Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
58
 

Lafügüzaf

Lafügüzaf
 

fotoğrafı ben çektim, isteyen kullanabilir.


Fotoğraftaki gül, sizce hangi renk?

Kırmızı? Bordo? Ya da en sevdiğim renk, vişne çürüğü?

Bakan göze göre ufak farklılıklar olabilir lakin kimse bu gül için, "Mavi renklidir" diyemez. Çünkü fotoğraftaki gül, kırmızı ya da onun civarındaki renklerdendir.

“Eeee, bunu herkes biliyor ne var bunda” dediğinizi duyar gibi oldum bir an...

Dediniz, değil mi?

Dediniz, dediniz, duydum ben.

Dediyseniz, yanıldınız dostlar. Bu gülün renginin, kırmızı ve tonlarıyla alakası bile yok aslında. “Fotoğrafta oynama, şop, mop, yok. kamera neyi gördüyse o. Tıpkı şu an gözlerinizin gördüğü şekliyle paylaştım”...

Belki de en salak organımızdır gözlerimiz. Baktığı her neyse onu doğru kabul eder ve öyle görür.

Neden mi?

İşte cevap!

O gülün rengi, kırmızı hariç, her renktir çünkü.

O gül siyahtır, beyazdır, sarıdır, mavidir...

Ama kırmızı ve tonları değildir. Bu güzel gülceğez, bünyesinde kırmızı renk barındırmadığı için, o rengi yansıtır ve bu sebeple kırmızı veya tonlarında görünür gözlerimize. Beynimiz ise gözlerimizden daha da beyinsizdir. Hiç sorgulamaz durumu. “Gözler bana bunu böyle gösterdi” diyerekten, mal, mal elektrik sinyalleri göndererek, dilimize; "O gül kırmızıdır" dedirtir. Şimdi teknik detaylar vererek olayı bilimsel makaleye çevirmenin lüzumu yok. İnanmayan araştırsın, o arada bende, giriş ve gelişmeyi bitirip, sonuç bölümüne girişgah yapayım...

Diyorum ki; durum bundan ibaret agalar, bacılar. Uzun lafın kısası, hiçbir şey göründüğü gibi değil. Biri hariç, organlarımızın alayı bizi kandırıyor aslında. Gözler doğruyu görmüyor,  kulaklar istediğini duyuyor, ten günah peşinde, dil zaten beynin kölesi olmuş, yukardan ne gelirse onu söylüyor zavallıcık. Mide, bağırsak, karaciğere ise hiç girmiyorum. Çünkü onların bizi ne şekil kandırdığını hala çözebilmiş değilim fakat onu da bulacağım yakında. O da başka bir paylaşıma kalsın. Neyse konu dağılmadan, hemen bi müdahale edip, son cümlelerimi karalıyorum hemen. Biri hariç demiştim ya! İşte o organ kalbimizdir. En dürüst, en ahlaklı, en insan gibi insan organımızdır o. O bir şeye doğru diyorsa doğru, yanlış diyorsa yanlıştır. Didişilmeye gelmeyen bir kas kütlesidir kendileri. Onunla mücadeleye girenler, kaybetmeye mahkum olduklarını bilmelidir.

Yani demem o ki; Başınız sıkışırsa yalnız ona güvenin, gerisi, lafügüzaf…

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 95
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 258
Kayıt tarihi
: 16.09.11
 
 

1980 İstanbul doğumlu. Yalova'da yaşıyor. Yazmaya çalışıyor...  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster