Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '21

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
117
 

LACİVERT ve SİYAH

     Her ne kadar Dolph Lundgren gibi kaslı bir vücudu olmasa da kendini bazen Rocky IV’ün Ivan Drago’ suna benzetiyordu. Filmde Rus boksör, Rocky’nin avantajlı duruma gelmesi sonrası ringin kenarına kadar gelip kafasına vuran yetkiliyi boğazından tutarak seyircilerin arasına fırlatmış ve hızını alamayıp locada maçı izleyen üst düzey bürokratlara ‘Ben kendim için dövüşürüm!’ diye serzenişte bulunmuştu. Malum sahne yaşadığı birçok olayı özetliyordu aslında. Genelde sakin bir yapıda olmasına rağmen damarına basıldığında kontrolü kaybederek önüne gelenle tartışan, bağırıp çağıran hatta hızını alamayıp kavgaya girişen biri olduğundan kendince böyle bir benzetme yapmıştı.

    Gerçi söz konusu film karakteri başarılı olduğunda takdir görüyordu. Çalıştığı devlet dairesindeki müdürü ise yaptığı işi küçümsüyor, başarısız olduğunda da acımasızca eleştiriler yaparak ‘Kötü yönetici nasıl olur?’ sorusuna cevap verircesine davranıyordu. Bulunduğu kademe sanki kendisine altın tepside sunulmuş gibi davranan, fakülte sonrası yaşadığı işsizliği, KPSS puanını görmezden gelerek hiçbir şey bilmediğini düşünen sözüm ona idare adamı kendini idare etmekten aciz olmanın verdiği zafiyetle özel hayatındaki açmazların hıncını en alakasız insanlardan çıkarmaktaydı. 

    İş çıkışı çalışma arkadaşlarıyla alkollü bir mekânda sohbet etmeye gitmişti. Arkadaşları içki içerken o her zamanki gibi kahve içmeyi tercih etmişti. İçki içmeyi tercih etmeyişinin dini sebeplerle bir ilgisi yoktu. Çocukluğunda bağışıklık sistemindeki zayıflıktan mütevellit böyle davrandığını; sağlığı için içki ve sigaradan uzak durduğunu söylemişti. İnsanları tek tipleştirme uzmanları her içki içeni aydın, her namaz kılanı dindar sandığından bu tarz bir açıklama yapma gereksinimi duymuştu.

    Hemcinsi olan iki meslektaşıyla koyu bir sohbete iştirak lacivert takım elbiseli adam aniden duyduğu konuşma uğultusunun etkisiyle bakışlarını kapıya yöneltti. İçeri giren siyah takım elbiseli mafya filmlerinden fırlamış iri kıyım tipler dikkat çekmek için çaba harcayan bir edayla kendilerine ayrılan masaya buyur edildi. Garsonların etrafında tur attığı mafya özentisi tipler son model cep telefonlarını ve şişkin cüzdanlarını masaya koyarak abartılı jestlerle siparişlerini verdi. Garsonlar siyah giyimli adamların önünde adeta esas duruşta bekliyordu.

    Lacivert takım elbiseli adam bağırırcasına konuşan, sesli kahkahalarıyla kulak tırmalayan gösteriş budalalığı üzerine uzmanlaştığı izlenimini veren tiplerin olduğu masaya göz ucuyla bir bakma gafletinde bulundu. Pek hazzetmediği, hatta tiksindiği bir tanıdıkla yüz yüze geldi. Aynı okulda okuduğu, kibirden doğan saldırganlıkla insanların bedduasını alan ve tıpkı abileri gibi giyinen zatın ilgili masada süt dökmüş kedi gibi durması garibine gitmişti. Kendisinin hiçbir şey bilmediğimi düşünerek aklını küçümseyen; ezberci olduğumu öne sürerek kafasının çalışmadığını ima eden insan müsveddesinin başkalarının önünde el pençe divan durmasını şaşkınlıkla karışık bir hoşnutlukla karşılamıştı.

  Kısa bir süre sonra göz göze geldiği kibir abidesi, nezaket icabı lacivert takım elbiseli okul arkadaşının oturduğu masaya yöneldi. Zoraki ayağa kalkan lacivert takım elbiseli yapay bir gülüşle tanıdığıyla tokalaştı ve isteksiz bir biçimde konuşmaya başladı. Yüksek puanlı, popüler bir üniversiteden mezun olduktan sonra babasının inşaat şirketinde yöneticilik yaptığını söyleyen tanıdığının ihale almak bazı imtiyazlı kişilerin kuyruğunda dolaştığı izlenimine kapıldı.                                                                                                                                                                                                                                                     Lacivert takım elbiseli adam taşradaki bir üniversitenin makine mühendisliği bölümünden mezun olduğunu ve KPSS sonrası kamuda çalıştığını söyleyince kibir abidesi şaşırdı. Çünkü karşısındakine mühendisliği ve KPSS puanından aldığı başarılı sonucu yakıştıramamıştı. Bununla beraber, okul arkadaşının kamuda kendi mesleğiyle alakalı bir bölümde çalıştığını öğrenince yüzünde yerçekimini etkisiyle oluşan bir düşme devinimi yaşandı. İticiliğiyle de bilinen kibir abidesi ummadığı taşın başında oluşturduğu yarığın tesiriyle müsaade isteyip imtiyazlılarla beraber oturduğu masaya döndü.

    Aşağılanmanın, hiçe sayılmanın intikamını almış bir biçimde gülümseyerek masasına geçen lacivert takım elbiseli adam attığı yükün hafifliğiyle sohbetini sürdürdü.

Birgül EKİM, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 61
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster