Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
323
 

Lağım suyuyla çamaşır yıkanmıyor

Lağım suyuyla çamaşır yıkanmıyor
 

Şuurumuz feci halde tıkanmış durumda. Ya algılarımızda bir tutarsızlık var, ya da hiç algılayamaz hale geldik.   

Şöyle medyayı takip edeyim diyorsun, herkes ayrı bir telden sesleniyor, anlamsız ve dayanılması güç bir uğultu kaplamış gibi her yanımızı.

Elini sallasan, komplo teorisyenlerine, biz sıradan insanların aklını iyice karıştıran ağır yorumculara çarpıyor.

İdeolojik gözlüklerle baka baka, gerçeği iyice deforme etmiş, müzmin takıntılı strateji uzmanı kesilmiş herkes.

Resmi törensiz bir 19 Mayıs geçirdik, aman allahım sanki cumhuriyet yerle yeksan olmuş gibi her kafadan bir ses, bir görüntü çıktı ortaya. Şuursuz sesler!

Bunca şuursuzluk içinde bayramını kutlayan gençlere ne şuuru vereceğiz, meçhul.

Kaç kuşak böyle böyle heba oldu gitti, biz hala aynı sorunlarla aynı çıkmazın içinde boğuşup duruyoruz.

Kemalizm’in tek tip insan modeli içindeki “tek tip şuursuzluk”.

Askeri, sivili, muhafazakarı, moderni, Kürdü, Alevisi, sağcısı, solcusu, hepsi ayrı ayrı biçimde ama aynı ve tek tip bir kirlenmişlik içinde.

Bu tek tip şuursuzluk içinde sorunları çözmek mümkün mü?

Kimse birbirine güvenmiyor, sürekli bir kavga hali. Herkes kendin haklı ve doğru görüyor.

Bir vesayet bitiyor, diğeri başlıyor.

Bir vesayetin bitiminde boşalan alanı hemen bir başka güç doldurmaya çalışıyor.

Vesayeti ele geçiren diğerine yaşam hakkı tanımıyor, anında hain ilan ediyor.   

Boşalan alan daha temizlenmeden yeniden kirleniyor   

Temizlenmesi de mümkün görünmüyor.  

Zira lağım suyuyla çamaşır yıkanmıyor, yıkansa bile pis pis kokuyor, ya da mikrop kapıp şuurumuzu daha da kaybediyoruz.


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hele o bilmemneyin bilmemnesi strateji uzmanları yok mu? Kimdir bunlar, niye ikide bir zırt pırt tvlerde arz-ı endam edip ayarlarımızın içine içine ederler anlamış değilim. Artık hepsinin, sistematik devasa bir dezenformasyon değirmeninin dişlileri olduğuna inanıyorum. M.Mungan da; sizin gibi, bu kirlenmişliğimizin boyutuna ilişkin bazı şeyler söylemişti. Türkiyenin 800bin m2'lik bir halı olduğunu ve artık altına süpürülen pislikleri gizleyemez bi hale geldiğini söylüyordu. Aklımda kalındığınca diyordu ki: "günümüzde her şey satılık ve her şey aşağı çekiliyor: ahlak, adalet, vicdan ve ilkeler! Siyasi ahlakı olmayanların bireysel ya da dini inancının gözümde hiçbir değeri yok. Bu ülkede aşağı çekilmeyen tek şey ise seçim barajı. Çünkü sistemi baraj kapakları ve hapishane duvarları ayakta tutuyor." Gelin de hak vermeyin adama. Bir gün o kapaklar çatlarsa, bu pislikler lağım logarı gibi boşalırsa olabilecekleri düşünmek istemiyorum. Çok değerli bir yazıydı. Kutluyorum. Saygılar, selmlr.

hazandagüzeldir 
 23.05.2012 3:43
Cevap :
Ben de herzaman gibi çok değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Tek tip insan şuursuzluğundan çıkmak çok zor görünüyor. Zira bizde hiç bir olguya "birey" temelli bakılmıyor. Fotoshoplanmış bir Türkiye modelinin tek tip insan modelleri ile gidilen yolda haybeye uğraş oluyor. Sevgiler   24.05.2012 11:31
 

Çok seslilik her derde deva olmuyormuş demek ki... :)) Çok sesli de olsa iyi bir okestra şefi ile mükemmele imza atılabilirdi oysa... Sorun şeflerde demek ki... :) Horozu çok olan ülkede sabahın geç olurmuş bilirsin.

Ayrıntıda gezinmek 
 23.05.2012 2:29
Cevap :
Teşekkürler...  24.05.2012 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 476
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2315
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster