağı topraklar vardır...Bizim de idealimiz bu...Diğerlerine bakınca en gerçekçi ve ulaşılması en yakın olan bizim idealimizdir. Öyle değil mi? Selamlar.  18.11.2013 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1347
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster