Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '07

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
4025
 

Kyoto Anlaşması ve gelişmiş ülkelerin kayıtsızlığı

Kyoto Anlaşması ve gelişmiş ülkelerin kayıtsızlığı
 

Kyoto (Japon imparatorluk başkenti) Anlaşması, 11 Aralık 1997 de Birleşmiş Milletler’in Japonya’da düzenlediği çevre toplantısında katılımcı hükümetler tarafından görüşülen, 16 Mart 1998'de imzaya açılan ve 15 Mart 1999'da son halini alan, 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe giren uluslararası bir anlaşmadır. Bu anlaşma, gelişmiş ülkelerin sera etkisi yaratan gazların (Dünya'daki sera etkisine neden başlıca gazlar %36-70 Su buharı, %9-26 Karbon dioksit, %4-9 Metan ve %3-7 ile Ozon'dur.) salınımını 2008-2012 yılları arasında yüzde 5.2 düşürmelerini öngörüyor.

1992 yılında Rio’daki “Dünya Zirvesi”nde Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Çerçeve Anlaşması hazırlanmıştı. Çerçeve Anlaşması, gaz salınımlarını sabit hale getirmeyi öngörüyordu, fakat bağlayıcılığı yoktu. Nitekim, bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında küresel bir düşüş gözlenmedi. Kyoto Anlaşması, BM İklim Değişimi Çerçeve Anlaşması’nın devamı niteliğinde hazırlanmıştır.

Protokolle hedeflenenler

-Atmosfere salınan sera gazı miktarı %5.2'ye çekilecek,
-Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek.
-Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik, temel ilke olacak.
-Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelenecek.
-Fosil yakıtlar yerine örneğin, bio dizel yakıt kullanılacak.
-Çimento, demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek.
-Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokacak.
-Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak.
-Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak. Anlaşma, esnek mekanizmaları da içeriyor.

Örneğin belirli oranda “salınım ticareti” yapılabiliniyor. Yani, bir ülke para karşılığında, az gaz salınımı olan bir ülkeden “gaz salınımı yapma hakkı” satın alabiliyor. Bir diğer yöntem de, ülkelerin, karbondioksit gazını “emen” ağaçlardan bol miktarda yetiştirmesi olabiliyor.

Anlaşmayı imzalayan ülkelerin yüzde 55’inin parlamentoları tarafından onaylanırsa, bağlayıcılık kazanacak.

Gelişmiş ülkelerin KYOTO Anlaşmasına ve Küresel Isınmaya kayıtsızlığı

Küresel ısınma “sayesinde” erimeye başlayan buzullar bu güne kadar geçilmez sanılan deniz yollarını ve kara parçalarını ulaşıma açıyor ve bu kuzey yarı kürenin zengin ülkeleri için çok iyi bir haber.

Madenler ve petrol

Öncelikle Kanada ve Rusya, bir ölçüde de ABD ve Danimarka şimdiye kadar -50°’ye varan aşırı soğuklar nedeniyle kullanamadıkları bir kaç milyon kilometre karelik alanı kullanıma açıyorlar. Altın, gümüş, petrol, doğal gaz, kurşun, elmas, çinko kaynayan bu bölgenin yeraltı zenginlikleri Kuzey Kutbu’na kıyısı olan ülkeler için son derecede önemli bir gelir kaynağı olacak. Birçok maden için dünya rezervlerinin üçte birinin bu bölgede bulunduğunu söyleyebiliriz. Meselâ Rusya’nın Sibirya’daki kömür, petrol ve doğal gaz yatakları enerji karşılığı olarak dünya rezervlerinin %30’unu teşkil ediyor.

Strateji

Panama Kanalı ABD deniz kuvvetlerinin ve Amerikan ticaret filosunun yumuşak karnı. Bu kanalın işlemesine mani olabilecek bir deniz kazası veya terörist saldırı hem deniz kuvvetlerinin ikiye bölünmesine hem de iki okyanus arasındaki ticaretin kilitlenmesine yol açabilir. Ayrıca Panama Kanalının genişliği (ya da darlığı) Nimitz sınıfı uçak gemilerinin bu su yolunu kullanmasına engel. Gene aynı sebeple ABD ile ticaret yapan ülkeler panamax denen boyutlardaki ticaret gemileri ile taşımacılık yapmak zorunda. Panamax gemiler sadece 4500 konteynır taşırken post-panamax denen gemiler 12 bin konteynır taşıyarak maliyeti düşürebiliyorlar.

Kısalan ticaret yolları

Batı Avrupa, Doğu Asya ve Kuzey Amerika limanları eriyen buzlar “sayesinde” birbirlerine yaklaşacak. Yaklaşık 5000 ilâ 15 000 km kadar. 3000-4000 konteynır taşıyabilen bir yük gemisinin günlük maliyetinin 10 bin dolar olduğunu dikkate alınırsa bu çok önemli bir kazanç.

Türkiye KYOTO nun neresinde?

Türkiye çerçeve sözleşmenin imzaya açıldığı Rio zirvesinde sözleşmeye imza atmamıştır. Bir OECD ülkesi olduğu için çerçeve sözleşmenin Ek-1 listesinde yer alan Türkiye, sözleşmeyi imzalamak yerine listeden çıkmak için lobi yapmayı tercih etmiş, ne var ki Ek-1 listesinden çıkarılmamış, ancak 2001 yılında Ek-2 listesinden çıkarılmıştır (ne var ki yükümlülük altına girmek için ek-1’de olmak yeterlidir). Sözleşmeye imza atmadığı için Kyoto görüşmelerinde aktif olarak müzakerelere katılmayan, bu yüzden de otomatik olarak Ek-B’ye girmediği için Protokol dışı kalan Türkiye, bu şekilde Kyoto Protokolü’ne taraf olmamış ve herhangi bir yükümlülük altına girmemiştir.

Dünyanın en fazla sera gazı üreten 13. ülkesi olduğu ortaya çıkan Türkiye, hala çerçeve sözleşmede Ek-1 ülkesi olduğu halde ABD ve Avustralya ile birlikte Kyoto Protokolü’nü imzalamaktan kaçan 3 ülkeden biri olmayı sürdürmektedir.

Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapmalı ve anlaşmayı imzalamalıdır. Dünyamızı kurtarmak için belki geç bile kalınmış olsa, en azından bundan sonraki adımlar için başlangıç olmalıdır. Bir şeyer yapmak için aslında illa anlaşmalara imza atmaya gerek yok, ama öncelikle duyarlı olmalıyız ve bunun içimizden gelmesi gerekiyor. Her geçen gün çocuklarımıza bırakacağımız dünyayı daha da yaşanmaz hale getiriyoruz. Bu durumdan herkesin sorumluluğu var. Üretenin kim olduğu önemli değil, biz tüketmezsek kimse üretmeyecektir.

http://www.bigaees.com/Kp_tr.htm (KYOTO Protokolü Tam Metni - Türkçe)
http://www.bbc.co.uk
http://www.ntvmsnbc.com
http://tr.wikipedia.org

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1457
Kayıt tarihi
: 24.07.07
 
 

1981 Pazarcık doğumluyum. Hacettepe bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum. Halen bir kamu kurumund..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster