Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Portakal Çiçeği ve FISILTI

http://blog.milliyet.com.tr/elvince

09 Aralık '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
932
 

Lahmacun, soğan, ayran; Ebru Destan

Lahmacun, soğan, ayran; Ebru Destan
 

Komik adamla itici adam arası, radyoda görüntü vermeden program yapsa diye düşündüren nevi şahsına münhasır insan; Kadir Çöpdemir.

Son model yandan fiyonklu ayakkabısı ve dekolteden yana zengin siyah elbisesi içinde eski seksi manken taze şarkıcı; Ebru destan.

Günümüz eğlence(!) anlayışına göre formatlanmış komedi mi yoksa gureba bir program mı belli olmayan bir demet laf salatası; Maksat Muhabbet olsun.

Saatin gece yarısını iki saat kadar geride bıraktığı, uykunun bir sevgili vuslatı kadar güzel ve sıcak olduğu anları, bile bile bu programı seyrederek heba eden; ben

Eğlence maksatlı ama maksatlarını hayli aşmış formatlarıyla, kuru gürültü bir sürü abuk – sabuk program. Bu programlarda televizyon izleyicisini eğlendirmek mi yoksa programın sunucusunu öne çıkarmak mı önemlidir? Ben hala anlayamadım. Anlayamamam doğal sayılmalı; çünkü ben bu tip programları “beni aşar, ben kaçar” diyerek yıllardır seyretmiyorum.

Cumartesi gecesi “hadi “ dedim. Bir değişiklik yapıp hayatımda, magazin ağırlıklı bir programı şöyle arkama yaslanıp, sıcacık odam ve çok sevdiğim bir dostumun getirdiği tarçınlı kurabiyelerim - limonlu çayım eşliğinde izleyeyim istedim.

İzlediğim film bitip Maksat Muhabbet’e ulaştığımda, o seyircisiyle çoktan kavuşmuş, konuklar yerlerini almışlardı bile. Konuklar arasında kimler yoktu ki. Hakan Aysev… Gerçi son günlerde Hakan Aysev’in olmadığı bir program yoktu ya neyse…

Konuklar ve Kadir Çöpdemir sohbet ediyor ben “ aaa”, “yaa” gibi kısa fakat öz kelimelerle hayret ediyordum. Neler kaçırmıştım neler. Anladıkça üzülüyor, üzüldükçe de bir yandan uykumu da yavaş yavaş ulaşılmaza doğru kaçırıyordum…


İşte en hayret ettiğim an geldi; Dünyaca ünlü tenor, Viyana Devlet Operasında kadrolu sanatçılık ve Luciano Pavarotti’ye öğrencilik yapmış, halen İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılığını sürdüren Hakan Aysev, seksi manken - yeteneksiz şarkıcı karışımı Ebru Destan’la bir program yapacaktı, evet başarmışlardı beni güldürüyorlardı.Bu saatte pek düşünemez beynim; ama vallahi gülüyordum…Demek halk istiyordu, onlar da “istediniz alın” işte diyordu. Vah halkım vah(! ) Eee, benim gibi istemeyenlere de “aa”, “yaa” demek ve gülebiyorsa gülmek kalıyordu…

Sevgili Kadir, bir sürpriz hazırlamıştı sevgili Destan’a. Seyirciler arasından kendine güveni olan üç genç seçmiş (bu bir kurmacaydı), bu gençlere önceden hazırladığı soruları Destan’dan sormasını istemişti. Araya konan paravana sayesinde gençleri göremeyen Destan, gençlerin cevaplarına ve ses renklerine göre karar verecek içlerinden birini kendisiyle yemek yemek üzere seçecekti.

Merakla bekliyordum, acaba kim olacaktı bu genç. Merakım alt yazıyı okudukça daha da artıyordu. Kim olacaktı bu şanslı genç(!?) Sorulan tek soruya verilen son derece uygunsuz, cıvıtılmış cevaplar ve bir birinden tuhaf üç genç. Bu mizansen son derece uyduruk ve seviyesizdi. İleri gidip aşağılama kokuyordu, basitlik saçıyordu diyeceğim. Hele verilen birlikte yemek yeme sözü stüdyoda tutulmaya çalışılınca, iş daha da çirkinleşti.Gülmek, güldürebilmek için neden bir kesimi ya da bizim gibi olmayanları, bizim gibi yaşamayanları aşağılamak, yermek gereklidir ki?

Belden alta vurarak, can yakarak kimi güldüreceksiniz… En azından beni güldüremediniz.Yıllardır radyoda ve televizyonda program yapan Kadir Çöpdemire yakıştıramadım, lahmacun, ayran, soğan üçlemeli bir sofrayla ve o sofrayı tanıyanla -halk- eğlenmesini. Kurguda olsa lahmacunu yemeye çalışan gence Sevgili Destan’ın “al soğan da ye” diyerek dudak kıvırması, “ ay! Şimdi sen ayranda içersin” demesi beni güldürmedi. Üzdü. Elbet ayran içeriz, soğanı ekmeğe katık eder bir güzel yeriz. Lahmacun kokar evlerimiz, çayı kırtlama höpürdete höpürdete içeriz.Yer sofrasında bağdaş kurarız ( bunu beceremiyorum dizimin biri hep havada kalıyor). Severiz dibine vurmayı, rakının da, aşkın da… Sevgili Destan’ın gözünde bıyığına ayran bulaşan genç “ay! Çok iğrenç” olabilir ama…

Kara Çadır İs Mi Tutar - Ali Asker

Kara çadır is mi tutar

Martin tüfek pas mı tutar

Ağlayalım anam bacım

Elin kızı yas mı tutar

Gitme Yemen'e Yemen'e

Yemen sıcak dayanaman

Tan borusu er vurulur

Sen küçüksün uyanaman

Yemen yolu çukurdandır

Karavana bakırdandır

Zenginimiz bedel verir

Askerimiz fakirdendir

Gitme Yemen'e Yemen'e

Karışı'n toza dumana

Mektubunu sal kardaşım

Bacını koyma gümana

Tarlalarda biter kamış

Uzar gider vermez yemiş

Şol Yemen'de can verenler

Biri Memet biri Memiş

http://youtube.com/watch?v=G7DzkoIzIvA (Yesinler spor arabalı "boyfriend" ini)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet bende daha önce böyleydim , ekran karşısında sinir harbi yaşayıp, istemeden izleyenlerden. ama şimdilerde durum başka:) olmazsa olmazlarım var, yaprak dökümü, hatırla sevgili, arada bir de şehrazat (dizinin adını unuttum bak şimdii)işte onu izliyorum...hıı binbir gece.. onun dışında asla izlemiyorum.. kitaplarım,bilgisayarım ,kelebeğim, ev işleri,, tamam bitti gitti gün... öneririm.. Kitabevinden bir kucak dolusu da kitap aldım ki , utanayım onlara kendimi borçlu hissedeyim de açmayayım tv.yi diye :)

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 02.01.2008 22:08
Cevap :
Yıllar var Sevda izlemiyorum magazin vs.. baktım kaybım yok gibi.. yorumiçin teşekkür ederim.. sevgimle..  04.01.2008 13:43
 

Duygu sömürüsü almış başını gidiyor...Maddi çıkarlar uğruna ''Vitrin malzemelerini'' sanatçı gibi yutturmaya çalışıyorlar...Nerede onlarda o ''Kara Çadır'' ı algılayacak yürek ? En güzel ceza,bunları izlememek...Siftah yapamayan esnaf ,böylece zaman içinde dükkanını kapatır...Biz de kurtuluruz...Yazılarınız gönülden,yürekten gelen sesler...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 16.12.2007 13:37
Cevap :
Sevgili Mesut bey,"Kara Çadır" ne güzel ifade eder değil mi çoğumuzun ifade edemediklerini. İçten yorumunuzla yazıma renk oldunuz. Teşekkür ederim...  16.12.2007 20:10
 

ekmek teknesi dizisinde canlandırdığı kirli tiplemesi vardı kadir çöpdemirin. önüne geleni silip süpüren her türlü yemeği çok büyük bir iştahla götürürken izleyici olarak sevmiştik onu.. halktan sıradan biriydi o zaman lahmacunu soğanı bulduğunda hiçte küçümsemiyordu. güzelliği dillere DESTAN hanımefendi Bu ülkede yaşamıyor sanki. kopuklar halktan , hayatlarından ve sorunlarından. farklı bakış açına teşekkürler.. sevgiyle kal

bereket atici 
 13.12.2007 16:18
Cevap :
Evet Sevgili Bereket tam yazdığın gibi, yıldızlarımız sadece parlıyorlar... Nerde yaşadıklarının asla farkında değiller.Güzel ve içten yorumun için teşekkür ederim...SEVGİMLE...  13.12.2007 17:34
 

Demek ki o programların halâ alıcısı var. Yoksa reklam almadığı için yayından kaldırılırlardı. Biz böyle bir toplumuz sevgili Serap. En basit örnek, burada hepimiz yazıp çizmeye çalışan ve okuyan bir grubuz diyelim. Hani biraz daha halktan sıyrılabilen bir topluluk. En çok okunanlar hangi içerikli yazılar ve resimler? Biz bile böyleyken onlar tabi ki izlenir. Yani böyle topluma böyle program. Sevgiyle kal...

vakayinüvis 
 13.12.2007 2:30
Cevap :
Dibe vurulmadan , zirveye çıkılmıyormuş. Belki bu dibe vuruş iyi günlerin başlangıcıdır. Sevgili taçsız tarih kraliçem hoşgeldin sayfama yorumunla onur verdin...Hep gel emi...sevgimle...  13.12.2007 6:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 1906
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1929
Kayıt tarihi
: 06.11.06
 
 

"Yasamak sakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yasayacaksinbir sincap gibi mesela,yani yasamin disinda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster