Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
502
 

LAF, LAF, LAF!..

LAF, LAF, LAF!..
 

www.internethaber.com


Bölücü Terör Örgütü bu kez İskenderun Deniz İkmal Komutanlığı'na roketli saldırı düzenledi. Sonuç; 6 şehit, 7 yaralı!

Gitti yine 6 kınalı kuzu!

Henüz 20’li yaşlarda gencecik fidanlarımızı kara toprağa hediye ettik!

Bitti denilen terör 2002 yılından itibaren yeniden Türkiye’nin başına belâ edildi…

Hergün 3-5 şehit vermeye devam ediyoruz! Eskiden gazete manşetlerine taşınan şehit haberleri şimdi küçük birer haber olarak veriliyor. Hatay olayı ise İsrail’in yardım gemisine saldırısının gölgesinde kaldı… Televizyon kanalları neredeyse 24 saat canlı yayın yaptı. Oysa bizim yangınımız Gazze’de değil ki!

Bizim yangınımız içimizde! Kendi topraklarımızda!

İsrail bir haydut devlettir! Buna kimsenin bir itirazı olamaz. Gazze’de ki insanlık dramına elbette Türkiye seyirci kalamaz. Ancak bu tarzda bir sivil (!) girişimin getireceği sonuçlar başlangıçtan beri kendisini hissettirmişti. İsrail “gelmeyin!” dedikçe İHH ve beraberindekiler “geleceğiz!” dediler. Ve sonunda olan oldu…

Kaç kişi öldü bilmiyoruz…

Mademki bir yardım konvoyu hazırlanacaktı neden uluslar arası yardım kuruluşlarıyla, Kızılhaç ya da Kızılay ile birlikte hareket edilmedi? Bir Sivil Toplum Kuruluşu’na ait geminin dört bir yanını Türk Bayrakları ile donatmak sivil bir hareket midir yoksa siyasi bir hareket midir? Bu geminin içindeki insanların hayatını tehlikeye atmaya kimin hakkı var? Peki ya o 1, 5 yaşındaki bebeği ile yolca çıkan anneye ne demeli? Macera mı yoksa şöhret peşinde koşmak mı?

Medeni dünyanın gözleri önünde meydana gelen insanlık dışı muameleler bir tek Gazze’ de mi var? Bosna’da, Felluce ‘de, Karabağ’da Hocalı’da yaşanan katliamlar ve Çin’in Uygur Türkleri’ne uyguladığı soy kırıma neden böyle bir tepki gösterilmiyor? Burada öldürülenler Türk ve Müslüman değil miydi?

Türkiye’nin dört bir yanında yürüyen halka baktınız mı? İran’da yürüyenlerle bir farkı var mıydı? Hepsi de muhafazakâr kesime ait vatandaşlarımızdı… Peki o pankartlar ne zaman hazırlandı? Binlerce kadın, çocuk ne zaman toparlandı? Ya o kıyafetler neydi öyle? Sarıklılar, kara çarşaflılar, sakallılar, şalvarlılar, Arapça pankartlılar… Peki ya açılan bayraklar? Kaç tane Türk Bayrağı vardı sayabildiniz mi? Açılan yeşil “cihat” bayrakları, başlara sarılan yeşil bantlar, “Osmanlı tokadını yiyeceksiniz!..” ya da “Müslüman devlet kazanacak!..” afişleri… Size bir şeyler çağrıştırmıyor mu?

Yürüyenlerin ellerinde 6 askerimizin şehit olmasını kınayan bir afiş gördünüz mü?

Bu kimin savaşı? Hamas’ın mı? El Kaide’nin mi? Filistin’in mi? Türkiye’nin mi?

Yoksa arka planda yine bir ABD-İsrail Oyunu mu gizli?

Peki, bu yılın ilk beş ayında (ağırlık nisan ve mayıs ayın da);

<ı>Asker: 35 şehit, 47 yaralı, Korucu: 3 şehit, 10 yaralı, Vatandaş: 2 şehit, 6 yaralı olmak üzere toplamda: 40 şehit verdik, 63 de yaralımız var!

Gazze için yürüyen muhafazakâr kesim neden 40 şehit için de yürümüyor?

Neden binlerce vatandaş İmralı’nın önünde toplanmıyor? Ya da örgüte yardım ve yataklık yapan ülkeler, başta ABD olmak üzere, herkesçe biliniyor. Neden bu ülkelerin elçilik binalarının önünde toplanılmıyor?

Çünkü oyun belli, plan belli…

Türkiye Ortadoğu’da hâkim bir İslam ülkesi olma yoluna itiliyor… Yeni bir Osmanlıcılık oluşturuluyor. Türkiye Cumhuriyeti hızla Atatürk İlke ve İnkılâpları’ndan dolayısıyla da Cumhuriyet rejiminden uzaklaştırılıyor…

*

İsrail’in kara tarihinde yeni bir kara leke olarak yer alan bu saldırı sonucunda medeni dünyanın yaptığı açıklamalara bakınız; Hepsi de suya sabuna dokunmayan açıklamalar, cılız kınamalar… Hamasi söylemler… ABD ise üzüntülerini bildirmiş!..

Ya iktidarın açıklamaları? Evlere şenlik…

Laf, laf, laf!...

Etkili bir siyaset izlenemiyor. İsrail’e kalıcı yaptırımlar uygulanamıyor. Alel acele yapılmış açıklamalar. Bülent Arınç’ın İsrail ile bir savaşın söz konusu olmadığı yolundaki açıklamasına ne buyurulur? Sizden İsrail’e savaş açmanız mı isteniyor? Ne bu telaş?!

Bir de ölenler için “özür” bekleniyormuş!...

Vah, vah, vah…

Şu siyasi kararlılığa bakın!

İsrail sivil yardım konvoyundaki Türk vatandaşlarını hem de uluslar arası karasularında katletsin, gemilere el koysun ve bir “özür” dilemekle kurtulsun!..

Gelelim Başbakanın bugünkü (01.06.2010) açıklamalarına:

“Dostluğumuz ne kadar kıymetliyse, düşmanlığımız da o kadar şiddetlidir…”

“Hesap vermeden kendilerini anlatamazlar…”

“Öldürmeyi iyi biliyorlar…” (Bu cümleyi Davosta’da sarfetmişti…)

“Türkiye’yi başkalarına benzetmesinler…”

“Gözümüzü yummayacağız…”

“Amaçlarına ulaşamayacaklar…”

Laf, laf, laf…

Yapılması gerekenler bellidir; Askeri, siyasi ve ekonomik ilişkileri dondurmak... İsrail’i tüm dünyadan tecrit etmek, yalnızlaştırmak… Milyon dolarlık anlaşmaları iptal etmek…

Yapabiliyorsanız bunları yapın!

Şiddetle lânetlemekle bu ülkenin siyasi gururu kurtarılamaz!..

Hamasi sözlerle, hakara, makaralarla bu ülkenin evlatlarının toprağa düşmesini engelleyemezsiniz…

Yardım gemisinde vatandaşlarımız katlediliyor, 400 civarında tutuklu var, Hatay’da 6 şehit 7 yaralı vermişiz Başbakan yurtdışında ve ne hikmetse aynı günde ülkeye dönemiyor…

***

40 Şehit, 63 yaralı…

Mavi Marmara gemisinde kaç vatandaşımız öldü bilmiyoruz!..

Olan yine analara, babalara, kardaşlara, bacılara, eşlere, yavuklulara, evlatlara oldu!

Ateş onların evine düştü!..

Memedin tabutu yine sıra sıra!..

Türkiye yine iki ağlar, bir üzülür ve unutur, hayat ise kaldığı yerden devam eder. Tâki yeni şehitler verene kadar…

Bakalım piyango hangi kınalı kuzumuza vuracak?! Örgüt 1 Haziran’da saldırılara başlayacağını tüm dünyaya ilan etti. Sanki dün ve önceki günlerde meydana gelen saldırıları kendileri yapmamış gibi…

Bizim yangınımız içimizdedir… Topraklarımızdadır…

Gazze’de, Afganistan’da, Lübnan’da değildir…

Gün laf üretme günü değildir. Gün kararlı ve basiretli bir siyaset yapma günüdür.

***

Ne diyor şehit anası?

“Askere gönderdiğimiz emanetlerimizi bize sağ salim iade edin!”

Sözün bittiği yerdeyiz!

Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz…

Tülay Hergünlü

İstanbul, 01.06.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 496
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1100
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster